ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
109 sonuç · toplam 109 · “tûbâ” · 2/5
01Abdülkuddûs Gengûhî
Abdülkuddûs Gengûhî (yaklaşık 1456–1537), Rudevl’de aldığı Sâbirî terbiyeyi Şâhâbâd ve Gengûh’a taşıyan; Rüşdnâme, Mektûbât-ı Kuddûsî ve Envârü’l-uyûn gibi eserleriyle Kuzey Hindistan tasavvufunun başlıca müellif şeyhlerinden biridir.
Ahmedü Bamba
Ahmedü Bamba (M'Backé – 19 Temmuz 1927, Tûbâ); Senegal'de en güçlü tarikat olan Mürîdiyye'nin kurucusu . Fransız sömürge yönetimince iki defa sürgüne gönderilmiş, iş birliğini sürekli reddetmiştir.
Ali Behçet Efendi
Ali Behçet Efendi (1727–1822), Konya ve Afyonkarahisar’daki ilmî-Mevlevî terbiyesini Bursa’da aldığı Nakşibendî, Kâdirî, Kübrevî, Çiştî ve Şüttârî icâzetleriyle birleştiren; Üsküdar Selimiye Dergâhı’nda Nakşibendî-Müceddidî irşadı, Mesnevî…
İmâm-ı Rabbânî Ahmed Sirhindî
İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Sirhindî (14 Şevval 971/26 Mayıs 1564 – 8 Safer 1034/20 Kasım 1624, Sirhind); Müceddidiyye'nin pîri ve Mektûbât müellifi. “Müceddid-i elf-i sânî” unvanıyla anılır; vahdet-i vücûdu aşıp vahdet-i şühûd u savunması asırl…
Muhammed Fâzıl İmbâkī
Muhammed Fâzıl İmbâkī (ö. 1968), Ahmedü Bamba'nın oğlu; kardeşi Muhammed Mustafa'nın ardından 1945–1968 arasında Mürîdiyye şeyhliğini yürüten ve Tûbâ'nın cami, medrese ve şehir merkezi olarak gelişmesini sağlayan halefidir.
Muhammed Mustafa İmbâkī
Muhammed Mustafa İmbâkī (ö. 1945), Ahmedü Bamba’nın büyük oğlu; 1927’de Mürîdiyye’nin başına geçen ve Tûbâ’daki büyük magal geleneğini başlatan ilk halifedir.
Osman Hulûsi Ateş
Osman Hulûsi Ateş (1914–1990), Darende’de Somuncu Baba zâviyesi çevresinde yetişen; İhramcızâde İsmail Hakkı’nın halifesi, Dîvân ve Mektûbât sahibi şair, imam-hatip ve hayır hizmetleri öncüsüdür.
İrşâdu’r-râğıbîn ve diğer risaleler
Halil Hamdi Dağıstânî · Halil Hamdi Dağıstânî’nin İrşâdu’r-râğıbîn adlı eseri Nakşibendî usulü, silsile ve Mektûbât’tan seçmeleri içerir.
Eser ve metin izi
İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak · Oku bir Fatiha ruhuna ihdâ eyle zâir Merhume Ümmü Gülsüm Hanımın bu işte mezarı Osman Hulûsî-i Darendevî, Mektûbât, s. 272. 1277 Osman Hulûsî Darendevî, Mektûbât, s. 296. Garibullah Hakkı gavs-ı a’zam Şeyh…
Mütenebbî kasidesine Arapça tahmis
Ebüssuûdzâde Şemseddin Ahmed Çelebi · Mütenebbî’nin bir kasidesinin her beytine üç mısra ekledi; çağdaş Mekke âlimi bu şiirden dinlediği parçaları olağanüstü başarılı buldu.
Sohbetlerinden ve mektuplarından derlenen üç kitap
Muhammed Murad Buhârî · Mektûbât, Risâle-i Nakşibendiyye ve Mesmûât, kendisinin kaleme aldığı eserler değil, çevresinin derlediği metinlerdir.
Tasavvufî tercüme ve şerhleri
Müstakimzâde Süleyman Sa‘deddin Efendi · Mektûbât, Vird-i Settâr, Evrâd-ı Kādirî.
