Ara
Menü

Şeyhülislâm Mirza Mustafa Efendi

Mirza Mustafa Efendi (yaklaşık 1630-1722), Batum'dan İstanbul sarayına, kadılıklara ve üç Rumeli kazaskerliği üzerinden şeyhülislâmlığa yükselen; tefsir, kelâm, fıkıh ve hadis birikimiyle tanınan Osmanlı âlimidir.

Doğum
1630
Vefat
1722
Unvan
Osmanlı şeyhülislâmı, müfessir ve fakih

Batum'dan saraya

Yaklaşık 1040/1630'da Batum'da doğdu; babası Abdürraûf'tu. 1056/1646-47 dolaylarında İstanbul'a gelerek Galata Sarayı'na girdi. Şâmî Hüseyin Efendi, Kiçi Mehmed Efendi ve Minkārîzâde Yahyâ Efendi'den ders aldı. Saray-ı Cedîd'de küçük ve büyük oda hizmetlerinden kiler odası serhalifeliğine yükseldi; sarayda on altı yıl kaldı.

Medrese ve kadılıklar

1072/1661-62 dolaylarında saraydan ayrılıp ilmiye mesleğine geçti. Osman Efendi, Kasım Paşa ve Nişancı Paşa medreselerinde ders verdi. Kamaniçe seferine katıldı; fetih sonrasında Kamaniçe kadılığı verildi. Yenişehir, Mısır, Mekke ve İstanbul kadılıklarında bulundu.

Kazaskerlik ve şeyhülislâmlık

Üç ayrı dönemde Rumeli kazaskerliği yaptı; aziller, sürgün ve geri dönüşlerle kesintili bir devlet hayatı yaşadı. 1126 Zilhiccesinde/1715'te şeyhülislâm oldu; yaklaşık altı ay sonra görevden ayrıldı. Trabzon ve Bolu'da ikamete mecbur edildi, daha sonra İstanbul'a döndü.

Son yılları ve vefatı

Son yıllarını İstinye'deki yalısında ilim ve ibadetle geçirdi. 3 Safer 1135'te/1722'de doksan beş yaşına yaklaşmışken vefat etti. Fâtih Camii'ndeki cenaze namazından sonra Kalenderhâne karşısında defnedildi.

İlmî portresi

Kaynak onu Arap dili, aklî ve naklî ilimler, tefsir, fıkıh, kelâm ve hadiste derin; Kur'an hâfızı, zâhid ve ibadete devam eden bir âlim olarak anlatır. Bu zühd tasviri, açık bir tarikat intisabı bulunmadığı için yol aidiyetine çevrilmedi.

Kadılıktan kazaskerliğe: görevler ve sürgünler

1072'de (1661-62) ilmiye mesleğine geçtikten sonra önce derecesi 40 akçe olan medreseye ulaştı; 1 Safer 1075'te (24 Ağustos 1664) Osman Efendi Dârülhadisi Medresesi'ne, 22 Muharrem 1081'de (11 Haziran 1670) Kasım Paşa Medresesi'ne, 25 Muharrem 1083'te (23 Mayıs 1672) ibtidâ-i dâhil itibariyle Nişancı Paşa-yı Atîk Medresesi'ne müderris oldu. Aynı yılın safer ayında (Haziran 1672) IV. Mehmed'in Kamaniçe harekâtı sırasında Musâhib Mustafa Paşa'nın yanında sefere katıldı; fethin ardından receb ayında (Kasım 1672) Halep pâyesiyle Kamaniçe kadılığına getirildi.

1 Şâban 1085'te (31 Ekim 1674) görev süresi dolunca kendisine Cisriergene kazası arpalık verildi. 1 Cemâziyelevvel 1086'da (24 Temmuz 1675) Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın desteğiyle Yenişehr-i Fenâr kadısı oldu, bir yıl sonra azledildi. 13 Muharrem 1092'de (2 Şubat 1681) Mısır, ardından Mekke kadılığına, Rebîülâhir 1099'da (Şubat 1688) İstanbul kadılığına getirildi.

Bundan sonrası inişli çıkışlı geçti. Sadâret Kaymakamı Ömer Paşa ile araları açılıp birbirlerini padişaha şikâyet edince Rebîülâhir 1100'de (Şubat 1689) İstanbul kadılığından azledildi, arpalık olarak Antep verildi ve Midilli'ye sürgüne gönderildi. Affedilip İstanbul'a döndüyse de bu defa II. Süleyman'ı hal'edip IV. Mehmed'i tekrar tahta çıkarmak isteyen ulemâ arasında yer aldığı gerekçesiyle Şâban 1102'de (Mayıs 1691) Limni'ye, oradan Kıbrıs'a sürüldü; Şâban 1103'te (Nisan 1692) dönmesine izin verildi.

