ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
160 sonuç · toplam 160 · “muhabbet” · 2/7
01Risale ve telifleri 1
Şeyh es-Seyyid Muhammed Ârif Bey · Ancak sende maddeten de cemal-i azizi görmek şeref-i mahsüsu tecelli etti. Aşk u muhabbet ceniib-ı risalet-penfıh-ı a'zamadır. Mu habbet-i aziz ona mwıl bir sefine-i himmettir.
Vücudun pertev-i nûr-ı Hudâ'dır
Odabaşı Şeyh Mustafa Fenâyî Efendi · Fenâyî'nin Hz. Peygamber'e duyduğu muhabbeti dile getiren beş beyitlik na‘tı.
Dîvân-ı İlâhiyyât ve meclis dili
Abdülahad Nûrî Sivâsî · Nûrî mahlasıyla yazılan şiirler tevhid, muhabbet ve sülûk öğretisini farklı nazım şekillerinde taşır.
Teberrük tâcı
Bir tarikatta eğitimini tamamlamış kişiye başka bir tarikat şeyhi tarafından muhabbet ve bereket niyetiyle giydirilen tâc. Esas eğitim nispetini mutlaka değiştirmez.
Ab-ı hayat
ب > ة) İ) x. Can suyu, içene ebedi hayat veren çeşme. 2. efs. Bir Ab-keş: damlası bile içildiğinde insanı ölümsüzleştiren ve ebedileştiren su. Bu suyun doğuda karanlık bir yerde bulunduğuna, Hızır ve İlyas'ın bu çeşmeden içip ölümsüzlüğün s…
Agâh
Vâkıf, muttali, müteyakkız, arif, aşina, dikkatli, haberdar, uyanık. tas. Halden anlayan, doğru yolu gösteren, maddi ve manevi olarak darda kalanların imdadına yetişen bilgin ve olgun; Hak adamı, hoşgörülü ve kalp gözü açık veli. Eski kayna…
Aşk
Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…
Etvâr-ı dil
Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…
Aynu'l-mahabbet
عين | لمحبه) Salt sevgi, öz muhabbet. tas “Allah Teala'nın kulları için sevdiğini, (istediğini, arzu ettiğini) istemek, onlar için istemediğini istememektir”. Bu haldeki sâlikte şahsi bir sevgi, tercih ve irade yoktur. Allah neyi seviyorsa…
Bahar
ر) lw) Kışla yaz arasındaki mevsim, tas. a İlim makamı. İlim ise perdedir. b Tam tersine vecd ve haleye de bahar denir; çünkü bu, perdenin açılmasıdır. c Bast hali. Eğer desem ki havalar açıldı geldi bahar Murad odur ki benimle sohbete muha…
Bahr
veya Bahir. ç. Buhür, Ebhar, Bihar. Deniz, derya, umman. 2. tas. a Hakk'ın sonsuz olan sıfat ve zat makamı ki, bütün eşya ve varlıklar bu sonsuz ummanın dalgalarıdır. b Külli varlık âlemi. Vahdet (birlik) umman, kesret (çokluk) bunun dalgal…
Bezli
طق Bir şeyhin çevresindekileri koruma ve kayırma amacıyla devlet adamları üzerinde sahip olduğu nüfuzu ve itibarı kullanması, Bezli nefs ve isâr-ı nefs Fedakârlık. Bezlü'l-muhaç En değerli şeylerin bile Hak uğruna seve seve harcanması ve Ha…
Dellal
5) Tellal, simsar, meyancı. tas. İnsanları birbirine sevdirmek ve kaynaştırmakla görevli meleklere aşk ve muhabbet tellalı denir (sr).
Don
Giysi, kıyafet, tas. Bürünmek, donanmak. Menkıbelerde bazı erenlere atfedilen, kendini başka bir varlığın görünüşüyle gösterme kerameti; örn. güvercin donuna girmek. Dost i. ves. fars, وست) 3) Yar, sevgili, arkadaş, ahbap, muhabbet ve sevgi…
Dostluk
Maddî veya mânevî bir karşılık beklemeden kurulan sevgi ve bağlılık. Tasavvuf dilinde kulun Hakk’a muhabbetini ve Hakk’ın kuluna yakınlığını anlatır; çıkar ilişkisine değil sadakat, vefa ve teslimiyete dayanır.
Erkan
ع Rükn r. Köşe, destek, dayanılan ve güvenilen temel öğeler. 2. Tarikat adabı, tasavvuf ehlinin uyması gereken usül ve kurallar. Bkz. Edep. Erkân-ı sülûk (J sl. (ا ركان r. sülûkün esasları. 2. tas. Tasavvuf yolunu tutanlara yol gösteren hus…
İstiğrâk
!) Gark olmak, batmak. tas. Sâlikin ilâhî sevginin istilası altında sevgiliyi temaşa ederken, maddi âlem ve mâsivâ hakkında hiçbir his, idrak ve şuura sahip olmaması. Bu halde bulunana müstağrak denir. Istigrak halin- deki bir sâlik, suya a…
Itap
Sitem etmek, azarlamak, kınamak. tas. a Sâlikin nefsini kınaması, kendini eleştirmesi, hesaba çekmesi. b Bazı hallerde bir hikmetten ve sebepten ötürü Hakk'ın kulunu uyarması, ona serzenişte bulunması. Birgün Rabia Hatun'u rahatsız görmüşle…
Mahabbet-i asliyye
Asli muhabbet, temel Sevgi. tas. Zatın, zatını başka şey için değil, sırf zatı için sevmesi, Diğer bütün sevgilerin kaynağı, bu sevgidir (kı).
Makam
(» (مقا Menzil, merhale, konak, mertebe. tas. a Sâlikin gösterdiği | faaliyetle ulaştığı, sıkıntılara katlanarak azimli bir şekilde gerçekleştirdiği merha- | Sâlikin makamı, bu suretle ulaştığı ve ikamet ettiği yerdir. Haller Allah'ın sâlik…
Meydan
Açık alan, görünme ve karşılaşma yeri. Tasavvuf dilinde muhabbet, zikir, vecd ve mânevî mücadelenin sahası için kullanılır. Tekke hayatında Mevlevîlikte “meydan”, dede ve dervişlerin belirli bir düzen içinde toplanıp murakabede bulunduğu me…
Rabıta
Bağ, ilişki. 2. tas. Müridin, ruhaniyetinden feyz alacağına inanarak kâmil şeyhinin suretini (şeklini) zihninde tasavvur etmesi. Müridin ilk hedefi şeyhinde fani olmaktır (fena fi’s-seyh); zira şeyhte fani olmak Allah'ta fani olmanın (fena…
Şahit
> Tanık, gören, hazır olan 2. tas. a Kalpte hazır olup daha fazla hatırlanan ve sözü edilen. “Falan ilim şahidi iledir,” demek aklı fikri hep ilimle meşguldür, zihninde sürekli ilim konuşu vardır, zihindeki Şey âdeta gözünün önündedir,” dem…
Şerbet
İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 | Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül…