Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

28 sonuç · “Fecr

01
Şahsiyet

Harîrîzâde Kemâleddin Efendi

Harîrîzâde Muhammed Kemâleddin Efendi (1850-1882), Halvetî-Bekrî sülûkünü Melâmî tevhid öğretisi ve geniş icazet ağıyla birleştiren; Tibyân ve Fecru'l-Esmâ başta olmak üzere yaklaşık kırk eser bırakan İstanbul sûfî-müellifidir.

02
Sözlük

Etvâr-ı Seb‘a

Sözlük anlamı: “Yedi tavır” veya “yedi evre”. Tasavvuf terimi: Nefsin kötü sıfatlardan arındırılması ve mânevî olgunluğa yönelmesi sürecini yedi ana mertebede açıklayan seyrüsülûk tasnifi. Yaygın sıralama nefs-i emmâre, levvâme, mülhime, mutmainne, râziyye, marzıyye ve kâmiledir. Halvetî geleneklerin bir bölümünde bu mertebelere Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hay, Kayyûm ve Kahhâr isimleri bağlanır. Renk, nur, makam, seyr ve peygamber kademi eşleştirmeleri müellif ve kola göre değişebilir; bütün tarikatlar için tek ve değişmez şema sayılmaz.

03
Sözlük

Esmâ-i Seb‘a

Etvâr-ı Seb‘a terbiyesinde kullanılan yedi ilâhî isim için kullanılan terimdir. Harîrîzâde'nin Halvetî-Bekrî şemasında bunlar Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hay, Kayyûm ve Kahhâr olarak sıralanır. Her isim nefsin bir mertebesi, belirli bir seyr, makam ve mânevî dikkat biçimiyle ilişkilendirilir. Zikir sayısı ve mertebeler arası geçiş, kaynaklarda mürşidin gözetimine bağlanır.

04
Sözlük

Letâif-i Hamse

İnsanın mânevî idrak merkezlerini kalp, ruh, sır, hafî ve ahfâ şeklinde beş latîfe halinde açıklayan tasavvuf tasnifidir. Etvâr-ı Seb‘a nefsin mertebelerini ve tezkiyesini öne çıkarırken Letâif-i Hamse kalbin ve ruhânî merkezlerin tasfiyesini merkeze alır. İki yöntem tarih boyunca farklı tarikatlarda farklı biçimlerde birleştirilmiş veya ayrı uygulanmıştır.

05
Sözlük

Nefs-i Kâmile

Etvâr-ı Seb‘a tasnifinde nefsin yedi ana mertebesinin sonuncusu için kullanılan addır. Terbiye edilmiş nefsin istikrar, kulluk ve güzel ahlâk bakımından olgunlaşmasını ifade eder. Bu ad kişiye yanılmazlık veya mutlak kemal atfetmez. Tasavvuf metinlerinde seyrüsülûkun hedefini anlatan eğitim terimidir; mertebenin ayrıntıları ve diğer adları geleneklere göre değişebilir.

06
Sözlük

Salât

Namaz; tekbirle başlayıp selâmla tamamlanan, kıyam, kıraat, rükû ve secdeden oluşan temel ibadet. Müslümanlara günde beş vakit farz kılınmıştır. Salât kelimesi bağlama göre dua ve rahmet anlamlarını da taşır. Hz. Peygamber’e salât etmek, onun için rahmet, yücelik ve selâm dilemektir. Tasavvuf terbiyesinde namaz, yalnız beden hareketleri değil huzur, huşû ve kalbin Hakk’a yönelişiyle tamamlanan bir mi‘rac olarak yorumlanır.

07
Sözlük

Duhâ namazı

Güneş doğup kerahat vakti çıktıktan sonra öğle vaktine kadar kılınan nâfile namaz. Kuşluk namazı da denir. En az iki rekât kılınır; rekât sayısı hakkında farklı rivayet ve uygulamalar vardır. İşrâk namazıyla zaman bakımından yakın olmakla birlikte bazı geleneklerde iki ad ayrı nâfileler için kullanılır.

