Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-1163- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 409
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p></p><ol><li>Vusül, ulaşmak, erişmek, ermek</li><li>tas. Hakk’a ermek, kemale ermek, olgunlaşmak; seyr ve sülüku tamamlamak. Bkz. Hicran, Vasl. Vücudiyye (وجود يه) Panteizm, “heme üst,” diyenlerin felsefi ekolü. Her şey Allah'tadır (hem me der üst) görüşünde olanların ekolüne panteizm denir. Vücudiyenin iki şekli vardır: vücudiyet-i tabiiyye (naturalist panteizm); vücudiyet-i maddiye (materyalist panteizm.)</li></ol><p>Vuslu’l-fasl Vahdetin kesrette tecelli etmesi.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6925- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 409
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p></p><ol><li>Vusül, ulaşmak, erişmek, ermek</li><li>tas. Hakk’a ermek, kemale ermek, olgunlaşmak; seyr ve sülüku tamamlamak. Bkz. Hicran, Vasl. Vücudiyye (وجود يه) Panteizm, “heme üst,” diyenlerin felsefi ekolü. Her şey Allah'tadır (hem me der üst) görüşünde olanların ekolüne panteizm denir. Vücudiyenin iki şekli vardır: vücudiyet-i tabiiyye (naturalist panteizm); vücudiyet-i maddiye (materyalist panteizm.)</li></ol><p>Vuslu’l-fasl Vahdetin kesrette tecelli etmesi.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-2956- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 695
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Tasavvuf inancında, “Allah’a k ulaşarak O’nunla birlik olma durumu.” anlamında kullanılmıştır. bk. vüsûl m a vusûl a. [&lt; Ar. vasi] tas. le Tasavvuf yolunda, sûfînin e) Hakk’a ulaşması; “fasl, fikat, ak hicrân” (bk. bu maddeler) tei- rimlerinin karşıtı. p</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-9065- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Erişmek, kavuşmak, gönlün devâmlı olarak ve kıl kadar istikâmet değiştirmeyerek Allahü teâlâya bağlı kalması.</p><p>Tasavvuf yolunun âşıkları, yakınlık görünen uzaklıkla sevinmezler. Onlar uzak görünen bir yakınlık ve ayrılık görülen bir vuslat ararlar. İşin geciktirilmesine, sonraya bırakılmasına râzı olmazlar. Tembelliği, gericiliği çirkin bilirler. Kıymetli dakikaları, yaldızlı pislikler için elden kaçırmazlar. (İmâm-ı Rabbânî)</p><p>Emrine baş eğenlerin</p><p>Vuslatına erenlerin</p><p>Bülbül gibi ötenlerin</p><p>Kimse dilin bilmez imiş.</p><p>(M. Sıddîk Gümüş)</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-13379- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça, ulaşmak, varmak demektir. Bir şeyin bir şeye ulaşması, bir şeye irtibat kurmak, sonra onda yoğunlaşmak anlamında ele alınabilir. “Allah’ın birleştirmesini emrettiğini birleştirenler…” (Râd/21) ayetindeki vuslat, bir insanın bir insana ihsanda bulunarak, onunla irtibat sağlaması anlamındadır. Allah, bir kuluna Rabbanî fetihte bulununca, kulun arzu ettiği şeylere ulaşması halinde, ona vuslata erdi denir. Muhyiddin Arabî vuslatı; kaybolanı, bulunmayanı elde etmek, diye tanımlar. Vuslat, ontolojik manada değildir. Hz. Peygamber (s) bile, Miraç Gecesinde Allah’la ontolojik manada vuslata erememiş, Allah ile arasında “Kabe kav-seyn” mesafesi kalmıştır. Peki, Allah ile birleşseydi ne olurdu? Haşa Allah olurdu… Bu da mümkün değil muhaldir. Tasavvuftaki vuslatı, bu çizilen sınırlar içinde değerlendirmekte yarar görüyoruz.</p>
Köken ve kullanım
i. ar.
وصلة
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Vusül, ulaşmak, erişmek, ermek
- tas. Hakk’a ermek, kemale ermek, olgunlaşmak; seyr ve sülüku tamamlamak. Bkz. Hicran, Vasl. Vücudiyye (وجود يه) Panteizm, “heme üst,” diyenlerin felsefi ekolü. Her şey Allah'tadır (hem me der üst) görüşünde olanların ekolüne panteizm denir. Vücudiyenin iki şekli vardır: vücudiyet-i tabiiyye (naturalist panteizm); vücudiyet-i maddiye (materyalist panteizm.)
Vuslu’l-fasl Vahdetin kesrette tecelli etmesi.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Tasavvuf inancında, “Allah’a k ulaşarak O’nunla birlik olma durumu.” anlamında kullanılmıştır. bk. vüsûl m a vusûl a. [< Ar. vasi] tas. le Tasavvuf yolunda, sûfînin e) Hakk’a ulaşması; “fasl, fikat, ak hicrân” (bk. bu maddeler) tei- rimlerinin karşıtı. p
Dinî Terimler Sözlüğü
Erişmek, kavuşmak, gönlün devâmlı olarak ve kıl kadar istikâmet değiştirmeyerek Allahü teâlâya bağlı kalması.
Tasavvuf yolunun âşıkları, yakınlık görünen uzaklıkla sevinmezler. Onlar uzak görünen bir yakınlık ve ayrılık görülen bir vuslat ararlar. İşin geciktirilmesine, sonraya bırakılmasına râzı olmazlar. Tembelliği, gericiliği çirkin bilirler. Kıymetli dakikaları, yaldızlı pislikler için elden kaçırmazlar. (İmâm-ı Rabbânî)
Emrine baş eğenlerin
Vuslatına erenlerin
Bülbül gibi ötenlerin
Kimse dilin bilmez imiş.
(M. Sıddîk Gümüş)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, ulaşmak, varmak demektir. Bir şeyin bir şeye ulaşması, bir şeye irtibat kurmak, sonra onda yoğunlaşmak anlamında ele alınabilir. “Allah’ın birleştirmesini emrettiğini birleştirenler…” (Râd/21) ayetindeki vuslat, bir insanın bir insana ihsanda bulunarak, onunla irtibat sağlaması anlamındadır. Allah, bir kuluna Rabbanî fetihte bulununca, kulun arzu ettiği şeylere ulaşması halinde, ona vuslata erdi denir. Muhyiddin Arabî vuslatı; kaybolanı, bulunmayanı elde etmek, diye tanımlar. Vuslat, ontolojik manada değildir. Hz. Peygamber (s) bile, Miraç Gecesinde Allah’la ontolojik manada vuslata erememiş, Allah ile arasında “Kabe kav-seyn” mesafesi kalmıştır. Peki, Allah ile birleşseydi ne olurdu? Haşa Allah olurdu… Bu da mümkün değil muhaldir. Tasavvuftaki vuslatı, bu çizilen sınırlar içinde değerlendirmekte yarar görüyoruz.