Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Hümeze suresi a. [< k Ar. “Sûretü’l-Hümeze” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yüz dörk. düncü, iniş sırasma göre otuz ikinci suresi olup “Kıyamet suresi” nden sonra ve ) “Mürselât suresi” nden önne ce Mekke’de nazil olmuştur ve adokuz ayetten meydana gelmektedir. Adını baş taraftaki “Başkaolarını arkadan çekiştirip kötülen hünkâr müezzini 334 meyi huy edinen kimse.” anlamındaki “hümeze” sözünden alan bu kısa sure, dinî-ahlâkî bir öğüt niteliğini taşımaktadır.
Dinî Terimler Sözlüğü
Kur'ân-ı kerîmin yüz dördüncü sûresi.
Hümeze sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Dokuz âyet-i kerîmedir. Birinci âyet-i kerîmede geçen hümeze kelimesinden dolayı sûreye bu isim verilmiştir. Sûrede; mü'minlerin birbirlerini gıybet etmemeleri (arkalarından çekiştirmemeleri), başkalarına iyi davranmayanların Cehennem'e atılacağı bildirilmektedir. (İbn-i Abbâs, Taberî)
Allahü teâlâ Hümeze sûresinde meâlen buyuruyor ki:
Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi ve başkalarını ayıplamayı ve servet biriktirip onu saymayı âdet edinenlere yazıklar olsun. (Âyet: 1, 2)