08
Sözlük

rü'yetullah

Müim minlerin âhirette Allah’ı görmepisi anlamında kullanılan bir keözlâm terimi. nılsâ'a / sâ'at a. [Ar Kıyametin kopma zamanı ve k yamet günü anlamında Kur’ân Kerîm’de kırk sekiz ayette geçe bir terim. Bu ayetlerden kırk doğrudan terim niteliğindeki a lamı içermektedir, bk. kıyam günü sabah namazı a. Sabaha karşı ta yerinin ağarması ile başlayan v güneşin doğuş anma kadar g çen süre içinde dört rekât olarakılınan namaz. İlk iki rekâ sünnet, son iki rekât ise farz n yeti ile eda edilir. Yatsı namaz nm fazüeti için Hz. Peygambe şunları söylemiştir: “Eğer onl ateme (yatsı) ve fecr (sabah) n mazlarındaki fazileti bilir ols lardı (muhakkak ona emekley rek gelirlerdi) buyurdu” (Sahîh Buhârî ve Tercemesi, 2 / 626). r.] sâbbe a. (< ÛM [Ar.] Hz. Peygamkı ber’in ölümünden sonra, Hz. n-ı Ali’yi desteklemeyen ve sahabeen nin pek çoğunu kusurlu sayan kı, ve onlara dil uzatan Şiî grupları. an sâbık a. (j^M [Ar.] (ç. b. sâbıkât, met sâbıkln, sâbıkün) Sözlük anlamı, “Üstün olan, önceliği bulunan, öne geçen.” olan bu söz, an Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette ve teklik biçimiyle, beş ayette de geçokluk biçimleriyle geçmekte ak (bk. M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, âtı “sbk” maddesi) ve salih ameller niişleyen, haram ve günahlardan zısakman mümin anlamında kuler, lanılmaktadır. 2. Hadis biliminlar de, aynı hocadan rivayet eden naiki ravîden birinin ölümü ötesakinden çok önce olan kimse için yekullanılan terim. h-i Hadis biliminlar de, aynı hocadan rivayet eden naiki ravîden birinin ölümü ötesakinden çok önce olan kimse için yekullanılan terim. h-i

09
Sözlük

Arafat vakfesi

Haccın temel rüknü olarak zilhiccenin dokuzuncu günü Arafat sınırları içinde belirli süre bulunma. Vakfe öğle vaktinden bayram sabahının fecrine kadar geçerli zaman diliminde yapılır; uygulamanın efdal vakti ve Müzdelife’ye hareket ayrıntıları mezheplere göre açıklanır. Arafat vakfesini kaçıran kimse o yıl hacca yetişmiş sayılmaz.

10
Sözlük

Teheccüd

Yatsı namazından sonra uyuyup gecenin bir bölümünde kalkarak kılınan nâfile namaz. Vakti yatsıdan fecr-i sâdığa kadardır; iki rekâttan başlanarak çift rekâtlar hâlinde kılınır. Kur’ân’da gece ibadeti özellikle İsrâ sûresinin 79. ve Secde sûresinin 16. âyetlerinde övülür. Tasavvuf terbiyesinde teheccüd, tenhalıkta murakabe, dua ve zikirle birlikte sürdürülen gece ihyasının temel unsurlarındandır.

11
Sözlük

arefe

Haccm en önemli farzı olan “vakfe”nin yapıldığı yer olan “Arafat’ın öteki adı, “yevmü arefe” (arefe günü). Bu günde vakfe, zeval vaktinden kurban bayramının birinci günü fecrin doğuşuna kadar olan süre içinde yapılır. Önce “tevriye” günü (zilhicce ayının 8. günü) Mekke’den Mina’ya geçilmesi, bir gece orada kalmması, sabah namazmm kılınarak güneşin doğuşu ile Arafat’a çıkılması, zeval vaktinde öğle ve ikindi namazları gusl abdesti almdıktan sonra eda edilmesi, akşam namazma kadar tekbir, tehlil, salat ü selâm ve dualar yapılması, oradan Müzdelife’ye geçilmesi bu günün faziletlerinden ve sünnetten sayılmaktadır. Türkçede bu terim, aynı zamanda ramazan bayramının; ayrıca önemli gün ve olayların bir gün öncesine de kullanılmaktadır.

12
Sözlük

imsâk

Oruç ibadetinin yerine getirilmesi için “fecr-i sâdık” (ikinci fecir) m doğuşundan güneşin batışına kadar yeme ve içmeden uzak durma, cinsel ilişkiden sakmma için kullanılan terim. 2. Savm, yani oruç ibadeti. imtinâ a. ^l) [Ar.] Yokluğu zatınm gereği olma anlamında kullanılan kelâm terimi. Savm, yani oruç ibadeti. imtinâ a. ^l) [Ar.] Yokluğu zatınm gereği olma anlamında kullanılan kelâm terimi.

13
Sözlük

Namaz vakitleri

Farz namazların eda edilebildiği zaman dilimleri. Vakit, namazın dışındaki şartlardan biridir; vaktinden önce kılınan farz namaz geçerli olmaz. Sabah Fecr-i sâdığın doğmasından güneşin doğuşuna kadar. Öğle Güneşin tepe noktasını geçmesinden ikindi vaktinin girişine kadar. İkindi Öğle vaktinin sona ermesinden güneşin batışına kadar. Akşam Güneşin batmasından şafağın kaybolmasına kadar. Yatsı Şafağın kaybolmasından fecr-i sâdığa kadar. Okuma notu Vakitlerin başlangıç ve bitiş ölçülerindeki mezhep farklılıkları fıkıh kaynaklarında ayrıca ele alınır.

14
Mekân

Şeyh Hasîb Efendi Rifâî Dergâhı

İstanbul · Türkiye · Harîrîzâde Kemâleddin Efendi'nin kabri bu dergâhın hazîresindedir; 2 Zilkade 1299 (15 Eylül 1882) tarihindeki vefatının ardından buraya defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Harîrîzâde Mehmed Kemâleddin Efendi : Harîrîzâde Mehmed Kemâleddin (1850-1882), yaklaşık 200 tarikat ve kolun silsilelerini derleyen üç ciltlik Tıbyân’ın müellifi; Halvetî-Bekrî şeyhi ve Muhammed Nûrü’l-Arabî’nin Melâmî halifesidir.

