وست
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Giysi, kıyafet,
- tas. Bürünmek, donanmak. Menkıbelerde bazı erenlere atfedilen, kendini başka bir varlığın görünüşüyle gösterme kerameti; örn. güvercin donuna girmek.
Dost i. ves. fars, وست) 3) Yar, sevgili, arkadaş, ahbap, muhabbet ve sevgi. Kulun Allah'ı sevmesinden önce Allah'ın ezelde kulunu sevmesi ve dost edinmesi.
Mecnun oluben yürüyem yüce dağları bürüyem
Mum oluben eriyem yanam hey dost deyi deyi
Yünus
Mescid u meyhanede hanede vu virânede
Kabe'de, puthanede çağırırım dost! Dost!
Misti
Dört kapı selamı Dostun attığı gül, düşmanın attığı taştan daha çok acı verir: Girândır âşıka erbâb-ı aşkın ta'ni Ahaftır seng-i a'da zahm-i gülden cism-i Mansur'a Hak erenlerin canları sıkıldığı ve yalnızlıktan kurtulmak istedikleri zaman “yâ Dost!” “Hak Dost!” derler; bu yakanlar, ‘dost olarak Allah kafi" anlamında kullanılır. Böyle deyince dost olan Hakk'ı ve Hak dostlarını yanlarında hazır bulurlar, Böyle zamanda “dost Allah!” anlamnda “dost Hü!” da denir; “Allah kuluna kâfi değil mi?” (Zümer Suresi, 36). Bkz. Hak. Dost'a ettiğin ahdı unutma gel gönül Dost ilerine gidelim Sakın bu virân evde vatan tutma gel gönül Dost illerine gidelim M. Hudai
Tasavvuf Sözlüğü
Kılık, kıyafet, şekil anlamında Türkçe bir kelime. Donanma, donatmak gibi sözlerin kökü budur. Bir erenin başka bir şekle girmesi, mesela güvercin gibi görünmesi “güvercin donuna girdi, güvercin donunda göründü” diye ifade edilir. “Yas donu” siyah bir elbisedir. “Her dondan baş göstermek” her şekilde görünmek anlamındadır.