Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
nefs-i nâtıka a. (ükü ^1 tas. İnsanı öteki canlılardan ayıran ve konuşma yetene ni gösteren nefis.
nefs-i nefise a. (<uuaj < B> tas. Kişinin zatı.
nefs-i rahmânî a. (^l ^J tas. Tanrı’ya özgü ne Tanrısal güç.
nefs-i radıye a. (<^j u tas. “Razı olan nefis.
” an mındaki bu söz, tasavv inancında her yönüyle lah’a yönelen ve O’ndan r olan nefis anlamındadır. nefs-i sâfiyye a. (ÛL» ^ tas.
bk. nefs-i kâmile nefs-i zekiyye a. (^j ^ tas.
bk. nefs-i kâmile nefsü’l-emr a. G-oV l ^) İ özü, gerçeği.
nefes a. [Ar. ] 1.
tas. Tasavv yoluna giren bir kimsenin ü rinde yoğunlaşmış olan tasavv fî hâlin giderek normale dönm si ve ruhen hafiflemesi, için ferahlanması, velîlerin himm tine mazhar olması durumr. Bektaşî tekkelerinde okun bestelenmiş İlâhiler.
nefha a. [Ar. ] Kur'â Kerîm’de geçen ve kıyame kopması, ölmüş ruhlarm ye den diriltilmesi için “sûr” ( bu madde) a yapılacak üfleyiş.
nefir a. Gü) [Ar. ] Hac ibadeti sı smda Mina’dan ayrılma du mu.
535 nemîme eği nefîy a. [Ar. ] tas.
Tasavvuf inancında, kulun fiillerinin Hakk’ın fiilleri karşısmda fani >u^) olması.
Dinî Terimler Sözlüğü
İnsanı hep kötülük ve aşağılık işler yapmaya sürükleyen nefs. Nefs-i emmâre.
İnsanın bütün kötülükleri nefs-i nâtıkada toplanmıştır. Nefs-i nâtıka hiç iyilik yapmak istemez. Hep kötülük yapmak ister. Kendisine ve başkalarına zararlı olan şeyleri ister. (Ebü'l-Hüseyin)
Nefs-i nâtıkayı zaifletecek birinci ilâç, İslâmiyet'in emir ve yasaklarına uymaktır. Haramların hepsi; dünyâ malına, mevkiine, zevklerine düşkün olmak, nefsin gıdâsıdır. Onu besler, kuvvetlendirirler. (İmâm-ı Rabbânî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, konuşan nefis anlamına gelir. Zâtında maddeden sıyrılmış, ancak, yaptığı işte, maddeye bitişik olan bir cevherdir. Feleklerin nefisleri de böyledir. Akıl’a da, nefs-i natıka denir.