Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

580 sonuç · toplam 580 · “Sıfat” · 6/25

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Semail

Huylar, ahlak, vasıflar; şekiller. tas. a Hz. Peygamber'in tasviri, ruhi ve fiziki portresi; bunu konu alan eser ve risaleler b Bazen mevcut olan bazen mevcut olmayan ve sükün halini bozmayan hafif cezbe. ء Cemal sıfatların celal sıfatlarla…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şengî

Güzel, zarif ve çevik kimse. Tasavvufî şiirde Hakk’ın maddî âlemde görünen güzellik ve nur tecellilerini anlatan bir sıfat olarak kullanılır.

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tams

Silmek, izini gidermek ve ortadan kaldırmak. Tasavvufta sâlikin beşerî sıfatlarının tecelli nuru karşısında görünmez hâle gelmesini, açıklığın ve belirginliğin silinmesini ifade eder. Terim fizikî yok oluş değil, benlik iddiasının etkisizle…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tecelli

Aşikâr olmak, açığa çıkmak, görünmek, zuhur etmek. tas. Gaybten gelen va kalpte zahir olan nurlar. Görünmeyenin (guyab) kalplerde görünür hale gelmesi. Her ilâhî ismin, tecelli ettiği yere ve yöne göre türlü türlü şekilleri vardır. İçinden,…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Telbis

( Karıştırmak, birbirine katmak. tas. a Gerçeği örtmek, ters yüz etmek, olduğundan başka türlü göstermek (cr). b Kulun Hakk'ın libâsına girmesi. Tecelli edilenin, tecelli edenin elbisesini giymesi, onun sıfatıyla zuhur etmesi. Et ile kemiğe…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Temenni

Ezeli takdiri görme. Müridin temennisi değil, emeli olur. Zira temennide nefsi, emelde sebki (takdiri) görür. Temenni nefsin, teemmül kalbin sıfatıdır (si 299). Ben ne hizmetkar ne mahdum olaydım kaşki Gelmeyeydim âleme ma'dum olaydım kaşki…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Teveccüh

Yönelme, öz alaka. tas. a Şeyhin Hakk’a, müridin mürşide yönelmesi, gönlünü ona bağlaması. b Nakşilikte muhabbet râbıtasının bir şekli. Mürit, şeyhin ruhaniyetine muhabbet yoluyla teveccüh eder, teveccüh esnasında öyle bir istiğrak (trans)…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tevhit

Birlik. tas. a Allah'ın zatını, aklen tasavvur edilen ve zihnen tahayyül edilen her şeyden tecrit etmek (cr). “Allah'ı zihninizde dilediğiniz gibi tasavvur edin, ama bilin ki bu tasavvur Allah değildir.” b Tevhit üç türlüdür: Hakk'ın Hak iç…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tevrat

5 (تورا Hz. Musa'ya verilen ilâhî kitap. tas. Sıfat isimlerin tecellisi, Hakk'ın hak olma mazharlarında zuhuru (cik 1:99).

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Umena

Emin ve güvenilir kişiler. tas. Melamet ehli. İçlerinde olandan dışlarında eser görülmeyen Melamiler (kn). İçlerine tevdi edilen ilâhî sırı ve hakikati, ehlinden başkasına kesinlikle ifşa etmediklerinden bunlara ümena denilmiştir. Melamiler…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Veladet

(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yar

Sevgili, dost. tas. a Tüm yaratıkların suretlerini oluşturan ilâhî sıfatlar. Sâlikin haline bundan daha uygun düşen bir isim yoktur. Zira kelime-i tevhidin esası budur (us). b Şuhüt âlemi, Zat-ı Hakk'ı temaşa. Yâ Rab beni erbâb-ı dile yar e…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yâr-i gâr

يا رغار) Mağara arkadaşı, samimi ve hakiki dost. Hz. Ebü Bekir'in sıfatı.

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zahir-i mümkinat

yal) 1, Mümkün varılıkların dış yüzü. 2. tas. Hakk'ın, mümkünlerin a'yân ve sıfatlarının suretinde tecelli etmesi. Buna izafi vücut, zahir-i vücut ve ilâhî vücut ismi de verilir (KI; cr). Zahit i, s. ar. (زا هد) ¢. Zühhat Dünyaya rağbet etm…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zat

Öz, bir seyin kendisi, bir şeyi o şey yapan ve öbür şeylerden ayıran, mahiyet. tas. Zat kendi kendine vardır; isim, naat ve sıfat onunla vardır. Zat olmadan bunlar olmaz. Zatı olan mutlaka müsemmâ, men'üt ve mevsuftur; örn. Kâdir isim, Kudr…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zıddeyn

İki zıt. Belli bir durumda biri varken diğerinin var olması mümkün olmayan (Hx gor). 2. Allah'ın celal ve cemal sıfatları. Gazap-rıza, ceza-af, kahr-lutf, zahir-bâtın vs. Harraz'ın şu sözü ünlüdür: “Allah'ı iki zıddı bağdaştırarak tanıdım”…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

sâdık

“Söz ve vadinde doğru olan ve her sözünü yerine getiren.” anlamında AUah’m sıfatı. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “En'âm suresi” nde çokluk biçimiyle “sâdıkûn” (sadık olanlarız) diye geçmektedir.

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ehil

CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

kelâm ilmi

kelâm ilmi a. İlk olarak öteki din, an kültür ve felsefî görüş ve düşüneği celere karşı İslâm dininin temel miresaslarmı savunmak amacıyla ile Allah’ın zatmdan, sıfatlarmdan, yanübüvvet konularmdan, evrenin yet oluşum ve sonucunun ne olacağ…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kâşif

Örten şeyi açan, sıkıntıyı gideren. Allah’ın bela ve darlığı kaldırmasını anlatan sıfat ifadelerinden biridir. Tasavvuf dilinde keşfe mazhar olan, örtülü mânaları fark eden kimse için de kâşif kelimesi kullanılır; bu ikinci kullanım ilâhî s…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

gaflet (III)

gaflet (III) a. [Ar.] Hadis biliminde, hadis toplayan kimselerin “zabt” sıfatını ortadan kaldıracak derecede kusurlu ve hatalı işlem yapmalarına verilen ad, “fartu’l-gaflet” (bk bu madde).

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

feyyâz

1. “Feyiz, bereket ve bolluk veren.” anlamında Allah’ın sıfatlarmdan biri olup Kur’ân-ı Kerîm’de pek çok ayette zikredilmiştir.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ümmî

Okuma yazma bümeyen anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de geçen bir terim (A'râf suresi, 7 /158). 2. Hz. Peygamber için kullanılan bir sıfat ve terim. Müslümanlığın ilk çıktığı dönemlerde ve Kur’ân-ı Kerîm’in nazil olmaya başladığı sıralarda “ehl-i k…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

hafi (IH)

hafi (IH) a. [Ar.] tas. Nakşibendiyye tarikatinde önemli bir aşama olan “letâ'if-i hamse”nin kalp, ruh, sır, hafi, ahfâ olarak sıralanan unsurlarmdan dördüncü vasfa verilen ad. Buradaki “hafî”lik, yani gizlilik veya kapalılık, bir sözdeki ö…

↗