Ara
Menü
ذ

Bade

ه

Köken ve kullanım

i. fars.

ه

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

ه) 5)

  1. Şarap, içki. 2. tas. a sülûkün başlangıcındaki zayıf aşk; avamda da bulunan ask (11s; ). b İlahi inayet, ilâhî aşk. Bkz. Mey. Saki getir ol badeyi kim dafi-i gamdır Saykal vur mir'ata kim pür-jeng-i elemdir Rühi Ba Huda divâne baş Bâ Muhammed bâ edep Bade-furuş Bade satan, hammar, meyhaneci. c Pir, Mürşit (11s). Bkz. Hammar. | Bade-i çun nâr Ateş gibi bade; ilâhî ve kutsi nefes. Bade-i elest Elest bezminde sunulan bade. İlâhî ve kutsi nefeslere de bade-i çun nâr veya bade-i gül reng adı verilir. Bade-i irfan Marifet badesi. Badi i. s. fars. (باد ى) 1. Her şeyin evveli, ilk hali; uç veren, görünen, ortaya çıkan, zuhur eden; sebep. 2. tas Tecelli, Hakk'ın zuhuru, Belli bir zamanda insanın haline göre kalbinde zuhur eden tecelli; burada meydana gelmiş olan diğer şeylerin tümünü yok eder. Bâdi bila bâdi İlksiz ilk veya tecellisiz tecelli. Bad-i debür ( (باد د بو 1. Sam yeli, muhalif rüzgâr. Sabanın tersi yönde, batıdan doğuya doğru eser; mahsüllere, bitki ve ağaçlara zarar verir. 2. tas. Nefsin arzu ve azgınlığından kaynaklanan, şer'i hükümlere aykırı düşen tutum ve davranışlara yol açan güçlü bir dürtü, savlet (TK 1:465).
  2. Her şeyin evveli, ilk hali; uç veren, görünen, ortaya çıkan, zuhur eden; sebep. 2. tas Tecelli, Hakk'ın zuhuru, Belli bir zamanda insanın haline göre kalbinde zuhur eden tecelli; burada meydana gelmiş olan diğer şeylerin tümünü yok eder. Bâdi bila bâdi İlksiz ilk veya tecellisiz tecelli. Bad-i debür ( (باد د بو 1. Sam yeli, muhalif rüzgâr. Sabanın tersi yönde, batıdan doğuya doğru eser; mahsüllere, bitki ve ağaçlara zarar verir. 2. tas. Nefsin arzu ve azgınlığından kaynaklanan, şer'i hükümlere aykırı düşen tutum ve davranışlara yol açan güçlü bir dürtü, savlet (TK 1:465).
  3. Sam yeli, muhalif rüzgâr. Sabanın tersi yönde, batıdan doğuya doğru eser; mahsüllere, bitki ve ağaçlara zarar verir. 2. tas. Nefsin arzu ve azgınlığından kaynaklanan, şer'i hükümlere aykırı düşen tutum ve davranışlara yol açan güçlü bir dürtü, savlet (TK 1:465).

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

  1. Şarap, hamr, mey, sahba.
  2. tas. İlâhî aşk, hakikat, muhabbet. Sufi inancma göre “bezm-i elesfte Allah’ın kullarma “Ben sizin rabbınız değil miyim?” sorusuna onlar, “Belâ (Evet)! Rabbımızsın!” demişler ve böylece “aşk badesi”ni içmişlerdir. Artık maddî âlemden sıyrılarak İlâhî âleme ermek ehl-i sufî için bir gaye olmuştur. § tam. bâde-i elest a. (*JI »jL) tas. Elest meclisinde sunulan İlâhî içki. ba'de zf. [Ar.] “Sonra.” anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle birlikte yeni terkipler oluşturur. § tam. ba'de’l-mevt zf. (o> Jl j^) Öldükten sonra.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Farsça şarap mânâsına geldiği gibi, kadeh anlamına da kullanılır. Divân edebiyatımızda bu kelime, daima içki, şarap, sarhoşluk veren içecek anlamında kullanılmıştır. Tasavvufî sembolizmde, bade, aşk, zevk, ilâhî sevgi gibi mânâları ifade etmiştir. Ancak, Bektaşîler bu mânânın ötesinde, gerçek anlamda da kullanmışlardır.Ne gördü badede bilmem ki oldu bâde-perest Müdîr-i meşreb-i zühhâd gördüğün gönlüm.Fuzulî

İlgili maddeler

Sözlüğe dön