Ara
Menü
ذ

Vuslat

وصلة

Köken ve kullanım

i. ar.

وصلة

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Vusül, ulaşmak, erişmek, ermek
  2. tas. Hakk’a ermek, kemale ermek, olgunlaşmak; seyr ve sülüku tamamlamak. Bkz. Hicran, Vasl. Vücudiyye (وجود يه) Panteizm, “heme üst,” diyenlerin felsefi ekolü. Her şey Allah'tadır (hem me der üst) görüşünde olanların ekolüne panteizm denir. Vücudiyenin iki şekli vardır: vücudiyet-i tabiiyye (naturalist panteizm); vücudiyet-i maddiye (materyalist panteizm.)

Vuslu’l-fasl Vahdetin kesrette tecelli etmesi.

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Tasavvuf inancında, “Allah’a k ulaşarak O’nunla birlik olma durumu.” anlamında kullanılmıştır. bk. vüsûl m a vusûl a. [< Ar. vasi] tas. le Tasavvuf yolunda, sûfînin e) Hakk’a ulaşması; “fasl, fikat, ak hicrân” (bk. bu maddeler) tei- rimlerinin karşıtı. p

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Erişmek, kavuşmak, gönlün devâmlı olarak ve kıl kadar istikâmet değiştirmeyerek Allahü teâlâya bağlı kalması.

Tasavvuf yolunun âşıkları, yakınlık görünen uzaklıkla sevinmezler. Onlar uzak görünen bir yakınlık ve ayrılık görülen bir vuslat ararlar. İşin geciktirilmesine, sonraya bırakılmasına râzı olmazlar. Tembelliği, gericiliği çirkin bilirler. Kıymetli dakikaları, yaldızlı pislikler için elden kaçırmazlar. (İmâm-ı Rabbânî)

Emrine baş eğenlerin

Vuslatına erenlerin

Bülbül gibi ötenlerin

Kimse dilin bilmez imiş.

(M. Sıddîk Gümüş)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, ulaşmak, varmak demektir. Bir şeyin bir şeye ulaşması, bir şeye irtibat kurmak, sonra onda yoğunlaşmak anlamında ele alınabilir. “Allah’ın birleştirmesini emrettiğini birleştirenler…” (Râd/21) ayetindeki vuslat, bir insanın bir insana ihsanda bulunarak, onunla irtibat sağlaması anlamındadır. Allah, bir kuluna Rabbanî fetihte bulununca, kulun arzu ettiği şeylere ulaşması halinde, ona vuslata erdi denir. Muhyiddin Arabî vuslatı; kaybolanı, bulunmayanı elde etmek, diye tanımlar. Vuslat, ontolojik manada değildir. Hz. Peygamber (s) bile, Miraç Gecesinde Allah’la ontolojik manada vuslata erememiş, Allah ile arasında “Kabe kav-seyn” mesafesi kalmıştır. Peki, Allah ile birleşseydi ne olurdu? Haşa Allah olurdu… Bu da mümkün değil muhaldir. Tasavvuftaki vuslatı, bu çizilen sınırlar içinde değerlendirmekte yarar görüyoruz.

İlgili maddeler

Sözlüğe dön