25 Rebîülevvel 1105'te (24 Kasım 1693) Anadolu kazaskerliği pâyesini aldı. Şâban 1106'da (Mart 1695) Rumeli kazaskeri oldu, bir yıl sonra emekliye sevkedildi. 1 Şâban 1109'da (12 Şubat 1698) ikinci defa Rumeli kazaskerliğine getirildi; 15 Zilhicce 1110'da (14 Haziran 1699) azledilince Emirgân'daki yalısına çekildi, birkaç gün sonra görevi sırasında uygunsuz işler yaptığı ve rüşvet aldığı isnadıyla Sinop'a sürüldü. Dört yıl ailesiyle orada kaldı; Receb 1115'te (Kasım 1703) İstanbul'a dönmesine izin verildi. II. Mustafa'nın tahttan indirilmesi ve Şeyhülislâm Seyyid Feyzullah Efendi olayının ardından uzun süre görev alamadı, arpalıklarıyla geçindi. 27 Zilkade 1120'de (7 Şubat 1709) üçüncü defa Rumeli kazaskeri oldu.

Meşihat, azil ve son yılları

8 Zilhicce 1126'da (15 Aralık 1714) İmâm-ı Şehriyârî Mahmud Efendi'nin yerine şeyhülislâm tayin edildi. Kendisine hitaben çıkarılan ferman üzerine mülâzemet sisteminin düzene konulmasıyla ilgili bazı yeni düzenlemeler yaptı. Meşihati, iki kazasker aleyhindeki manzum arzuhal meselesi yüzünden 24 Cemâziyelâhir 1127'de (27 Haziran 1715) sona erdi ve Trabzon'da mecburi ikamete gönderildi.

Şevval 1128'de (Eylül 1716) Bolu'ya gelmesine müsaade edildi, daha sonra affedilerek İstanbul'a döndü. Ömrünün kalan kısmını II. Mustafa'nın kendisine temlik ettiği Emirgân'daki Mîrgûnoğlu yalısında geçirdi. 3 Safer 1135'te (13 Kasım 1722) vefat ettiğinde yaşı doksanı geçmişti. Fâtih Camii'nde namazı kılındıktan sonra yalısı yakınındaki Kalenderhâne'de yaptırdığı mektebin yakınına defnedildi. Kâmî Mehmed Efendi ölümüne yazdığı şiirin sonunda "Mesken-i Mirzâ Efendi ola firdevs-i naîm" mısraıyla tarih düşürmüştür.

Ailesi ve nesli

Batumlu Abdürrauf Efendi'nin oğludur. Kendi oğlu, Cemâziyelâhir 1099'da (Nisan 1688) İstanbul'da doğan ve asıl adı Mehmed olan tezkire sahibi Kazasker Mirzazâde Sâlim Efendi'dir. Sâlim ilk eğitimini Yenibahçeli Çelebi Efendi'den aldı, babası ilmiye sınıfına mensup olduğu için 1104'te (1692-93) Şeyhülislâm Ebû Saidzâde Feyzullah Efendi'den mülâzım oldu ve tahsiline babasından ve diğer âlimlerden okuyarak devam etti. Baba ile oğulun kaderi birlikte yürüdü: babası şeyhülislâm olunca Sâlim Galata kadılığına getirildi, babası azledildiğinde ikisi birlikte Trabzon'da ikamete memur edildi, birlikte Bolu'ya ve ardından İstanbul'a döndüler. Sâlim, on yaşlarında iken babasının ikinci Rumeli kazaskerliği dolayısıyla Edirne'de bulundukları yıllarda hat öğrendiğini kendi tezkiresinde belirtir. Mezarları da Şehzadebaşı'nda yan yanadır.

Aileden daha sonra başka âlimler de yetişmiştir; ailenin, bir diğer ulemâ ailesi olan Mirzazâdeler'le ilgisi yoktur. Nitekim 1188'de (1775) vefat eden Şeyhülislâm Mirzazâde Mehmed Said Efendi bazı kaynaklarda yanlışlıkla Batumlu Mirza Mustafa Efendi'nin oğlu gösterilirse de gerçekte Şeyhülislâm Mirzazâde Şeyh Mehmed Efendi'nin oğludur.

