İrşad III · kaynak sayfaları 610–617 kendisinden şefaat umdugumuz Resûl-ü zişân aleyhi ve âlihi salâvatullah-ül-Mennân efendimizin evlâdına da hiyanet mi edecegiz? Dünyada, adımız şakiye çıktıgı ve yüzümüz kara oldugu gibi, yarın âhirette de mi şaki olacağız? Orada da mı, yüzümüz kara olacak? Server-i enbiyadan hangi yüzle şefaat umacağız? dedi ve seyyide hatuna izâz ve ikramda bulundu, mal ve para hediye etti ve kendisini uğurlarken: - Var git sağlıcakla kal, selâmette ol. Ceddi mükerreminden, bizlere de şefaat ve şefkat iste, demeği de ihmal etmedi. Meğer, bu azılı şakinin avenesiyle birlikte o evde gizlendiğini, devrin emiri Abdullah bin Tahir haber almış ve evin etrafını kuşatmıştı. Mukavemetin faydasız olduğunu gören eşkiya teslim olmuşlar ve hemen o gece haklarında hükme varılmış ve halka ibret olmak üzere, ertesi sabah katlolunmaları kararlaştırılmıştı. Hükmün infaz olunacağı gece, emir Abdullah bin Tahir, aleyhissalâtü vesselâm efendimizi rüyasında gördü. Resûl-ü efham efendimiz, kendisine: — Yâ Abdullah, buyurdu. Hapiste bulunan eşkiyanın…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.