ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
469 sonuç · toplam 469 · “Radî'” · 5/20
01Tuğra
Özel bir biçimi olan padişah imzası ve mührü. 2. tas. a Faaliyet halindeki âşıkın vasıflarında görülen aşkın hükümleri (11s). b Padişah gibi, şeyhler adına düzenlenen özel yazı şekli (sm 516). Şeyhin isminin tuğra şeklinde yazılması. 1 Tül-…
Vird
ç. Evrâd Günlük dualar, düzenli bir şekilde belli zamanlarda okunmak üzere ayet, hadis ve ermişlerin sözlerinden derlenmiş dualar, ahzap, hizip, ezkâr, zikir. Her tarikatin kendine özgü bir evrâdı vardır. Bu dualar günün ve gecenin belli sa…
Vukuf
Durmak, bilmek. tas. Sâlikin ısrarla, dikkat ve özenle belli hususlar üzerinde durması, onları kavramaya çabalaması. Üç vukuf: Nakşibendilere göre üç önemli vukuf vardır: Vukaf-i kalbi. Nakşbendiye'nin rabıta, zikir, murakabe, hıfz-ı nispet…
Zinde
Sag, diri, canlı. tas. a Kendisini dünyaya bağlayan bağlardan kopararak iradi olarak ölmesidir Salikin. “Ölmeden evvel ölünüz” Sözünün Zuhal ee Zh sırrına eren. b Nefsi ölü, kalbi diri olan. “Tasavvuf, Hakk'ın seni sende öldürmesi kendisiyl…
fıtrıyyât
Akim yaradılıştan sahip olduğu doğruluğu kesin fikirler ve zarurî öncülleri anlatmak için kullanılan felsefe ve mantık terimi.
arasât
Boş ve kullanılmayan arsa anlammdaki bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemekle beraber kelâm ve tefsir kaynaklarında “Kıyametin kopmasından sonra dirilecek olan insanların toplanacağı ve dünyada yaptıkları ve işledikleri amellerinden dolayı sorg…
nefs-i nâtıka
nefs-i nâtıka a. (ükü ^1 tas. İnsanı öteki canlılardan ayıran ve konuşma yetene ni gösteren nefis. nefs-i nefise a. ( tas. Kişinin zatı. nefs-i rahmânî a. (^l ^J tas. Tanrı’ya özgü ne Tanrısal güç. nefs-i radıye a. ( u^) olması.
mezâr
kabir gösbir mezârhk a. Ölülerin gömüldüğü yer, “kabir” (bk. bu madde), medfen, makber, makbere. Arapça “mezâr” sözüne “-lık” anyapım ekinin getirilmesi ile ren oluşturulan bu yer adı Türkçede yaygın olarak kullanılmakta; y + önemli din ve…
Mu'îd
Sözlük anlamı “Güvenliği sağlayan.” olan bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleriydin olup “Ölümden sonra diriltecek.” anlamında Allah’a nispet edilmektedir. “Mu'îd” adı, Allah’ın doksan dokuz ismini veren İbn Mâce ve Tirmizî rivay…
celi
C^) [Ar. ] İslâm hat (yazı) sanatmda her tarz yazının iri yazılmış biçimine verilen ad. İslâm yazı sanatının başlangıç döneminde ortaya çıkmaya başlayan “aklâm-ı sitte” (bk bu madde)nin iri olanlarma “celîl” denilmekteydi. Bunlara büyük boy…
blîs
G-Jul) [Ar. ] bk. şeytan ibn a. [Ar. ] Oğul, erkek çocuk. ibniyye a. [Ar. ] Bir kimseni oğlunun kızı. ibnülvakt a. [< Ar. ibn vakt] tas. Tasavvuf ehlinin he zamanı içinde bulunduğu anı e uygun ibadet ve taatle geçirme anlamında bir terim. i…
Berr
Q [Ar.] Sözlük anlamı “Sadakatli, vefakâr, iyiliksever” olan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın sıfatı olarak “Yarattığı kullarına karşı rahmeti ve mağfireti bol, lütfü ve ihsanı sonsuz” vasfmı ifade etmekte…
