Köken ve kullanım
i. fars.
جه
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
| 45)
- Efendi, bey, ağa, hoca.
- tas. Şeyh, mürşit. Özelikle ilk Nakşi şeyhleri seyit, efendi ve şeyh gibi unvanlar yerine hâce unvanıyla anılır.
Hâcegân (4 Gx ١ +) Abdulhalik Gucdüvani'ye nispet edilen tarikat.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Efendi, ağa, çelebi, seyyid, sahip. 2. Hoca, öğretmen, muallim, müderris, üstat, profesör. § tam. hâce-i âlem a. ÇİL Ulji) Hz. Muhammed. hâce-i büzurg a. (^ Ulji) Başvezir. hâce-i evvel a. (Jji Uiji.) İlk hoca, halkı bilgilendiren, eğiten kimse. hâce-i kâ'inât a. (ot£& Ulji) Hz. Muhammed.
- Hoca, öğretmen, muallim, müderris, üstat, profesör. § tam. hâce-i âlem a. ÇİL Ulji) Hz. Muhammed. hâce-i büzurg a. (^ Ulji) Başvezir. hâce-i evvel a. (Jji Uiji.) İlk hoca, halkı bilgilendiren, eğiten kimse. hâce-i kâ'inât a. (ot£& Ulji) Hz. Muhammed.
Dinî Terimler Sözlüğü
Müderris, hoca, efendi mânâsına ilim sâhibi kimselere verilen Farsça bir ünvan.
Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr buyurdu ki: Bütün iyi hâlleri ve buluşları bize verseler, fakat Ehl-i sünnet vel-cemâat îtikâdını kalbimize yerleştirmeseler, hâlimi harâb, istikbâlimi (geleceğimi) karanlık bilirim. Eğer bütün harâblıkları ve çirkinlikleri verseler ve kalbimizi Ehl-i sünnet îtikâdı ile süsleseler hiç üzülmem. (İmâm-ı Rabbânî)
Tasavvuf Sözlüğü
Farsça, hoca, âlim, bilgin demektir. Çoğulu Hâcegân veya hocagân’dır. Nakşîliğin erken dönemlerinde, Orta Asya’daki şeyhlerin bilim adamı oluşu sebebiyle, onlara hoca, hâce gibi isimler verilmiştir: Hoca Bahâeddin Nakşbend, Hoca Abdülhalık Gucdevanî, Hoca Arif Rivgirî, Hoca Yusuf Hamedanî vs. gibi. O dönemde Nakşîlik, bu sebeple Hâcegâniyye adını almıştır. Kısacası, Nakşîlik, ilim adamlarının yönettiği bir tasavvuf okuludur.