Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

22 sonuç · “Ülfet

01
Şahsiyet

Abdülfettah Çelebi

Abdülfettah Çelebi (ö. 977/1569), Şeyh Nasreddin’in oğlu ve Ebüssuûd Efendi’nin yeğenidir. Amcasından mülâzemet almış; Hacı Hasan ve Pîrî Paşa medreselerinde ders vererek hâric derecesine yükselmiştir.

02
Şahsiyet

Abdülfettah Efendi Tennûrî

Abdülfettah Efendi Tennûrî (ö. 984/1577), Zeynelibâd Efendi’nin küçük kardeşidir. İstanbul, Dimetoka, Kastamonu ve Ankara medreselerindeki görevlerinden sonra Şam müftülüğüne yükselmiştir.

03
Şahsiyet

Acem Hoca Sâdık

Acem Hoca diye tanınan İsfahanlı Sâdık (ö. 1132/1719-20), İstanbul Fethiye'deki Sinan Paşa Medresesi'nde talebelere Farsça öğreten; Türkçe ve Farsça şiir örnekleri Vekāyi‘u’l-Fuzalâ'da korunan şair ve hocadır.

04
Şahsiyet

Ebû Muhammed İzzüddîn Abdülazîz ed-Dîrînî

Abdülazîz ed-Dîrînî (612 veya 613/1215-1216–694/1295), İzzeddin b. Abdüsselâm’dan ilim tahsil eden, Rifâî hırkasını Ebü’l-Feth el-Baltacî’den giyen; fıkıh, kelâm, tefsir ve tasavvufu birleştirerek Azîziyye-Dîrîniyye kolunu meydana getiren Mısırlı âlim ve sûfîdir.

05
Şahsiyet

Ebü’l-Feth el-Vâsıtî

Ebü’l-Feth el-Vâsıtî (ö. 632/1234-35), Ahmed er-Rifâî’nin halifesi olarak Irak’tan İskenderiye’ye giden ve Rifâiyye’yi Mısır’da yerleşik bir irşad çevresine dönüştüren sûfîdir.

06
Şahsiyet

Edirneli Cerrâhzâde Abdülfettah Efendi

Edirneli Cerrâhzâde Abdülfettah Efendi (ö. Rebîülâhir 1134/Ocak-Şubat 1722), Minkārîzâde Yahyâ Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra Edirne medreselerinde dereceler boyunca yükselerek Dârülhadis ve Sultan Bayezid medreselerinde ders veren Osmanlı âlimidir.

07
Şahsiyet

Hurrem Velî

Hurrem Velî, Akşemseddin'in halifelerinden; gelenekte İstanbul'un fethi sırasında şehid olduğu ve Altımermer'de defnedildiği aktarılan Bayramî şeyhidir.

08
Şahsiyet

Konyalı Emînü'l-fetvâ Ahmed Efendi

Konyalı Emînü'l-fetvâ Ahmed Efendi (ö. 1727), fetva eminliği, Galata ve Bursa kadılıklarıyla tanınan Osmanlı âlimidir.

09
Sözlük

Ülfet

1, Dostluk, ahbaplık; kaynaşma. 2. tas. Samimi olmak, insanlarla ünsiyet etmek, iyi geçinmek, herkesle anlaşmak, ihtilaf halinde olmamak. Merâsim meclis-i üns-i sübük rahuna siklettir Miyân-ı esdikada şart-ı ülfet terk-i kalfettir Arif Hikmet

10
Mekân

Alaca Minare Tekkesi

Üsküdar, İstanbul · Türkiye · 1845'te Abdülfettâh el-Akrî ile tanıştığı ve daha sonra Ahmed el-Ervâdî'ye intisap ettiği tekke; İstanbul'daki Hâlidî faaliyetinin merkezlerindendir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî : Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.

11
Eser

SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI

Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims

12
Eser

TASAVVUFUN MÂHİYETİ

Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa

13
Eser

BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD

Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas

14
Eser

RIBAT VE TEKKELERDEKİ SÛFİLERİN ÖZELLİKLERİ

Avârifü’l-Maârif · 15. bölüm · Bil ki; rıbat ve tekkelerin (mânevi bir eğitim müessesesi olarak) te’sisi, hidayet üzerindeki İslâm ümmetinin bir süsü (iftihar tablosudur). Rıbat ve tekkelerde yaşayan sûfilerin,

15
Eser

SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI

Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi

16
Eser

SÛFİLERE GÖRE EVLİLİK VE BEKARLIK

Avârifü’l-Maârif · 21. bölüm · Sûfi, Allah için bekarlığı tercih ettiği gibi; Allah için de evliliğe adım atar. Bekarlığın bir maksat ve dönemi olduğu gibi, evliliğin de bir gaye ve zamanı vardır. Sâdık bir müri

17
Eser

SEMÂA İHTİYAÇ DUYMAYANLARIN HÂLİ

Avârifü’l-Maârif · 24. bölüm · Bil ki vecd, daha önce kaybedilen bir şeyin bulunduğunu gösterir. Kaybetmeyen bulamaz. Kulun kalbindeki İlâhî neşe ve aşkı kaybetmesi; rûhî varlığının, beşerî ve nefsî sıfatlarla s

18
Eser

Sayfalar 58–63

Muzaffer Ozak Külliyatı · tadır? Bana yolunu tarif eder misin?) dedi. Diğer haham: (Aman ne yapıyorsun? O şehre sakın gitme. Orada bir sihirbaz vardır) dedi. (Sihri ile âlemi kendine bendetmiştir. Korkarım

19
Eser

Sayfalar 100–105

Muzaffer Ozak Külliyatı · 31) LOKMAN sûresini, yedi kerre okuyan kimsenin, maddî ve manevî hastalığı ve karın ağrısı ve benzeri illetlerine Allah şifa ihsan eder. 32) SECDE sûresini, yazarak bir şişeye koys

20
Eser

Sayfalar 116–121

Muzaffer Ozak Külliyatı · — Haydi, şimdi bana işledigin günahı söyle! buyurdu. O genç, gözyaşlarıyla konuşmağa başladı: — Yâ Resülallah! Ben, alçak ve igrenç bir insanım. Benim işlediğim günahı, hayvanlar b

21
Eser

Sayfalar 144–151

Muzaffer Ozak Külliyatı · Innallâhe ve mel'iketehû yusallûne alen-Nebiy - Yâ eyyühelleziyne âmenû sallû aleyhi ve sellimû lesliymâ... (Allahu teâlâ ve melekleri, Nebiyullah'a salât ederler. Ey iyman edenler

22
Eser

Sayfalar 152–158

Muzaffer Ozak Külliyatı · rur ve bunları da Allah yolunda savaşan gazilere verirdi. Dünya zevklerinden hiç hoşlanmaz ve haz almaz, bu fâni âlemde Allah ve Resûlüne lâyık olmaya ve milletini özellikle hristi