ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
22 sonuç · toplam 22 · “üzre” · 1/1
01üzre
Gjât) [Ar.] fık. Bekâret için kullanılan fıkıh terimi.
Şeyh Murâd el-Özbeki en-Nakşıbendi
ŞEYH MURAD el-ÖZBEKİ en-NAKŞiBENDİ Keşmir veya Kabil beldesinden neş'et eyledi. 105 5/( 1 645) tarihinde dünyaya zi net-bahş olmuştur. Henüz üç yaşındayken ayaklarına felç arız olmakla kötürüm bir halde kaldı. Fakat atideki tafsilden ma'lum…
Eserleri ve metinleri
Hacı İmdâdullah Tehânevî · Cenab-ı Hak cümlemizi maz har-ı şefaati buyursun. Nezaket-i beyaniyyesine misal olarak Vahdet-i Vücud Risalesi'nden bir nebze bahs edeceğim: Bunun aslı Farisi lisanı üzre yazılmış, tercümesini zamanımız urefa-yı…
Azra
5£) Dilber, bakire. tas a Kimsenin keşf edemediği ve sırrına | vâkıf olamadığı yüce hakikat. b Hakk'ın halktan gizli tuttuğu ve sakladığı velisi |. Uzre kabilesinin azraları (dilberleri) yaşadıkları aşk hayatıyla ün yapmışlardır. Uzri aşk,…
stikâmet
Tasavvuf ehlinin her türlü aşırılıktan sakınarak doğruluk üzre olmasmı ifade eden bir tasavvuf terimi.
salâh
“Düzelme, iyileşme, iyilik, iyi hâl üzre olmak.” anlamında bu söz, başka kelime veya terkiplerle yeni terimler oluşturur. § tam. salâh-ı hâl a. (Jk ^iU) Durumun düzelmesi, işlerin iyiye gitmesi. salâhü’d-dîn a. (j^Jl CiL») Dine bağlılık. 2.…
mürşid
“Doğru yo gösteren, kılavuz, rehber.” an mmdaki bu söz, Tasavvuf e arasına yeni girmeye karar ren müritlere tarikatı öğreter tasavvuf yolunda sırları gös ren ve onlara rehberlik yap tarikat şeyhi için kullanılan rim. § tam. mürşid-i a'zam Ç…
cihâdü’n-nefs
Bir müminin özünü haramdan koruması ve helâl üzre hayat sürmesi
Nâdân
Câhil. Ey, insan adını taşıyan varlık, Kendine gel, uyan gafletten artık! Seâdet yolun, göremezsen nâdân, Niye vermiş sana, bu aklı Yezdân? (M. Sıddîk bin Saîd) Devr-i zamâne cünbüşi nâdânlık üzredir. Nâdân komaz ki merdüm-i dânâ huzûr ede.…
Kîl-U-Kâl
Dedi-kodu. Gîbet. (Bkz. Gîbet) Geçirme ömrünü mü'min, sakın ki, kîl-ü-kâl üzre! Sözün mânâsını anla, ne yürürsün hayâl üzre. (M. Sıddîk bin Saîd)
Kadîm
Başlangıcı olmayan. 1. Allahü teâlânın zâtına âit sıfatlarından. Varlığının evveli, başlangıcı olmayan. Biliniz ki, Allahü teâlâ kadîm olan zâtı ile vardır. O'ndan başka her şey, O'nun var etmesi ile var olmuş, O'nun yaratması ile yokluktan…
Hırka-İ Berendâz
Farsça olan bu kelime hırka atmak anlamındadır. Sema sırasında, müridin, vecd galebesi sonucu, sırtındaki hırkayı atması, sembolik olarak varlıktan soyulmasını ifade eder. Buna “tarh-ı hırka” veya “remy-i hırka” denir.Pâbürehne hırka berend…
Meyveli Ağacı Taşlarlar
Hüner sahibi, üstün meziyet sahibi kişiler, hased (çekememezlik) fiiline muhatab olurlar. Bu yüzden hünerli kişiler, sık sık çeşitli vesilelerle küçültülmek istenir ve eleştirilir.Atarlar seng-i ta’rîzi dıraht-i meyve-dâr üzre.(Yani eleştir…
Eyüp, Hazret-i Hâlid civârı
İstanbul · Türkiye · 1092/(1681)'de İstanbul'a geldiğinde beş sene tavattun ettiği semt. Sefîne yeri “civâr-ı Hazret-i Hâlid” diye verir; koordinat Eyüp Sultan Camii çevresine göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Murâd el-Özbeki en-…
Mekke-i Mükerreme
Mekke · Suudi Arabistan · Sefîne, Şeyh Murâd'ın seyahat hattında Hicaz'a dönüşünü ve en az üç defa haccettiğini kaydeder; üçüncü haccının ardından Kahire'ye, oradan Şam'a geçmiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Murâd el-Özbeki en-Nakşıbendi :…
Sayfalar 610–617
Muzaffer Ozak Külliyatı · kendisinden şefaat umdugumuz Resûl-ü zişân aleyhi ve âlihi salâvatullah-ül-Mennân efendimizin evlâdına da hiyanet mi edecegiz? Dünyada, adımız şakiye çıktıgı ve yüzümüz kara oldugu
Kılavuz
Rehber, mürşit, yol gösteren. tas, Şeyh. Kılavuzsuz Kâbe'ye varılmaz. Kılavuzsuz menzil alınmaz. Kılavuzsuz kuş bile uçmaz. Bu yola kim ki gittiyse delilsiz Anı şeytan kodu dinsiz imansız Gerektir bil sana yolda kılavuz Varamazsın bu yolu k…
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 44–51
Muzaffer Ozak Külliyatı · at eden kimse, Allahu azim-üş-şânın ve Resûl-ü zişânın sevdiklerini sevmekle mükelleftir. Allah ve Resûlünü seven, kıyamet gününe inanan kişi âhir zaman peygamberinin bütün yakınla
Sayfalar 96–103
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 96 _ yaklaştığında mübarek bir zatın kendisine havzı nebiyden bir kâse doldurup uzattığında «Kimsiniz?» diye sorar. O zatı muhterem de «Ben ol kişiyim ki, Resûlü-Ekreme büyüklerd
Sayfalar 157–163
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bismillâhirrahmanirrabiym. Sallû alâ Soyyidinâ Muhammed, Sallû alâ Mürşidinâ Muhammed, Sallû af şemsiddüha Muhammed, Sallû alâ Bedriddüca Muhammed. Sallû alâ Nuril-Hüda Muhammed. E
Sayfalar 176–181
Muzaffer Ozak Külliyatı · an oku, okut. Sadaka ver. İlle mevlûdu şerif kıraat et. Nebiyyi zişan için para sarf et. Onun yoluna sarf olunan para, ona bildirilir. Ona verdiğin salâtı, o bilir. Elinden geldiği