Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

17 sonuç · “Câmi'

01
Şahsiyet

Abdullah Salâhî Uşşâkî

Abdullah Salâhî Uşşâkī (1117/1705, Kesriye – 29 Muharrem 1197 / 4 Ocak 1783, İstanbul); Halvetî-Uşşâkī şeyhi, şair ve şârih. Uşşâkıyye'nin Salâhiyye kolunun pîri ; on iki tarikattan nasip aldığı için “câmiu't-turuk” denmiştir. İbnü'l-Arabî'yi metinden değil ruhaniyetinden istimdadla anladığını söyler.

02
Şahsiyet

Abdurrahman Câmî

Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .

03
Şahsiyet

Abdülahad Nûrî Sivâsî

Abdülahad Nûrî Sivâsî (1594/95-1651), Abdülmecid Sivâsî’nin ilmî ve tasavvufî terbiyesinde yetişen; Midilli’den İstanbul’a uzanan irşadı, Mehmed Ağa Tekkesi, selâtin camilerindeki vaazları, Kadızâdelilere karşı kaleme aldığı risaleleri ve Dîvân-ı İlâhiyyât’ıyla Sivâsiyye’nin Nûriyye koluna adını veren mutasavvıf, vâiz ve şairdir.

04
Şahsiyet

Abdüllatîf el-Câmî

Abdüllatîf el-Câmî (ö. 1555-56), Semerkant ve Buhara’dan İstanbul, Halep ve Hicaz’a uzanan seyahatleri; Kanûnî’ye Kübrevî zikir telkini ve Hazînî’ye verdiği nispetle XVI. yüzyılın hareketli irşad ağını temsil eder.

05
Şahsiyet

Abdürrezzâk Şâban Efendi

Abdürrezzâk Şâban Efendi (ö. 1098/1686-87), İnebolu çevresinden İstanbul'a gelerek Kasımpaşa Kızanlık Çeşme Mescidi imamlığı yapan; 1668'den vefatına kadar Eyüp Sultan Camii kürsüsünde hadis, tefsir ve vaaz hizmeti yürüten âlimdir.

06
Şahsiyet

Açıkbaş Seyyid Mahmud Resmî

Açıkbaş Seyyid Mahmud Resmî (ö. 15 Rebîülâhir 1077/1666), amcası Rûmiyye Şeyhi'nden Nakşibendî terbiyesi alan; Âmid'den Bursa'ya gelerek Dâye Hatun ve Ulu Cami'de irşad halkaları kuran şeyh ve şairdir.

07
Şahsiyet

Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî

Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.

08
Şahsiyet

Ali el-Aclûnî

Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya yerleşen; 1546’dan itibaren Ulu Cami imamlığı yapan, on kıraat bilgisi, uzlet hayatı ve Ebüssuûd Efendi’yle ilmî yazışmalarıyla tanınan Hanefî ve Kâdirî meşrep âlim-sûfîdir.

09
Şahsiyet

Altıparmak Mehmed Efendi

Altıparmak Mehmed Efendi (ö. 1033/1623-24), Üsküp’te yetişip Şeyh Câfer vasıtasıyla Bayramiyye’ye intisap eden; Fâtih Camii’nde ders ve vaaz veren, Kahire’de zikir halkaları kuran âlim, mutasavvıf ve velûd mütercimdir.

10
Şahsiyet

Arabzâde Mehmed Efendi

Arabzâde Mehmed Efendi (ö. 5 Muharrem 1136/1723), kıraat ve tecvid tahsilinden sonra Bayezid Camii imamlığına, imâm-ı sultânîliğe ve Şehzade Süleyman’ın hocalığına yükselen Osmanlı din görevlisi ve âlimidir.

11
Şahsiyet

Ayasofya Hatibi Şeyhülkurrâ Şâban Efendi

Ayasofya Hatibi Şeyhülkurrâ Şâban Efendi (1607/08–1686), Evliyâ Mehmed Efendi’den kıraat tahsil eden; Kadırga, Fâtih, Haseki, Üsküdar Valide Sultan, Süleymaniye ve Ayasofya camilerinde imamlık ve hatiplik yapan XVII. yüzyıl Osmanlı kıraat otoritesidir.