15
Mekân

Harîrîzâde'nin Boyacıköy'deki yalısı

İstanbul · Türkiye · Melâmî pîri Muhammed Nûrü'l-Arabî'yi İstanbul ziyaretlerinden birinde ağırladığı yalı. Harîrîzâde ona burada intisap etmiş; aynı mecliste ulemâdan Mürefteli Hoca Abdullah, Evkaf müfettişi Hacı Tevfik, Mısır mollası Kâmil ile Rifâî şeyhleri Ahmed Safî ve Abdülkerim efendiler de intisap etmiştir.

16
Makale

Fecru'l-Esmâ ve Subhu'l-Müsemmâ

Harîrîzâde'nin Halvetî-Bekrî esmâ terbiyesini açıkladığı 1289/1872 tarihli risalenin yapısı, nüshaları ve kavram dünyası

17
Eser

SÛFİLERİN AHLÂK ANLAYIŞI

Avârifü’l-Maârif · 29. bölüm · Sûfiler, Rasûlullah (a.s) Efendimize uyma konusunda insanların en ileride bulunanları ve O’nun sünnetini ihyaya en fazla lâyık olanlarıdır. Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) ahlâkı ile ahl

18
Eser

Sayfalar 21–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu

19
Eser

Sayfalar 33–40

Muzaffer Ozak Külliyatı · Cenabı erham-er-râhimiyn, cümlemize tevfikini ihsan buyursun, âf ve magfiretiyle sâd eylesin ve bizleri necata erdirsin. Kötü ve çirkin huylarımızı Kur'an ahlâkına ve ahlâk-ı Ahmed

20
Eser

Sayfalar 35–40

Muzaffer Ozak Külliyatı · tahhar olan âşıkı sadıklar! Eğer Allah ve Resûlüne iyman edip, Allah ve Resûlünü her şeyimizden ziyade severek îymanımızı kemale eriştirdi isek, hak yolunda da herşeyimizi fedaya h

21
Eser

Sayfalar 57–64

Muzaffer Ozak Külliyatı · Rabbi... Tâbi'in, tabe-i tâbi'in, eimme-i müctehidiyn, ule ma-i din-i mübiyn, şehitler, gaziler, Pirân-ı-izâm ve evliya-i kiraının feyizleriyle bizleri şadân-ü handan eyle yâ Rabbi

22
Eser

Sayfalar 66–72

Muzaffer Ozak Külliyatı · Halbuki, biz; «Allah'a iyman» ve «Ona ibadet etmek için» halk olunduk. Onu bilen ve ona ibadet kılana, ebedi bir hayat verilir ki, ölümü yok; bir mülk verilir ki, zevali yok, bir g

23
Eser

Sayfalar 77–84

Muzaffer Ozak Külliyatı · Yunus Isa Uzeyir incil Lokman Zülkarneyn » Muhammed Mustafa aleyhissalâtü ves-selâm (Kur'an-1kerimde ismi geçmemekle beraber Şit aleyhisselâma da 50 suhuf nâzil olmuştur.) Lâm Bunl

24
Eser

Sayfalar 100–105

Muzaffer Ozak Külliyatı · 31) LOKMAN sûresini, yedi kerre okuyan kimsenin, maddî ve manevî hastalığı ve karın ağrısı ve benzeri illetlerine Allah şifa ihsan eder. 32) SECDE sûresini, yazarak bir şişeye koys

25
Eser

Sayfalar 170–175

Muzaffer Ozak Külliyatı · günaha sokmaya sebeb olurlar. Onlara uyar günaha girersin» dedi. Bu zat, tövbe ve nedamet edip aglaya ağlaya Rabbine sadakatla yalvarıp afvını niyaz ederek, kötü kişilerin yanından

26
Eser

Sayfalar 196–203

Muzaffer Ozak Külliyatı · Melekler, onun bu isteğinin pek büyük olduğunu gördüler ve: — Yâ Rab!.. Cennete ve nezd-i ilâhinde bir ev istiyormuş, dediler. Allahu sübhanehu ve tealâ buyurdu: — Âsiye kuluma ist

27
Eser

Sayfalar 176–181

Muzaffer Ozak Külliyatı · an oku, okut. Sadaka ver. İlle mevlûdu şerif kıraat et. Nebiyyi zişan için para sarf et. Onun yoluna sarf olunan para, ona bildirilir. Ona verdiğin salâtı, o bilir. Elinden geldiği

28
Eser

Sayfalar 182–190

Muzaffer Ozak Külliyatı · millet uğruna çalışanları iki cihanda âbâd eyle. Bizi kâfire esir etme. Istiklâlimizi kıyamete kadar pâyidâr eyle. Bizi, dini islâmdan kovma. Açlıkla terbiye etme. Evlâtlarımızla b