COĞRAFÎ HAFIZA5 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi5 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Enderun'dan yetişen üç şeyhülislâmın birincisi

Medrese yerine saray içinden, Enderun'dan yetişerek meşihate ulaşan üç şeyhülislâmın ilkidir; Sarây-ı Hümâyun'da on altı yıl görev yaptıktan sonra hatt-ı hümâyunla ilmiye yoluna geçirilmiştir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Osmanlı şeyhülislâmlarının hemen tamamı medrese tahsilinden gelirken Mirza Mustafa Efendi, saray içinden yetişerek bu makama ulaşan üç kişinin birincisidir. 1056'da (1646) İstanbul'a gidip Galata Sarayı'na girdi; burada İmâm-ı Sultânî Şâmî Hüseyin Efendi ile Kiçi Mehmed Efendi'den, ardından Minkârîzâde Yahyâ Efendi'nin derslerinden faydalandı.

Sultan İbrâhim'in saltanatının sonlarında Topkapı Sarayı'nda Enderun'un Küçük Oda, ardından Büyük Oda talebeleri arasına alındı ve kısa zamanda yükselerek kilâr-ı âmireye başhalife oldu. Kabiliyet ve çalışkanlığı IV. Mehmed'in dikkatini çekince, hatt-ı hümâyunla müstakil olarak Minkârîzâde'den mülâzım olması emredildi. Sarây-ı Hümâyun'daki hizmeti on altı yıl sürdü; 1072'de (1661-62) ilmiye mesleğine geçti.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Adamlarının kaleme aldığı manzum arzuhal ve azli

İki kazasker aleyhine verilen manzum bir arzuhalin kendi adamlarınca kaleme alındığını öğrenen III. Ahmed, kazaskerlerle birlikte şeyhülislâmı da azletmiş, ardından Trabzon'da mecburi ikamete gönderilmiştir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Meşihati uzun sürmedi. Rumeli Kazaskeri Damadzâde Ahmed ile Anadolu Kazaskeri Hamidzâde Abdullah efendiler aleyhine manzum bir arzuhal verildi. III. Ahmed her iki kazaskerin de azlini emretti; ancak arzuhalin şeyhülislâmın adamları tarafından kaleme alındığını öğrenince onu da görevden aldı (24 Cemâziyelâhir 1127 / 27 Haziran 1715).

Azil bununla kalmadı: 1127 Receb ayı ortalarında (Temmuz 1715 ortaları) gönderilen bir hükümle Trabzon'da mecburi ikameti emredildi. Geçimi için 23 Safer 1128'de (17 Şubat 1716) önce Üsküdar ve Mudanya, ardından başka yerlerin ilâvesiyle dokuz kaza birden arpalık olarak kendisine verildi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eser kaydı

Ḥāşiye alā Şāh Ḥüseyin, Eşrāṭ-ı Saat Tercümesi ve Ḥāşiye alā Sūre-i Nebe-i ʿİṣāmī.

Metni gösterMetni daralt

Ḥāşiye alā Şāh Ḥüseyin, Eşrāṭ-ı Saat Tercümesi ve Ḥāşiye alā Sūre-i Nebe-i ʿİṣāmī.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İSAM Ulema Veritabanı.
TARİHÎ KAYIT

Tefsir, kelâm ve kıyamet alâmetleri üzerine eserleri

Şeyhî, Mirza Mustafa Efendi'nin hâşiye, tercüme ve çok sayıdaki okuma notunu kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Nebe sûresi hâşiyesi: Kaynak, çalışmanın sûrenin “İnne yevme'l-fasli kâne mîkātâ” âyetine kadar ulaştığını bildirir.

Şâh Hüseyin üzerine hâşiye: Metin, eserin tam adını vermeden bu hâşiyeyi kaydeder.

Eşrât-ı Sâat tercümesi: Kıyamet alâmetlerine ilişkin Türkçe bir tercümedir.

Bunların yanında okuduğu kitapların çoğuna ta‘lîkāt ve hâşiyeler yazdığı belirtilir; başlıkları bilinmeyen bu notlar müstakil eser adları gibi çoğaltılmadı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ, c. IV, s. 3009-3015.

Kavram dünyası

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Fetvada imza yerine mühür kullanan ilk şeyhülislâm

Şeyhülislâmların fetvaların cevap ve imza kısımlarını bizzat yazması teamül iken, yaşlılığı ve rahatsızlığı sebebiyle ilk defa onun fetvalarında şahsî mührünü kullanmasına izin verilmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Osmanlı ilmiye teamülünde fetvaların cevap ve imza kısımlarının bizzat şeyhülislâm eliyle yazılması gerekirdi. Mirza Mustafa Efendi meşihat makamına doksana yaklaşan bir yaşta geldiğinden, yaşlılığı ve rahatsızlığı sebebiyle bu usulde ilk defa onun için istisna yapıldı: imza yerine şahsî mührünü kullanmasına izin verildi.

