ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
620 sonuç · toplam 620 · “Usûl” · 9/26
01Sikke-pûş
Sikke giyen kimse. Özellikle Mevlevîlikte sikke, derviş başlığıdır; sikke-pûş olmak bu başlığın usulünce giydirilmesini veya onu taşıyan dervişi anlatır.
Safi
T. Saf ve aba giyen. 2. tas. a Eren, ermiş. Gönlü saf (saf derün) ki- Şİ. b Mâlik ve memlük olmayan ¢ Nefsinden fani, Hak ile baki. d Zahirde halk ile bâtında Hak ile olan. e Sukat ettiği halde muhatabın sırrını okuyan. Nefsinde ölen, Hak i…
Taayyün
Belirme, belirlenme, belli olma, ortaya çıkma. 2. tas. Müşahhas hale gelme, birbirinden seçilme, ayırt edilme, ayn olarak ortaya çıkma. Ilk taayyün, vahdet mertebesi; ikinci taayyün ise vahidiyet mertebesidir. Süfilere göre Hakk'ın zatında…
Teveccüh
Yönelme, öz alaka. tas. a Şeyhin Hakk’a, müridin mürşide yönelmesi, gönlünü ona bağlaması. b Nakşilikte muhabbet râbıtasının bir şekli. Mürit, şeyhin ruhaniyetine muhabbet yoluyla teveccüh eder, teveccüh esnasında öyle bir istiğrak (trans)…
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…
Varlık
Vücut. 2. tas. a Kibir, enâniyet. b kişinin ferdi, şahsi ve maddi varlığı. Vârımı Hakk’a verdim gayrı vârım kalmadı Cümlesinden el çekip bes dü cihanım kalmadı Çünkü hubbullah erişti çekti beni kendine Açtı gönlüm gözünü gayri gümanım kalma…
Vav
لت Ey oğul! İlim, edep öğren, her zaman takva üzere bulun, atalarının ardından Sit, sünnilikten ayrılma, Jikih, hadis oku, câhil süfiden uzak dur. (KRE 27; GEV; MV) Süfilerin, vefat etmek üzereyken verdikleri öğürlere de vasiyet denilir. Va…
Vuslat
Vusül, ulaşmak, erişmek, ermek tas. Hakk’a ermek, kemale ermek, olgunlaşmak; seyr ve sülüku tamamlamak. Bkz. Hicran, Vasl. Vücudiyye (وجود يه) Panteizm, “heme üst,” diyenlerin felsefi ekolü. Her şey Allah'tadır (hem me der üst) görüşünde ol…
Zahir-i mümkinat
yal) 1, Mümkün varılıkların dış yüzü. 2. tas. Hakk'ın, mümkünlerin a'yân ve sıfatlarının suretinde tecelli etmesi. Buna izafi vücut, zahir-i vücut ve ilâhî vücut ismi de verilir (KI; cr). Zahit i, s. ar. (زا هد) ¢. Zühhat Dünyaya rağbet etm…
kefen
İslâm inancma göre, ölüm sonrası cenazenin dinî usullere göre yıkanıp kurulandıktan sonra gömülmek üzere sarıldığı belli ölçülere göre kesilmiş, erkek için üç, kadın için beş parça bez. Cenazenin kefenlenmesi “farz-ı kifâye” (bk. bu madde)…
helâl
Dinen yapılması serbest olarak kabul edilen davranışlar ve yenilmesi, içümesi uygun olan yiyecekler, “haram” (bk. bu madde) karşıtı. Bu söz değişik türevleriyle birlikte Kur’ân-ı Kerîm’de elli ayette yer almaktadır. Aynı kullanım özellikler…
fariza
İslâm inancma göre, yapılması farz olan Allah’ın dinî emirleri. fık. Şeriat usulüne göre, mirasçılardan her birine düşen belirli pay.
