Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Hadis biliminde, bir hadisin doğruluğunu, sağlamlığını ve güvenilirliğini ifade eden terim. § tam. sıhah-ı sitte a. (<u ^-..a) Hadislerin büyük bir kısmmı ve genellikle güvenilir olanlarını bir araya getiren altı hadis kitabı için kullanılan terim. Bu altı kitap şunlardır:
- Buhârî (öl. 256 / 869)nin el-Câmi'ü’s-sahîh adlı eseri. 2. Müslim (öl. 261 / 831) in el-Câmi'ü’s-sahîh adlı eseri. 3. Ebû Davud (öl. 275 / 888) un es-Sünen adlı eseri. Nesâ'î (öl. 303 / 915)nin Sünen adlı eseri. 5. Tirm (öl. 279 / 892)nin el-Câmi'ü sahîh adlı eseri. 6. İma Mâlik (öl. 179 / 795) in Muvatta adlı eseri. Bazı ara tırmacılar bu son eserin y rine Abdullah b. Abdurra man ed-Dârimî (öl. 255 868)nin es-Sünen adlı eser veya İbn Mâce (öl. 273 886)nin es-Sünen adh eser göstermişlerdir, bk. kütüb sitte sıhriyyet a. [Ar.\ fık. İslâ hukukunda, evlilik sonucu o şan akrabalık veya hısımlık. sıla-i rahm a. [Ar.} İslâ inançta, kan bağı veya evli sonucu oluşan akrabalık ve hısımlık bağlarını canlı tutm onlarla ilişkiyi sürdürme, on rm haklarını ve hukukunu k layıp gözetme, onlara dest olma ve yardımda bulunma, o ları sık sık ziyaret etme an mmda kullanılan terim. sır, -rrı a. [< Ar.sırr] (ç. esrâr, serâ'ir) 1. Bilinmesi ve açıklanması istenmeyen, g kalan şey, anlamında bir teri giz. 2. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim.
- Müslim (öl. 261 / 831) in el-Câmi'ü’s-sahîh adlı eseri. 3. Ebû Davud (öl. 275 / 888) un es-Sünen adlı eseri. Nesâ'î (öl. 303 / 915)nin Sünen adlı eseri. 5. Tirm (öl. 279 / 892)nin el-Câmi'ü sahîh adlı eseri. 6. İma Mâlik (öl. 179 / 795) in Muvatta adlı eseri. Bazı ara tırmacılar bu son eserin y rine Abdullah b. Abdurra man ed-Dârimî (öl. 255 868)nin es-Sünen adlı eser veya İbn Mâce (öl. 273 886)nin es-Sünen adh eser göstermişlerdir, bk. kütüb sitte sıhriyyet a. [Ar.\ fık. İslâ hukukunda, evlilik sonucu o şan akrabalık veya hısımlık. sıla-i rahm a. [Ar.} İslâ inançta, kan bağı veya evli sonucu oluşan akrabalık ve hısımlık bağlarını canlı tutm onlarla ilişkiyi sürdürme, on rm haklarını ve hukukunu k layıp gözetme, onlara dest olma ve yardımda bulunma, o ları sık sık ziyaret etme an mmda kullanılan terim. sır, -rrı a. [< Ar.sırr] (ç. esrâr, serâ'ir) 1. Bilinmesi ve açıklanması istenmeyen, g kalan şey, anlamında bir teri giz. 2. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim.
- Ebû Davud (öl. 275 / 888) un es-Sünen adlı eseri. Nesâ'î (öl. 303 / 915)nin Sünen adlı eseri. 5. Tirm (öl. 279 / 892)nin el-Câmi'ü sahîh adlı eseri. 6. İma Mâlik (öl. 179 / 795) in Muvatta adlı eseri. Bazı ara tırmacılar bu son eserin y rine Abdullah b. Abdurra man ed-Dârimî (öl. 255 868)nin es-Sünen adlı eser veya İbn Mâce (öl. 273 886)nin es-Sünen adh eser göstermişlerdir, bk. kütüb sitte sıhriyyet a. [Ar.\ fık. İslâ hukukunda, evlilik sonucu o şan akrabalık veya hısımlık. sıla-i rahm a. [Ar.} İslâ inançta, kan bağı veya evli sonucu oluşan akrabalık ve hısımlık bağlarını canlı tutm onlarla ilişkiyi sürdürme, on rm haklarını ve hukukunu k layıp gözetme, onlara dest olma ve yardımda bulunma, o ları sık sık ziyaret etme an mmda kullanılan terim. sır, -rrı a. [< Ar.sırr] (ç. esrâr, serâ'ir) 1. Bilinmesi ve açıklanması istenmeyen, g kalan şey, anlamında bir teri giz. 2. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim.
- Tirm (öl. 279 / 892)nin el-Câmi'ü sahîh adlı eseri. 6. İma Mâlik (öl. 179 / 795) in Muvatta adlı eseri. Bazı ara tırmacılar bu son eserin y rine Abdullah b. Abdurra man ed-Dârimî (öl. 255 868)nin es-Sünen adlı eser veya İbn Mâce (öl. 273 886)nin es-Sünen adh eser göstermişlerdir, bk. kütüb sitte sıhriyyet a. [Ar.\ fık. İslâ hukukunda, evlilik sonucu o şan akrabalık veya hısımlık. sıla-i rahm a. [Ar.} İslâ inançta, kan bağı veya evli sonucu oluşan akrabalık ve hısımlık bağlarını canlı tutm onlarla ilişkiyi sürdürme, on rm haklarını ve hukukunu k layıp gözetme, onlara dest olma ve yardımda bulunma, o ları sık sık ziyaret etme an mmda kullanılan terim. sır, -rrı a. [< Ar.sırr] (ç. esrâr, serâ'ir) 1. Bilinmesi ve açıklanması istenmeyen, g kalan şey, anlamında bir teri giz. 2. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim.
- İma Mâlik (öl. 179 / 795) in Muvatta adlı eseri. Bazı ara tırmacılar bu son eserin y rine Abdullah b. Abdurra man ed-Dârimî (öl. 255 868)nin es-Sünen adlı eser veya İbn Mâce (öl. 273 886)nin es-Sünen adh eser göstermişlerdir, bk. kütüb sitte sıhriyyet a. [Ar.\ fık. İslâ hukukunda, evlilik sonucu o şan akrabalık veya hısımlık. sıla-i rahm a. [Ar.} İslâ inançta, kan bağı veya evli sonucu oluşan akrabalık ve hısımlık bağlarını canlı tutm onlarla ilişkiyi sürdürme, on rm haklarını ve hukukunu k layıp gözetme, onlara dest olma ve yardımda bulunma, o ları sık sık ziyaret etme an mmda kullanılan terim. sır, -rrı a. [< Ar.sırr] (ç. esrâr, serâ'ir) 1. Bilinmesi ve açıklanması istenmeyen, g kalan şey, anlamında bir teri giz. 2. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim.
- Bilinmesi ve açıklanması istenmeyen, g kalan şey, anlamında bir teri giz. 2. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim.
- İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim.