Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
ifk hadisesi a. Adını Kur’ân-ı Kerîm’de “Nâr suresi” nde geçen “ifk” sözünden alan bu terim, iftira, en kötü ve çirkin yalan anlamında kullanılmıştır. Bu yalan ve iftira, Hz.
Âişe’ye “Mustalik Gazvesi” sırasmda atılmıştır. Savaş sonrasında yaşanan olayda Hz. Âişe, ordunun hareket etmesi öncesinde “def-i hâcet” etmek üzere çadırmdan ayrılır, işi bittiği sırada boynundan kolyesi düşer ve yere saçılan akikleri alacakaranlıkta el yordamıyla toplama işi uzun sürer.
Konakladıkları yere döndüğünde kafilenin ayrılmış olduğunu görür. Çaresiz beklemeye başlar. O sırada ordunun artçılarından biri olan Safvân b.
Muattal es-Sülemî son kontrol için kamp yerine geldiğinde Hz. Âişe’yi orada uyur bulur. Onu alarak kafileye yetişmek üzere yola çıkarlar.
Fakat yol çetin olduğu için biraz gecikirler. Bu gecikme hadisesi sonradan birtakım dedikoduların çıkmasına ve yayümasma sebep olur. Bu olayı duyan Hz.
Âişe çok üzülür babası Ebubekir’in evine gider. Hz. Peygamber de ayrıca derin bir üzüntüye kapılır.
Konuyu yakın çevresi ile müzakere eder; hatta Mescid-i Nebevî’de cemaatiyle değerlendirir ve onlardan bu dedikodulara ve iftiralara karşı çıkmalarmı rica eder. Dönüşünde Ebû Bekir’in evinde bulunan hanımı Hz. Âişe’ye uğrar ve onun masumiyetini ister.
Bu sırada da beklenen vahy gelmeye başlamıştır. “Nûr suresi” nin on birinci ayeti ile başlayıp yirmi altmcı ayetine kadar devam eden ayetlerde bu iftirayı atanlardan lânetle bahsedümekte, üstelik onlara inananlar da kmanmaktadır ve onların cezalandırılacakları, büyük azap görecekleri ifade edilmektedir. Bunun üzerine Hz.
Peygamber Mescid-i Nebevî’de cemaatiyle yeniden bir araya gelmiş ve bu ayetleri onlara okumuş; kötüler cezalarını bulmuş, Hz. Âişe de İlâhî beyanlar ile aklanmıştır. iflâs a.
[Ar. ] fık. Sözlük a lamı, “Malı tükenme, bozuk pa bulunmama.
” anlamında olan b söz, İslâm hukukunda bir şahs borca batık olması, borçlarm mal varlığından fazla olması d rumu için kullanılan bir terim Yine İslâm hukukuna göre h kuken bir kimsenin iflâs etm sayılabilmesi için mahkeme k rarmm bulunması gerekmekt dir. Klasik iflâs literatüründe b durum iki şekilde ifade edilm tir. Birincisi borçlarmı ödey bilme durumunda olanlar iç “cüz'î icrâ”, İkincisi için mah dan daha fazla borcu olanla “müflis” borçlu denmiş ve b durumda olanlar için de “kü icrâ” terimi kullanılmıştır.
ifrâd (I) a. [Ar. ] Hac ibade ni umre yapmadan yerine g tirme veya umresiz hac yapma ifrâd (II) a.
[Ar. ] Hadis bi minde, bir râvînin bir hadisi t başına rivayet etmesi işi.