Köken ve kullanım
s. ar.
كمل
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
(
- En olgun ve yetkin,
- tas. Kendisinde ilâhî isim ve sıfatların
daha fazla toplandığı, ilâhî isim ve sıfatlara en fazla mazhar olan zat.
El almak—El vermek Tarikate girmeye, belli bir şeyhe intisap etmeye ve ondan evrat almaya el almak dendiği gibi şeyhin bir şahsı tarikatine kabul edip ona evrât
vermesine de el vermek denir. Inabe deyimi de aynı anlamda kullanıhr. El ele el Hakk’a Tarikat silsilesinin önemini ifade için bu deyim kullanılır. Bu deyimin esası, Feth Suresi'nin 10. ayetidir. Hz. Peygamber'e biat edenler Allah’a, şeyhe biat edenler Hz. Peygamber'e biat etmiş, onun elini tutmuş sayılır. El kurtarıcılığı da simgeler. “Eline, diline, beline” Bir Bektaşi ve Ahi deyimidir; bu kelimelerin baş harfleri EDEB (edep) kelimesini oluşturur. Elin tek, dilin pek, belin berk tut sözü de aynı düşünceyi ifade eder, Dört kapu selamın verip aldılar Pirim huzuruna çekip yetiler: El ele el Hakk’a olsun dediler Henüz masum olup cihana geldim
Elest “Değil miyim?” Kur’ân'da geçen “Rabb'iniz değil miyim” (Araf Suresi, 172)
cülmesinin ilk kelimesi. Bkz. Bezm-i elest.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
“En olgun, daha mükemmel” anlamındaki bu söz, “ekmel-i mahlûkât” (yaratıkların en mükemmeli) teriminde geçer. § tam. ekmel-i mahlûkât a. (oüjLLo J^l) (yaradılmışların en mükemmeli) tas. İnsan.