teoloji
Tanrı bilimi, “ilâhiyât” (bk. bu madde). teravih, a. [Ar.] Ram ayma özgü olmak üzere namazmdan sonra kı namz. Hz. Peygamber, bu n zı özellikle kıldığı için ve mazan ayını inanarak ve se nı Allah’tan bekleyerek kimsenin geçmiş günahları b la…
istîlâd
Bir kimsenin çocuk edinme amacıyla cariyesini hamile bırakması ve cariyenin hürriyetine kavuşm ile sonuçlanan hukukî süreç. istilâm a. [Âr. ] flk. Hac deti sırasında tavaf yapılı “Hacerü’l-esved”in yanına lindiğinde el sürme, onu ö ya da te…
sıvış yılı
sıvış yılı a. Bazı İslâm devletlerinde, özellikle de OsmanlIlar döneminde hicri ve mâlî yıllar arasmdaki eşitliğin korunması için her otuz üç yılda bir defa düşülen hicri sene için kullanılan terim. s
i'lâm (I)
i'lâm (I) a. [Ar.] Hadis biliminde, hocanm kendi metotlan çerçevesinde topladığı hadisleri öğrenciye göstermesi ve öğrencinin de hocaya rivayetini hatırlatması, onun da bu metoda itiraz etmemesi esasma dayah rivayet usulü.
mezâr
kabir gösbir mezârhk a. Ölülerin gömüldüğü yer, “kabir” (bk. bu madde), medfen, makber, makbere. Arapça “mezâr” sözüne “-lık” anyapım ekinin getirilmesi ile ren oluşturulan bu yer adı Türkçede yaygın olarak kullanılmakta; y + önemli din ve…
sedd-i zerâ'i'
sedd-i zerâ'i' a. [Ar.] ftk UUl) İslâm fıkhmda, şer'an sakıncalı ete bir sonuç ortaya çıkması veya ket çıkacağı muhtemel olan durumbir larda mubah fiillerin yasaklanrek ması anlamında terim. Bu dueye rum, özellikle Mâlikî usulünde bih “edil…
resmu’l-hadîs
(öjjJI ^ufi [Ar.] Hadis biliminin dayandığı temel ^fi ilkeler ve usul özellikleri. Uleresmu’s-sahîh a. ^->.»11 ^J [Ar.] arı Sahih hadisin dayandığı temel k’te ilkeler ve usul özellikleri. âmî resûl a. (J^J [Ar.] Peygamber mda karşılığı Arap…
evrâd
Allah’a ibadet ve bu yolla yaklaşmak için belli zamanlarda yapılması gereken dua ve zikirler. Kur’ân-ı Kerîm’de müminlerin değişik zamanlarda ve tarzda Allah’ı zikretmeleri ve teşbih duası yapmaları tavsiye edilmekle beraber bu terim farkh…
Raûfiyye
Halvetiyye’nin Ramazâniyye kolu içinde Ahmed Raûfî’ye nispet edilen şube. İstanbul ve çevresindeki dergâhlar vasıtasıyla temsil edilmiş; Halvetî zikir ve seyrüsülûk usullerini kendi silsile ve irşad çevresi içinde sürdürmüştür.
aksâmü’l-Kur'ân
Kur’ân-ı Kerîmde yer alan yeminleri konu edinen tefsir usulünü inceleyen bilim dah. Allah’ın kendi adma, peygamberlere, Kur’ân-ı Kerîm’e, meleklere, kıyamet gününe, aya ve güneşe, gece ve gündüze yemin ile başlayan 17 sure yeminle başlamakt…
akâ'id
Uü) [Ar.akîde’nin ç. b.] İslâm dininin temel ilkeleri, inanılması ve öğrenilmesi zarurî olan kaideler. Kur’ân-ı Kerîm’e göre (Enbiyâ suresi, 21 / 25) bütün peygamberlerin tebliğ ettiği akaidin temelini “tevhid” inancı oluşturmuştur. Yine Ku…
amentü
amentü a [< Ar. âmene fiilinin birinci teklik şahsı. ] (İnandım, iman getirdim) İslâm dininin ve imanın esaslarını özlüce ifade eden söz: “Âmentü billahi ve melâ'iketihi ve kütübihi ve rusulihi ve’lyevmi’l-âhiri ve bi’l-kaderi hayrihi ve şe…