ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
29 sonuç · toplam 40 · “Mürşit” · 1/2
01Mürşit
Rehber, delil, kılavuz, yol gösteren. tas. a Sırat-ı müstakimi gösteren, dalâletten önce hak yola ileten (cr). b Şeyh, veli, er, eren, pir. Mürşit merdiven gibidir, başkaları ona basa basa yükselir; mum gibidir, kendisi Yanar, ama çevresind…
Agâh
Vâkıf, muttali, müteyakkız, arif, aşina, dikkatli, haberdar, uyanık. tas. Halden anlayan, doğru yolu gösteren, maddi ve manevi olarak darda kalanların imdadına yetişen bilgin ve olgun; Hak adamı, hoşgörülü ve kalp gözü açık veli. Eski kayna…
Ahit
Ahd. Söz verme, peyman, söz alma, taahhüt etme, üstlenme. tas, a Misak, peyman, emanet, bezm-i ezel'de ve kâlübelâ'da insanların Allah'ı Rab tanıyacakları ve kendilerini onun merbübu (kul) bileceklerine dair verdikleri SÖZ, yaptıkları muahe…
Aşk u niyaz
عشق و نيا ن) Mevleviler arasında selam yerine kullanılır; örn. “Nasılsın,” diyene hal hatır sorana veya yazılan mektubun sonunda “Aşk u niyaz ederiz,” denir. Ata (1تا) x. Peder, eb, baba. 2. tas. Şeyh, mürşit, özellikle Yesevilikte ve Nakşb…
Baba
Peder, ata. tas. a Şeyh, mürşit. Baba Arslan, Baba Maçin, Baba Simmâsi, Baba Tahir Uryani ve benzeri birçok şeyh Baba unvanıyla tanınmıştır. Iki tür babalık söz konusudur; cismani babalık, yani soy ve nesep babalığı ve ruhani/manevi babalık…
Bade
ه) 5) Şarap, içki. 2. tas. a sülûkün başlangıcındaki zayıf aşk; avamda da bulunan ask (11s; ). b İlahi inayet, ilâhî aşk. Bkz. Mey. Saki getir ol badeyi kim dafi-i gamdır Saykal vur mir'ata kim pür-jeng-i elemdir Rühi Ba Huda divâne baş Bâ…
Delil
Rehber, kılavuz. tas. a Şeyh, mürşit. b Cem ayinlerinde mumları yakmakta kullanılan mum. Bu yola kim ki gittiyse delilsiz Onu şeytan kodu dinsiz imansız Gerekdir bil sana yolda kılavuz Varamazsın bu yolu kılavuzsuz Eşrefzâde
Envar-ı seba
Yedi nur. tas Halvetiye tarikatine göre, nefsin yedi mertebesinde görülen nurlar mavi, sarı, kırmızı, siyah, yeşil, beyaz, renksizdir (sme 35). Er x. Recul, erkek, mert. tas. Ricalullah ve merdan-i Huda'dan olan zat, Allah adamı, veli, ermi…
Fena
Yokluk, hiçlik. tas. Kulun fiilini görmemesi hali. Bu mertebede bulunanlar “lâ faile illallah” derler. Bkz. Beka—Fena. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Fena fi'l-kusüd Kulun kendi…
Hâce
| 45) Efendi, bey, ağa, hoca. tas. Şeyh, mürşit. Özelikle ilk Nakşi şeyhleri seyit, efendi ve şeyh gibi unvanlar yerine hâce unvanıyla anılır. Hâcegân (4 Gx ١ +) Abdulhalik Gucdüvani'ye nispet edilen tarikat.