Gafûr
Sözlük anlamı, “Örtmek, gizlemek.” olan bu söz, bağışlayıcı, yarhgayan, merhamet eden sıfatlarıyla “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dandır. Bu terim, türevleriyle birlikte Kur’ân-ı Kerîm’de 230 yerde geçmektedir. Bununla birlikte A…
mürsel hadis
mürsel hadis a. bk. mürsel Mürselât suresi a. ] Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş yedinci, iniş sırasma göre otuz üçüncü suresi olup “Hümeze suresi” nden sonra ve “Kaf suresi” nden önce Mekke döneminde nazil olmuştur ve elli ayetten meydana gelmekte…
âb-ı hayvân
âb-ı hayvân a. bk. âb-ı hayât âb-ı İskender cl [< F.âb + Ar.skender] ed. Bütün mücadelesine ve arzularma rağmen ömrü boyunca aradığı ölümsüzlük suyu nu bulamayan İskender’den veya Kur’ân-ı Kerîm’deki İskender kıssasmdan ya da İskender-i Zül…
ıyâmet-nâme
ed. Tasavvuf! edebiyatta Kur’ân-ı Kerîm’in. hükümleri doğrultusunda kıyamet günü hakkında kaleme alınan eserler için kullanılan ortak ad. kız ıyâmet suresi a. [< g Ar. “Sûretü’l- Kıyamet” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş s beşinci, iniş sırasma g…
küfür, -frü
küfür, -frü a. [Ar. ] Arapçada kelime anlamı “örtmek’ olan bu söz, dinî terim olarak AUah’m varlığını ve birliğini, O’nun buy- Hıklarım vahiy yoluyla alıp in sanlara tebliğ eden peygamber tanımama, inanmama ve onun sözlerine karşı çıkma işi…
Bahâ'îlik
Ortaya koydukları görüşleri bakımından İslâmî değerleri esas almakla birlikte İslâm dairesinden uzaklaşmış bir mezhep. Önceleri İran’da “Babîlik” ile başlayan ve “Gelmesi beklenen ve yakın olan ve de Allah’ın ortaya çıkaracağı önemli bir ki…
beyân
Sözde veya işte söz konusu olan muradın ne olduğunu o konu ile ilgili söz veya davranış ile ortaya koymak anlamında kelâm terimi.
sıhah
Hadis biliminde, bir hadisin doğruluğunu, sağlamlığını ve güvenilirliğini ifade eden terim. § tam. sıhah-ı sitte a. ( ») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğ…
Mâcin
Mâcin a. (^L) [Ar. ] fık. Sözlük anlamı “Laubali davranan ve konuşan. ” olan bu söz, genellik “müftî” sözü ile birlikte kullan larak insanlara dinin yasaklar na karşı hileleri öğreten, bu yo la haramı helâl veya helali h ram gibi sunan, bil…
ifk hadisesi
ifk hadisesi a. Adını Kur’ân-ı Kerîm’de “Nâr suresi” nde geçen “ifk” sözünden alan bu terim, iftira, en kötü ve çirkin yalan anlamında kullanılmıştır. Bu yalan ve iftira, Hz. Âişe’ye “Mustalik Gazvesi” sırasmda atılmıştır. Savaş sonrasında…
Hümeze suresi
Hümeze suresi a. [< k Ar. “Sûretü’l-Hümeze” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yüz dörk. düncü, iniş sırasma göre otuz ikinci suresi olup “Kıyamet suresi” nden sonra ve ) “Mürselât suresi” nden önne ce Mekke’de nazil olmuştur ve adokuz ayetten meydana gel…
meclis (I)
meclis (I) a. [< Ar. cülûs] Belli bir amaca yönelik toplu çalışmaların yapıldığı yer. Bu tür meclisler, çalışmanın yapıldığı konulara göre adlandırılmaktadır: ilim meclisi, zikir meclisi, tartışma meclisi gibi. Ayrıca “meclis”ler, hocanın a…