Böylece fetva emini kaleminden çıkan metnin altına düşülen şeyhülislâm imzası yerine mühür basılması, ilk kez onun döneminde görülmüş oldu. Kendisine ait fetva örneklerinde imza yerine mühür bulunduğu kaydedilmektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Mülâzemet sisteminin yeniden düzenlenmesi

Şeyhülislâmlığı sırasında, ilmiye mesleğinin temelini oluşturan mülâzemet sisteminin düzene konulması için kendisine hitaben çıkarılan ferman üzerine bu konuda bazı yeni düzenlemeler yapmıştır.

Metni gösterMetni daralt

İlmiye mesleğine giriş kapısı olan mülâzemet, medrese tahsilini bitiren adayın bir âlimin yanında sıraya girip müderrislik beklemesi usulüdür ve zamanla bozulmaya en açık kurumlardan biri hâline gelmiştir. Mirza Mustafa Efendi'nin meşihati sırasında bu sistemin düzene konulmasıyla ilgili doğrudan kendisine hitaben bir ferman çıkarıldı.

Ferman üzerine mülâzemet usulünde bazı yeni düzenlemeler yaptığı kaydedilir. Meşihati altı buçuk ay kadar sürmüş olmasına rağmen döneminden geriye kalan başlıca icraat budur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeArpaemini Mustafa Efendi Mektebi HazîresiKalenderhâne Camii yakınındaki mektep hazîresi. Kendi yaptırdığı mektebin yakınına defnedildiği kaydedilir; araştırmalar sonucunda mezarının, oğlu Mirzazâde Sâlim Efendi'nin mezarıyla birlikte burada bulunduğu tespit edilmiştir.İstanbul · TürkiyeFâtih Camii3 Safer 1135'te (13 Kasım 1722) vefat ettiğinde cenaze namazının kılındığı camidir. İlişkili kişi dosyası Şeyhülislâm Mirza Mustafa Efendi : Mirza Mustafa Efendi (yaklaşık 1630-1722), Batum'dan İstanbul sarayına, kadılıklara ve üç Rumeli kazaskerliği üzerinden şeyhülislâmlığa yükselen; tefsir, kelâm, fıkıh ve hadis birikimiyle tanınan Osmanlı âlimidir.TARİHÎ MEKÂNOsman Efendi Dârülhadisi Medresesi1 Safer 1075'te (24 Ağustos 1664) ibtidâ-i hâriç itibariyle müderris tayin edildiği ilk medresedir. Kaynakta bulunduğu şehir belirtilmediğinden şehir alanı boş bırakılmıştır. İlişkili kişi dosyası Şeyhülislâm Mirza Mustafa Efendi : Mirza Mustafa Efendi (yaklaşık 1630-1722), Batum'dan İstanbul sarayına, kadılıklara ve üç Rumeli kazaskerliği üzerinden şeyhülislâmlığa yükselen; tefsir, kelâm, fıkıh ve hadis birikimiyle tanınan Osmanlı âlimidir.TARİHÎ MEKÂNKasım Paşa Medresesi22 Muharrem 1081'de (11 Haziran 1670) müderris olarak tayin edildiği medrese. Kaynakta bulunduğu şehir belirtilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyhülislâm Mirza Mustafa Efendi : Mirza Mustafa Efendi (yaklaşık 1630-1722), Batum'dan İstanbul sarayına, kadılıklara ve üç Rumeli kazaskerliği üzerinden şeyhülislâmlığa yükselen; tefsir, kelâm, fıkıh ve hadis birikimiyle tanınan Osmanlı âlimidir.TARİHÎ MEKÂNNişancı Paşa-yı Atîk Medresesi25 Muharrem 1083'te (23 Mayıs 1672) ibtidâ-i dâhil itibariyle müderris olduğu medrese; aynı yılın safer ayında Kamaniçe harekâtına katılmak üzere buradan ayrılmıştır. Kaynakta bulunduğu şehir belirtilmemiştir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]İSAM Ulema Veritabanı
  2. [2]Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ, c. IV, s. 3009-3015
  3. [3]Kişi dosyasının kaynakları — Şeyhülislâm Mirza Mustafa Efendi
Ortak kaynak kataloğunu aç →