Halife
ç. Hulefa Halef, câ-nişin, naip. tas. a Şeyhin belli bir bölgedeki müritlerine bakma, onları terbiye etme ve kendisiyle onlar arasındaki irtibatu sağlama işiyle görevlendirdiği müridi. b Müritlerin, şeyhin ölümünün ardından onun vasiyetiyle…
Hammar
() 4+) Meyhaneci. tas. a Kâmil insan, pir, Hakk’a eren mürşit. b ii Telvin makamında izzet perdesiyle perdelenen sâlik. c Hayret içinde kalan âşık. Hamuş i., s. ar. ش) +) + Hamusan a Susmak, süküt. b Süküt eden, susan. c Ölü. | tas. Killet-…
Kesret-Vahdet
(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…
Kılavuz
Rehber, mürşit, yol gösteren. tas, Şeyh. Kılavuzsuz Kâbe'ye varılmaz. Kılavuzsuz menzil alınmaz. Kılavuzsuz kuş bile uçmaz. Bu yola kim ki gittiyse delilsiz Anı şeytan kodu dinsiz imansız Gerektir bil sana yolda kılavuz Varamazsın bu yolu k…
Kevneyn
İki cihan, dünya ve ahiret, Bana sen can gereksin can gerekmez | Seni gerek seni kevneyn gerekmez Eşrefzâde Kıble i ar. (قبله) Kâbe; Kâbe yönü. 2. tas Sevgili, Hak, Hak dostu olan mürşit, | Avamın kıblesi Kâbe, havassın kıblesi gökteki arş,…
Mektup
ع (مكتو ب) Mektubat veya Mekâtip Şeyhlerin dervişlerine, mürşitlerin müritlerine yazdıkları mektuplar (kitap, kütüp, risale, tesail) (SL 305-317). Bazen bu tür mektupların derlenmesinden büyük eserler meydana gelir. imam Rabbâni'nin ve Hz.…
Mevlâ
Mevlâye, mevlânâ, efendi, şeyh, pir, mürşit, veli, Bkz. Efendi, Seyit. Mevlüt 6 (مولو: veya Mevlit ç. Mevalit (Afrika'da mulüd) Özellikle Arap âleminde Ahmed Bedevi, Desuki ve Şazili gibi ünlü süfilerin ölümlerinin yıldönümleri dolayısıyla…
Mey-i muğane
Papaz şarabı. tas, a Rabbani tecelli, b Kutsi nefesler. ¢ Kâmil mürşit (sr). Mey men'ini eyleyup şiâr ey vaiz Tuttun reh-i ta'n-i aşk-ı yâr ey vâiz Terk-i mey u mahbüb ederiz cennet için Şerh eyle ki cennette ne var ey vâiz Fuzalt
Muamele
(al (مما Amel, ibadet ve tâatle ilgili tasavvufi huslar, uygulama ve fiiliyat, Muamele ilmi; ibadet ve tâatle ilgili bilgiler, Muânaka; ar. (معا نقه) 7, Kucaklaşmak, boynuna sarılmak. tas, Süfiler karşılaştıkları zaman kucaklaşır ve öpüşürl…
Mutrip
Hanende, sazende, neşelendiren. tas, a Agâh kılan, vâkıf kılan, haberdar eden, Rabbani âlim. b Remizleri açarak ve hakikatleri açıklayarak ariflerin gönüllerini mamur hale getirmek için teşvikte bulunanlar ve feyz | ulaştıranlar. c Kâmil mü…
Mürit i ar
:. İrade ve talep eden, ehl-i irade, isteyen, arzu eden 2. tas. a İradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, iradesini kullanmayan b Kendisine semanın kapısı açılan ve isimle Hakk’a erenler arasına katılıp ona eren. c Kaynak işaretleri Basılı…
Piç-i zülf
Kıvrım kıvrım saç. tas. a İlahi müşkil (us). b Imkan mertebesi, ç Uzun saç. Sınırsız varlıklar, çokluk ve taayyünler. Saç sevgilinin, yüzünü örttüğü gibi bunlar da gerçek Bir'in yüzünü (Zatını) örter. d Celali tecelliler. Pir i fars. (5) Ya…
Rehber
Yol gösteren, kılavuz. tas. Şeyh, mürşit. Tarikate girmek isteyen adayı bu işe hazırlayan derviş. Mevlânâ dergâhında tarikatçı. Bektaşilerde tarikate girmek isteyen talibe yol gösteren ve onu babaya götüren dervişe rehber denir. Mizâna vur…
Samt
+. Killet-ı kelâm, Süküt, susmak, hamüş olmak. 2. tas. Tasavvufta süküt etmek ve bir mecburiyet olmadıkça konuşmamak, konuşunca da gerektiği kadar konuşmak esastir. Samt iki türlüdür: zahiri sükat, lisanın konuşmamasıdır; batini süküt, zihn…