Âlem
Kâinat; Allah dışında yaratılmış bütün varlıklar. Kelime ayrıca ortak bir niteliğe sahip varlıkların meydana getirdiği topluluk için kullanılır: insanlar âlemi, ruhlar âlemi ve hayvanlar âlemi gibi. Âlem, yaratıcısına işaret eden bir eser v…
Derviş
>) ç. Dervişan/Deraviş Fakir, yoksul, dilenci. Baştan beri dervişler çeşitli maksatlarla dilenmişlerdir. Hatta derviş kelimesi, dilenmek anlamına gelen derviz kelimesinden bozmadır. Kelimenin sonundaki z harfi ş'ye cevrilince derviş olmuştu…
Mektup
ع (مكتو ب) Mektubat veya Mekâtip Şeyhlerin dervişlerine, mürşitlerin müritlerine yazdıkları mektuplar (kitap, kütüp, risale, tesail) (SL 305-317). Bazen bu tür mektupların derlenmesinden büyük eserler meydana gelir. imam Rabbâni'nin ve Hz.…
Perde
) Hicap, örtü. 2. tas. Hak ile kulu arasındaki engel; âşığı maşukundan ayıran hususlar. Hak ile kul arasında kimi zülmetten (karanlık), kimi nurdan (ışık) binlerce perde vardır. Madde, menfaat, mal, mülk, nefs ve şehvet zulmani perdeler olu…
Setair
+. Perdeler, hicaplar. 2. tas, Maddi şekiller (suver-i ekvân) Bu sekiller, ilâhî isimlerin mazharlandir (x). Setr (=) Örtme, perdeleme. 2, tas. a Sâlikle muradı arasındaki perde, kulla Hak arasındaki perde (hicap), maddi (cismani, kevni) ör…
Takdis
Temizleme, arındırma, kutsama, 2. tas. a Hakk'ı, şanına yakışmayan her çeşit kusurdan mutlak olarak tenzih etmek (cr). b Kutsal kılma, kutsallaştırma. “Kaddesellâhu sırrahü,” “kuddise sirruha,” sözleri ölü veliler için Söylenir ve “Allah on…
Taba
Cennette bir ağaç; mutluluk. tas. Tübâ makamı: Hak ile üns makamı, ilâhî huzurda sükün ve huzur içinde olma (sr).
Rubûbiyyet
İlâhlık, ma'bûdluk. Ey Âdemoğulları! Bir kimse benim kazâma râzı olmaz ve benim tarafımdan gelen belâlara sabretmez, verdiğim nîmetlerime şükr etmez, ihsân ettiğim dünyâ nîmetlerine kanâat etmezse, başka bir Rab arasın. Ey Âdemoğlu! Bir kim…
Nefs (nefis)
1. Can. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Her nefs, ölümü tadıcıdır. (Âl-i İmrân sûresi: 185) 2. İnsanın kendisi, kişi, beden. İnsan ben deyince, nefsini göstermektedir. (İmâm-ı Rabbânî) 3. Hakîkat, cevher, asıl, öz. İnsanda…
Sabır
1.1.8. Sabır ve Şükür Mutasavvıfların üzerinde önemle durdukları ve eserlerinde uzunca yer ayırdıkları sabır ( ربصلا) ve şükür (ر كشلا) kavramları hemen tüm tasavvuf kaynaklarında yer alan terimlerdir.197 Serrâc, Kelâbâzî, Ebû Tâlib el- Mek…
Hurma
Nahle ağacının meyvesi. Oruçlu olan kimse hurma ile iftar etsin. Çünkü hurma bereketlidir. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî) Mü'minin sahûrunun hurma ile olması ne güzeldir. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî) Nahlenin meyvesi olan hurma yi…
Te'dîb
1.Terbiye etme, edeblendirme. (Bkz. Edeb) Kişinin çocuğunu te'dîb etmesi, sadaka vermesinden daha hayırlıdır. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî) Rabbim beni en güzel bir edeb ile te'dîb etti. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî) 2. Suçluyu cezâla…