HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Keşmir veya Kabil beldesinden neş'et eyledi. 105 5/( 1 645) tarihinde dünyaya zi net-bahş olmuştur. Henüz üç yaşındayken ayaklarına felç arız olmakla kötürüm bir halde kaldı. Fakat atideki tafsilden ma'lum olacağı üzre, ayakları sağlam olandan zi yade dünyayı dolaştı. Sinni kemal bulunca, tahsll- i kemalata başlayıp kemale sahih oldu, kendisini sevenler çoğaldı. Onların yardımıyla Haremeyn-i muhteremeyni ziya rete mazhar olup, Hindistan'a gitti. Kübera-yı Nakşiyye'den Şeyh Muhammed-i Ma'sum hazretlerinden ahz-ı inil.betle tekrar Hicaz'a geldi. Üç sene müdivir kaldı.
Sonra Bağdad'a gidip, eızzei kiramı ziyaretten sonra lsfahan'dan Buhara'ya gitti ve Belh ve Semerkand meşayıhıyla sohbetten sonra, tekrar Bağdad'a geldi. Üçüncü defa hacdan sonra Mısru'l-Kahire'ye gidip, Şam'a azimet ettiler. Buradan pek ziyade hoş landıklarından hayli zaman kaldılar, teehhül ettiler, şöhretleri şayi' oldu. 1092/( 1 68 1 )'de otuzyedi yaşındayken lstanbul'u teşrif buyurdu. Civar-ı Hazret-i Ha lid'de beş sene tavattun eyledi. Dördüncü hactan sonra, Şam'a gelip, beşinci defa Hi ciiz'a azim olup, bir sene Mekke-i Mükerreme'de müdivir oldular.
1 1 20/( 1 708) sene sinde ikinci defa lstanbul'u teşrif ettiler. Sultan Selim'de Bıçaklı Efendi menzilinde ihtiyar-ı ikamet eylediler. Halkın te veccühü ve ziyaret için hücumu, Çorlulu Ali Paşa'nın hoşuna gitmeyip Hz. Şeyh'i Bursa'da ikamete me'mGr eyledi. Ba'dehu lstanbul'a avdet etti. Üç sene kadar bu su retle dem-güzar olarak 1 1 32 senesi Rebiu'l-ahirinin onikinci (22 Şubat l 720) Salı ge cesi terk-i alem-i fena eyledi. Eyüp'te ikamet ettikleri mahalde medrese inşa olunmuş idi. Medresenin ders-hanesinde defo olundular.
O gün İstanbul halkı terk-i meşgale i dünya edip, cenab-ı şeyhin cenazesinde bulunmaya şitaban oldular. Kalabalıktan halkın bir müddet meşy ü hareketten atıl kaldıkları menkuldür. MezkGr medrese, bi'l-ahare zaviye-i Nakşıbendiyye'ye tahvil edildi. Fukara-yı Nakşiyye'ye şart kılındı. Vakıfı Ebu'l-Hayr Efendi'dir. Vefatlarını şu mısra' iş'ar eder: Keramet birle düşdü Şeyh-i ekber (ŞI f:7' ı..s ..i...!. yı .J .1- ...:..- iŞ-) = 1 1 33 - 1 = 1 1 32/( 1 720)
İnâbe ve seyahat hattı
Sefîne-i Evliyâ, Şeyh Murâd'ın tarîkat bağını “kübera-yı Nakşiyye”den Şeyh Muhammed-i Ma'sûm'a bağlar; inâbeyi ondan almış ve ardından tekrar Hicaz'a gelmiştir.
Bundan sonrası neredeyse kesintisiz bir yol hikâyesidir. Bağdat'a gidip “eizze-i kirâm”ı ziyaret etmiş, İsfahan üzerinden Buhara'ya geçmiş, Belh ve Semerkant meşâyıhıyla sohbet ettikten sonra yeniden Bağdat'a dönmüştür. Üçüncü haccının ardından Mısru'l-Kāhire'ye gitmiş, oradan da Şam'a azîmet etmiştir.
Bu güzergâh rastgele değildir: Buhara, Belh ve Semerkant Nakşibendîliğin doğduğu şehirler, Bağdat ve Hicaz ise bütün yolların ortak durağıdır.
Şam yılları ve İstanbul'a geliş
Sefîne'ye göre Şam, Şeyh Murâd'ın hayatındaki ilk gerçek yerleşme yeridir. Şehirden “pek ziyade hoşlandıkları” için hayli zaman kalmış, teehhül etmiş ve şöhreti yayılmıştır.
1092/(1681) senesinde, otuz yedi yaşındayken İstanbul'u teşrif etmiş; “civâr-ı Hazret-i Hâlid”de, yani Eyüp'te beş sene tavattun eylemiştir. Metindeki yaş kaydı iç tutarlıdır: verilen tarih ile kişi kartındaki 1055/1645 doğum yılı arasındaki fark tam otuz yedi yıldır.