12
Şahsiyet

Bıçakçılar İmamı Abdullah Efendi

Bıçakçılar İmamı Abdullah Efendi (yaklaşık 1661/62–1748), mahalle imamlığından Fâtih Camii cuma vâizliğine yükselen; Mekke’de Abdullah b. Sâlim el-Basrî’den hadis icazeti alıp altmış yılı aşkın süre ders veren İstanbul muhaddisi ve âlimidir.

13
Sözlük

elâtîn câmi'î

elâtîn câmi'î a. Sultanlar tarafından yaptırılan camiler.

14
Sözlük

câmi (II)

Müslümanlann içinde namaz kıhp ibadet ettikleri yer. İslâmiyetin ilk dönemlerinde “el-mescidü’l-câmi” biçiminde kullanılmaya başlanmış; sonradan bu terkibin kısaltılmış biçimi olarak “câmi” ismi yaygınlaşmıştır. Zamanla içinde “minber” bulunan ve Cuma namazı kılınmaya elverişli yer olarak nitelenen bu söz karşılığında “mescid” kullanılmış; sonradan mescid, minberi bulunmayan, hutbe okunmaya elverişli olmayan ibadet mekânı olarak yaygınlaşmıştır. Cami, Osmanlı- Türk mimarîsinde de önemli bir konuma sahiptir. Söz gelişi padişahlar tarafindan yaptırılan camilere “selâtin camileri”, sadrazamlar, vezirler veya öteki devlet büyüklerinin yaptırdıkları camilere yaptıranın adı verilerek anılagelmiştir. Camilerde görev yapan kimselerin adlandırılması ve görev taksimi de önemlidir. Bunlar: İmam, hatip, müezzin, vâiz, kusâs, kâri, cüzhân, bevvâb, hademeler. İmam, cemaate namaz kıldıran kimsedir. Hatip, Cuma ve bayram namazlarmda hutbe okumakla görevli kimse idi. Bazen imam, ihtiyaç durumunda hatibin de görevini yerine getirmektedir. Müezzin ezan okumak, imamm arkasında cemaati namaza davet etmek ve namaz sonrası dua ve aşır okumakla görevli kimselerdir. Vâiz veya kussâs, önceden belirlenen ve duyurulan zamanlarda cemaate vaaz eden ehliyetli kimselerdir. Kâri, camilerde Kur’ân-ı Kerîm tilâvet eden kimselerdir. Cüzhânlar da aynı görevi yerine getirenlerdir. Bevvâb kapıcılar olup öteki hademeler ile cami hizmetinde bulunan kimselerdir. Ayrıca, caminin temizlik işleri, lâmbaların yakılma işi, su temini, temizlik malzemesi, mum ve yağ temini gibi işleri yürüten kimselere ise “kayyim” adı verilmiştir. § tam. câmi-i kebîr a. (^ ^L) Büyük cami. câmi-i selâtîn a. (j^ıL ^L) Sultan camileri. câmi (III) cl [< Ar.cem'] Hadis biliminde, bünyesinde pek çok farklı konuyu içeren hadis kitapları. Bu konular, hadis biliminde sekiz olarak tespit edilmiş ve benimsenmiştir: İman ve aka’id. 2. İbadet ve mu’âmelât. 3. Ahlâk ve nefis terbiyesi. 4. Yeme, içme ve sefer âdâbı. 5. Tefsir, tarih ve siyer. 6. Davranış âdâbı. 7. Fiten (fitneler) ve melâhim (büyük savaşlar). 8. Peygamberlerin ve ashâbın menakıbı. İşte bu konuları birleştiren, toplayan kitaplara “câmi'” adı verümiştir. Bu türün en tanınmış üç kitabı, Buhârî, Müslim ve Tırmızî’nin el-Câmi’ü’s-Sahîh adh eserleridir. İbadet ve mu’âmelât. 