ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
290 sonuç · toplam 290 · “ıyamet” · 1/13
01ıyamet
Dünya varh- “ ğmın sona ermesinden sonra ( ölülerin dirilmesi ile ahıret hai yatının başlayacağmı ve bu has yatm ebediyen devam edeceğini k ifade eden terim. Kur’ân-ı K Kerîm’de “yevme” sözü üe biry likte ve “yevmü’l-kıyâme” terp kibi biçim…
ıyâmet-nâme
ed. Tasavvuf! edebiyatta Kur’ân-ı Kerîm’in. hükümleri doğrultusunda kıyamet günü hakkında kaleme alınan eserler için kullanılan ortak ad. kız ıyâmet suresi a. [< g Ar. “Sûretü’l- Kıyamet” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş s beşinci, iniş sırasma g…
Tefsir, kelâm ve kıyamet alâmetleri üzerine eserleri
Şeyhülislâm Mirza Mustafa Efendi · Şeyhî, Mirza Mustafa Efendi'nin hâşiye, tercüme ve çok sayıdaki okuma notunu kaydeder.
Kıyamet
Ölümden sonra bütün insanların diriltilmesi, hesaba çekilmesi ve âhiret hayatının başlaması. Tasavvufî yorum Sûfî metinlerinde büyük kıyametin yanı sıra insanın gafletten uyanması, nefsânî düzeninin yıkılması ve hakikat karşısında yeniden d…
an yevm-i kıyâmet
GLî e) Kıyamet günü. de
Kıyâmet-İ Suğrâ
Küçük kıyâmet, herkesin kendi ölümü.
Kıyâmet-İ Kübrâ
Büyük kıyâmet. Canlıların öldükten sonra tekrâr diriltildikleri gün, zaman. Kıyâmet günü.
Kıyâmet Alâmetleri
Kıyâmetin kopmasının yaklaştığına dâir Resûlullah efendimizin haber verdiği büyük ve küçük alâmetler, işâretler. On büyük alâmet görülmeyince kıyâmet kopmaz. Bunlar: Duhan (duman) , Deccâl, Dâbbet-ül-erd, güneşin batıdan doğması, Îsâ aleyhi…
ed-Devretü'l-arşiyye fî ahkâmi'l-fer'şiyye
Niyâzî-i Mısrî · Burçlar, kıyamet ve kıyamet alâmetleri ile haşir konularını işleyen Arapça eseri.
Berzah
Farklı iki ortam arasında yer alan ve bu iki ortama tamamen benzemediği gibi tam olarak onlardan farklı da olmayan ara ortam; iki şeyi birbirinden ayıran üçüncü şey, ara bölge. 2. Ölümle başlayıp kıyamete kadar süren zaman, bu zaman içinde…
Gayb erenler
غيب!> « نلر) Göze görünmeyen veliler, Ricalw’l-gayb, malü'-gayb. Üçler, yediler, kırklar, abdallar gibi bazı veliler vardır ki, gâibtirler; göze görünmezler, kısa zamanda uzun mesafeler katettiklerine inanılır. Bkz. Tayy-i mekân, Tayy-i zam…
Hakikat
Gerçek; var olduğu kesin ve açık olarak bilinen şey, bir şeyi a Hakka'l-yakin o şey yapan husus, mahiyet. 2. tas. a Hakk'ın sâlikten vasıflarını alarak yerine kendi vasıflarını koyması (ittisaf bi-evsafillâh). Zira kul ile kulda ve kuldan f…
Mest
Sarhoş, sermest. tas. Sekran, aşkın, âşığın bütün varlığına hâkim olması, iliklerine işlemesi. Bkz. Sekr. Mest-i harap Sarhoşluğa gark olmuş, aşk denizine batmış (115). Sanman bizi kim şire-i engur ile mestiz Biz ehl-i harabattaniz mest-i e…
Sekinet
1, Vakar, ağırbaşlılık, sükünet. 2. tas, Gaybın (ve maneyi feyzin) gelişi esnasında kalbin bulduğu itmi'nan ve huzur hali. Sekinet nebi ve velilerin kalplerine iner, Nur, kuvvet ve ruhtan oluşur, korkan kişi o sayede sükün, mahzun teseli bu…
Şefaat
Aracılık, yardım etmek. Yüce bir makam sahibinin, dileğini kabul etmesini veya suçunu affetmesini sağlamak için bir kimsenin o yüce makam sahibine daha yakın olduğuna inandığı bir şahsı aracı (vasıta-vesile) yapması. Yüce makam sahibinin, a…
nefâz
fık. Bir muşakdin işlerlik kazanması anlamında kullanılan bir fıkıh terimi. [< nefha a. [< Ar. nefh] İslâm ^)] inancma göre, kıyametin kopcü, ması aşamasmda oluşacak kozncü mik değişimin başladığmı bildiesi” recek olan ve bir defa üfürme ur…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
hafi (IH)
hafi (IH) a. [Ar.] tas. Nakşibendiyye tarikatinde önemli bir aşama olan “letâ'if-i hamse”nin kalp, ruh, sır, hafi, ahfâ olarak sıralanan unsurlarmdan dördüncü vasfa verilen ad. Buradaki “hafî”lik, yani gizlilik veya kapalılık, bir sözdeki ö…
siyer ve megâzî
Hz. Peygamber’in hayatı, davranışları ve şahsiyeti ile tebliğ fa liyetlerini, siyasî ve askerî mü cadelelerini konu alan bilim da ile bu alanda yazılmış eserleri ortak adı. softa a. [ i) [< Ar. sûfî] 1. Bil bilmez kendisini ibadete veren ha…
sûr
“Ses çıkaran eğri boynuz.” anlamında olan bu terim, kıyamet gününün alâmeti olarak üflenecek boru için kullanılmıştır.
eşrât-ı sâ'at
eşrât-ı sâ'at a. [Ar] Kıyamet alametleti.
ba's
Sözlük anlamı, “Yönlendirmek, harekete geçirmek, uykudan uyandırmak.” olan bu terim, kıyamet gününde Allah’ın âhiret hayatmı başlatmak üzere ölüleri yeniden diriltmesi anlamında kullanılmıştır. Bu söz, genellikle “ba'sü ba'de’lmevt” (bk. bu…
deccâl (I)
deccâl (I) a. [Ar.] Tek tanrıh dinlerde kıyamet alâmetlerinden sayılan ve insanları doğru yoldan saptırmaya çalışacağı ve olağanüstü güçlere sahip olduğu söylenen kimselere verilen ad. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de doğrudan doğruya geçmemekte…
arasât
Boş ve kullanılmayan arsa anlammdaki bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemekle beraber kelâm ve tefsir kaynaklarında “Kıyametin kopmasından sonra dirilecek olan insanların toplanacağı ve dünyada yaptıkları ve işledikleri amellerinden dolayı sorg…