Köken ve kullanım
i. fars.
رو يش
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
>) ç. Dervişan/Deraviş
- Fakir, yoksul, dilenci. Baştan beri dervişler çeşitli maksatlarla dilenmişlerdir. Hatta derviş kelimesi, dilenmek anlamına gelen derviz kelimesinden bozmadır. Kelimenin sonundaki z harfi ş'ye cevrilince derviş olmuştur (der: kapı; viz: dolaşan, kapıyı tutan ve döven). Saçı sakalı uzun, üstü başı perişan, derbeder dervişler şiirler ve ilahiler okuyarak kapı kapı dolaşır ve dilenirlerdi (pt xır1:520). 2. Sûfî, mutasavvıf, 3. Fakir. 4. Mürit, müntesip. Bkz. Fakir, Deryüze, Gedâ, Zuhurat, Fütuh, Sual, Dilenmek. Dervişlik dedikleri hırka ile tâc değil Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil Yünus Dervişlik özüne hâkim olmaktır Esir-i nefs olan derviş değildir Destur Aşkı rehber edip Hakk'ı bulmaktır Keşkül, teber, asa, tiğ, şiş değildir Rıza Tevfik
- Sûfî, mutasavvıf, 3. Fakir. 4. Mürit, müntesip. Bkz. Fakir, Deryüze, Gedâ, Zuhurat, Fütuh, Sual, Dilenmek. Dervişlik dedikleri hırka ile tâc değil Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil Yünus Dervişlik özüne hâkim olmaktır Esir-i nefs olan derviş değildir Destur Aşkı rehber edip Hakk'ı bulmaktır Keşkül, teber, asa, tiğ, şiş değildir Rıza Tevfik
- Fakir. 4. Mürit, müntesip. Bkz. Fakir, Deryüze, Gedâ, Zuhurat, Fütuh, Sual, Dilenmek. Dervişlik dedikleri hırka ile tâc değil Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil Yünus Dervişlik özüne hâkim olmaktır Esir-i nefs olan derviş değildir Destur Aşkı rehber edip Hakk'ı bulmaktır Keşkül, teber, asa, tiğ, şiş değildir Rıza Tevfik
- Mürit, müntesip. Bkz. Fakir, Deryüze, Gedâ, Zuhurat, Fütuh, Sual, Dilenmek. Dervişlik dedikleri hırka ile tâc değil Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil Yünus Dervişlik özüne hâkim olmaktır Esir-i nefs olan derviş değildir Destur Aşkı rehber edip Hakk'ı bulmaktır Keşkül, teber, asa, tiğ, şiş değildir Rıza Tevfik
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Yoksul, fakir ve si muhtaç kimse.
- tas. Tarikatu a- lerden birinin şeyhine bağlanai; rak dergâhta hizmet ve çile ile l gününü geçiren ermiş kişi. İyi e bir perhize giren kişi, yeme içl me, uyuma, konuşma gibi günlük ihtiyaçları en aza indirme, gününü ibadet, zikir, tefekkür ve ruhî erginliğe ulaşma gayretiyle geçirir ve murada ermek için sabırh ve tahammüllü olmak için her sıkıntıyı göze alması gerekir. Sünnî gelenekte gerçek derviş, bir hırka bir lokma felsefesine sahip olmalı, yoksulluğunu hiçbir zaman çıkar aracı olarak kullanmamalıdır. Herkese yardım eden, haksızlığa uğrasa bile engin bir hoşgörü ile bunu karşılaması gereken, dövene karşı el kaldırmaz, sövene karsı dilsiz, yetmiş iki milleti bir görür, yaradandan ötürü yaratılanı sever, gönül ehli ve Allah adamı olan bir derviş, ermiş ve ergin bir kimsedir. Mevlevîlikte ise dedelik makamma ulaşan kimseye de derviş denilmiştir. Bundan dolayı semazenler “dönen dervişler” olarak anılmış ve bu tiplemeleri ile dünyaca bilinir olmuşlardır. Ayrıca literatürde pek çok menkıbe, destan, masal ve hikâyeye konu olan bu kişiler, yüzyıllarca dinî ve sosyal hayatm önemli bir parçası olmuşlardır.