ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
18 sonuç · “Ekmel”
01Ekmeleddîn Ekmel Efendi
Ekmeleddîn Ekmel Efendi (ö. 983/1575), Ayas Paşa’nın himayesinde yetişip Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Kefe ve Rodos’tan sonra fethedilen Kıbrıs’ta ilk Osmanlı medresesinin müderrisi ve adanın müftüsü olan XVI. yüzyıl âlimidir.
Ekmel
( En olgun ve yetkin, tas. Kendisinde ilâhî isim ve sıfatların daha fazla toplandığı, ilâhî isim ve sıfatlara en fazla mazhar olan zat. El almak—El vermek Tarikate girmeye, belli bir şeyhe intisap etmeye ve ondan evrat almaya el almak dendiği gibi şeyhin bir şahsı tarikatine kabul edip ona evrât vermesine de el vermek denir. Inabe deyimi de aynı anlamda kullanıhr. El ele el Hakk’a Tarikat silsilesinin önemini ifade için bu deyim kullanılır. Bu deyimin esası, Feth Suresi'nin 10. ayetidir. Hz. Peygamber'e biat edenler Allah’a, şeyhe biat edenler Hz. Peygamber'e biat etmiş, onun elini tutmuş sayılır. El kurtarıcılığı da simgeler. “Eline, diline, beline” Bir Bektaşi ve Ahi deyimidir; bu kelimelerin baş harfleri EDEB (edep) kelimesini oluşturur. Elin tek, dilin pek, belin berk tut sözü de aynı düşünceyi ifade eder, Dört kapu selamın verip aldılar Pirim huzuruna çekip yetiler: El ele el Hakk’a olsun dediler Henüz masum olup cihana geldim Elest “Değil miyim?” Kur’ân'da geçen “Rabb'iniz değil miyim” (Araf Suresi, 172) cülmesinin ilk kelimesi. Bkz. Bezm-i elest.
Kahire
Kahire · Mısır · Seyyid Şerîf el-Cürcânî ile birlikte gittiği Kahire'de başta Ekmeleddin el-Bâbertî olmak üzere çeşitli âlimlerden şer'î ilimleri tahsil etti ve Bâbertî'den icâzet aldı. Şehre sonraki yıllarda iki defa daha uğradı: 822/1419'daki hac dönüşünde el-Melikü'l-Müeyyed Şeyh el-Mahmûdî'nin isteğiyle bir süre kalıp ders verdi, 833/1430'daki ikinci hac yolculuğunda yine buradaki âlimlerle ilmî görüşmeler yaptı. İbn Hacer el-Askalânî ondan bu şehirde icâzet almıştır.
Ekmel Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Şâbânî-Çerkeşî tekkesi; Geredeli Halil'in halifesi Ömer Fuâdî uzun yıllar burada şeyhlik yaptı, torunu Mehmed Tevfik Efendi de buraya defnedildi. İlişkili kişi dosyası Çerkeşî Mustafa Efendi : Çerkeşî Mustafa Efendi (1743-1814), Zoralı Şeyh Mehmed Efendi’den hilâfet alan; Şâbâniyye’nin Çerkeşiyye kolunu geniş bir coğrafyaya taşıdığı için pîr-i sânî anılan ve şeriat-tarikat bütünlüğünü savunan Halvetî-Şâbânî mürşididir.
Aksaray'da Sofular'da Şeyh Ekmeleddin Dergahı
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Aksaray'da Sofular'da Şeyh Ekmeleddin Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Çerkeşşeyhizâde Mehmed Tevfik Efendi.
Mehmed Akif Efendi el-Cerrahi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH MEHMED AKİF EFENDİ EL-CERRAHİ” adıyla, CERRAHİYYE çevresinde, FATİH/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi EKMEL TEKKESİ HAZİRESİ'NDE MEDFUN. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 1 ZİLKADE 1276 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 2–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · Evet, Hz. Musa aleyhisselâm sadrının şerholunmasını, işlerinin kolaylaştırılmasını, lisanındaki tutukluğun giderilmesini, sözünün daha iyi anlaşılmasını, ehlinden ve akrabasından b
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 29–35
Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık
Sayfalar 37–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · nur, herhangi bir kimseyi çağırır gibi Yâ Ahmed, Yâ Muhammed diye çağırırsanız bütün hayırlı amellerinizi iptal etmiş olursunuz. Siz, bunun farkına bile varamazsınız. Dikkat ediniz
Sayfalar 43–49
Muzaffer Ozak Külliyatı · larım için bina ettirdigim beytime nasıl girebiliyorsun?) O ânda, Hak celle ve alâ hazretleri kalbime rahmet nazarı ile nazar buyurarak, Arafat'ta zat-ı hakka ârif olduğum gibi Saf
Sayfalar 58–63
Muzaffer Ozak Külliyatı · tadır? Bana yolunu tarif eder misin?) dedi. Diğer haham: (Aman ne yapıyorsun? O şehre sakın gitme. Orada bir sihirbaz vardır) dedi. (Sihri ile âlemi kendine bendetmiştir. Korkarım
Sayfalar 57–64
Muzaffer Ozak Külliyatı · Rabbi... Tâbi'in, tabe-i tâbi'in, eimme-i müctehidiyn, ule ma-i din-i mübiyn, şehitler, gaziler, Pirân-ı-izâm ve evliya-i kiraının feyizleriyle bizleri şadân-ü handan eyle yâ Rabbi
Sayfalar 71–77
Muzaffer Ozak Külliyatı · silmişti. Insanlardan kaçıyor, daima tenhalarda dolaşıyor. Anası, bu hâle vâkıf olup meseleyi babasına açtı. Baba divanı toplayıp, Habbâbı divana dâvet etti. Habbâb divana geldiğin