3. Ahlâk ve nefis terbiyesi. 4. Yeme, içme ve sefer âdâbı. 5. Tefsir, tarih ve siyer. 6. Davranış âdâbı. 7. Fiten (fitneler) ve melâhim (büyük savaşlar). 8. Peygamberlerin ve ashâbın menakıbı. İşte bu konuları birleştiren, toplayan kitaplara “câmi'” adı verümiştir. Bu türün en tanınmış üç kitabı, Buhârî, Müslim ve Tırmızî’nin el-Câmi’ü’s-Sahîh adh eserleridir. Ahlâk ve nefis terbiyesi. 4. Yeme, içme ve sefer âdâbı. 5. Tefsir, tarih ve siyer. 6. Davranış âdâbı. 7. Fiten (fitneler) ve melâhim (büyük savaşlar). 8. Peygamberlerin ve ashâbın menakıbı. İşte bu konuları birleştiren, toplayan kitaplara “câmi'” adı verümiştir. Bu türün en tanınmış üç kitabı, Buhârî, Müslim ve Tırmızî’nin el-Câmi’ü’s-Sahîh adh eserleridir. Yeme, içme ve sefer âdâbı. 5. Tefsir, tarih ve siyer. 6. Davranış âdâbı. 7. Fiten (fitneler) ve melâhim (büyük savaşlar). 8. Peygamberlerin ve ashâbın menakıbı. İşte bu konuları birleştiren, toplayan kitaplara “câmi'” adı verümiştir. Bu türün en tanınmış üç kitabı, Buhârî, Müslim ve Tırmızî’nin el-Câmi’ü’s-Sahîh adh eserleridir. Tefsir, tarih ve siyer. 6. Davranış âdâbı. 7. Fiten (fitneler) ve melâhim (büyük savaşlar). 8. Peygamberlerin ve ashâbın menakıbı. İşte bu konuları birleştiren, toplayan kitaplara “câmi'” adı verümiştir. Bu türün en tanınmış üç kitabı, Buhârî, Müslim ve Tırmızî’nin el-Câmi’ü’s-Sahîh adh eserleridir. Davranış âdâbı. 7. Fiten (fitneler) ve melâhim (büyük savaşlar). 8. Peygamberlerin ve ashâbın menakıbı. İşte bu konuları birleştiren, toplayan kitaplara “câmi'” adı verümiştir. Bu türün en tanınmış üç kitabı, Buhârî, Müslim ve Tırmızî’nin el-Câmi’ü’s-Sahîh adh eserleridir. Fiten (fitneler) ve melâhim (büyük savaşlar). 8. Peygamberlerin ve ashâbın menakıbı. İşte bu konuları birleştiren, toplayan kitaplara “câmi'” adı verümiştir. Bu türün en tanınmış üç kitabı, Buhârî, Müslim ve Tırmızî’nin el-Câmi’ü’s-Sahîh adh eserleridir. Peygamberlerin ve ashâbın menakıbı. İşte bu konuları birleştiren, toplayan kitaplara “câmi'” adı verümiştir. Bu türün en tanınmış üç kitabı, Buhârî, Müslim ve Tırmızî’nin el-Câmi’ü’s-Sahîh adh eserleridir.

15
Eser

Sayfalar 48–56

Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev

16
Eser

Sayfalar 445–452

Muzaffer Ozak Külliyatı · isyan ve günahlarından ötürü taraf-ı ilâhiden derhal azap inmemesi veya yok edilmemeleri, yahut Israil oğulları gibi yüzlerinin ve şekillerinin değiştirilerek herhangi bir hayvan s

17
Eser

Sayfalar 783–789

Muzaffer Ozak Külliyatı · mal-i lâ-yezaline âşık olan kullarını özendiren mâ'budumuz, maksudumuz, matlûbumuz, mahbubumuz ulu Allah!.. Bizleri, her türlü şerlerden, kötülüklerden, günah ve mâ'siyyetlerden uz