Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-6990- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 292
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>:. İrade ve talep eden, ehl-i irade, isteyen, arzu eden 2. tas. a</p><p>İradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, iradesini kullanmayan b Kendisine</p><p>semanın kapısı açılan ve isimle Hakk’a erenler arasına katılıp ona eren. c</p><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside><p>Tarikate giren ve şeyhe bağlanan, derviş, bende; efendisi olan şeyhin kulu,</p><p>Cenaze, onu yıkayan kişinin önünde nasi] iradesiz ise mürit de şeyhinin önünde o</p><p>şekilde iradesizdir. Bir kör, kendisini yeden kişiyi Uçurumun kenarında nasıl takip ederse mürit de her hususta şeyhini öyle takip eder Mürit kendi şahsi iradesini şeyhinin iradesinde yok etmiştir (fena fi’s-seyh) Onun için iradesizdir d Mürit, şeyhinin emir ve iradesini yerine getiren bir âlettir. ¢ Kendisi için Hakk'ın irade ettiğinden başka bir sey irade etmeyen, Hakk'ın iradesi önünde ve karşısında kendi iradesini hiçe Sayan, Ben bilmezem bana gereken sen hâkimsin | Meneyle verme her ne ki gerekmez sana bana Fuzüli Mürşit i ar Gr, Rehber, delil, kılavuz, Yol gösteren, 2. عم a Sırat-ı müstaki- Mi gösteren, dalâletten önce hak yola ileten (cT). b Şeyh, veli, er, eren, pir. Mürşit merdiven gibidir, başkaları ona basa basa yükselir; mum gibidir, kendisi yanar, ama çevresindekileri aydınlatır. 57 #: 4 7 di A Ş ١ 3 0 tat” 4 4 ry نح #</p><blockquote>- e e MAŞ A İŞ Ree EZME.<br>Doğru yola gittin ise er eteğin tuttun ise<br>Bir hayır da ettin ise, birine bindir az değil<br>Yünus<br>Gerekmiş talibe elbette mürşid<br>Olur pes mürşide uyan muvahhid<br>Eğer mürşide uymazsan ey tâlib<br>Olursun sen ya dehri vu ya mülhid<br>Eşrefoğlu Rümi<br>Çabuk ve kolay mürşit olunmaz:<br>Gör zâhidi kim sahib-i irşad olayım der<br>Dün mektebe vardı bugün üstad olayım der<br>Rühi</blockquote>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6545- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 292
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>:. İrade ve talep eden, ehl-i irade, isteyen, arzu eden 2. tas. a</p><p>İradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, iradesini kullanmayan b Kendisine</p><p>semanın kapısı açılan ve isimle Hakk’a erenler arasına katılıp ona eren. c</p><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside><p>Tarikate giren ve şeyhe bağlanan, derviş, bende; efendisi olan şeyhin kulu,</p><p>Cenaze, onu yıkayan kişinin önünde nasi] iradesiz ise mürit de şeyhinin önünde o</p><p>şekilde iradesizdir. Bir kör, kendisini yeden kişiyi Uçurumun kenarında nasıl takip ederse mürit de her hususta şeyhini öyle takip eder Mürit kendi şahsi iradesini şeyhinin iradesinde yok etmiştir (fena fi’s-seyh) Onun için iradesizdir d Mürit, şeyhinin emir ve iradesini yerine getiren bir âlettir. ¢ Kendisi için Hakk'ın irade ettiğinden başka bir sey irade etmeyen, Hakk'ın iradesi önünde ve karşısında kendi iradesini hiçe Sayan, Ben bilmezem bana gereken sen hâkimsin | Meneyle verme her ne ki gerekmez sana bana Fuzüli Mürşit i ar Gr, Rehber, delil, kılavuz, Yol gösteren, 2. عم a Sırat-ı müstaki- Mi gösteren, dalâletten önce hak yola ileten (cT). b Şeyh, veli, er, eren, pir. Mürşit merdiven gibidir, başkaları ona basa basa yükselir; mum gibidir, kendisi yanar, ama çevresindekileri aydınlatır. 57 #: 4 7 di A Ş ١ 3 0 tat” 4 4 ry نح #</p><blockquote>- e e MAŞ A İŞ Ree EZME.<br>Doğru yola gittin ise er eteğin tuttun ise<br>Bir hayır da ettin ise, birine bindir az değil<br>Yünus<br>Gerekmiş talibe elbette mürşid<br>Olur pes mürşide uyan muvahhid<br>Eğer mürşide uymazsan ey tâlib<br>Olursun sen ya dehri vu ya mülhid<br>Eşrefoğlu Rümi<br>Çabuk ve kolay mürşit olunmaz:<br>Gör zâhidi kim sahib-i irşad olayım der<br>Dün mektebe vardı bugün üstad olayım der<br>Rühi</blockquote>
مريد
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
:. İrade ve talep eden, ehl-i irade, isteyen, arzu eden 2. tas. a
İradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, iradesini kullanmayan b Kendisine
semanın kapısı açılan ve isimle Hakk’a erenler arasına katılıp ona eren. c
Kaynak işaretleriBasılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.
Tarikate giren ve şeyhe bağlanan, derviş, bende; efendisi olan şeyhin kulu,
Cenaze, onu yıkayan kişinin önünde nasi] iradesiz ise mürit de şeyhinin önünde o
şekilde iradesizdir. Bir kör, kendisini yeden kişiyi Uçurumun kenarında nasıl takip ederse mürit de her hususta şeyhini öyle takip eder Mürit kendi şahsi iradesini şeyhinin iradesinde yok etmiştir (fena fi’s-seyh) Onun için iradesizdir d Mürit, şeyhinin emir ve iradesini yerine getiren bir âlettir. ¢ Kendisi için Hakk'ın irade ettiğinden başka bir sey irade etmeyen, Hakk'ın iradesi önünde ve karşısında kendi iradesini hiçe Sayan, Ben bilmezem bana gereken sen hâkimsin | Meneyle verme her ne ki gerekmez sana bana Fuzüli Mürşit i ar Gr, Rehber, delil, kılavuz, Yol gösteren, 2. عم a Sırat-ı müstaki- Mi gösteren, dalâletten önce hak yola ileten (cT). b Şeyh, veli, er, eren, pir. Mürşit merdiven gibidir, başkaları ona basa basa yükselir; mum gibidir, kendisi yanar, ama çevresindekileri aydınlatır. 57 #: 4 7 di A Ş ١ 3 0 tat” 4 4 ry نح #
- e e MAŞ A İŞ Ree EZME.
Doğru yola gittin ise er eteğin tuttun ise
Bir hayır da ettin ise, birine bindir az değil
Yünus
Gerekmiş talibe elbette mürşid
Olur pes mürşide uyan muvahhid
Eğer mürşide uymazsan ey tâlib
Olursun sen ya dehri vu ya mülhid
Eşrefoğlu Rümi
Çabuk ve kolay mürşit olunmaz:
Gör zâhidi kim sahib-i irşad olayım der
Dün mektebe vardı bugün üstad olayım der
Rühi