ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
712 sonuç · toplam 1128 · “ilâh” · 8/30
01İyd
Bayram, şenlik, ihtifal, 2. tas. a Amellerin tekrarlanmasıyla kalbe tekrar gelen (âdet eden) tecelliler (İFM; KI). b Cem makamı (1s), İzin a zin Bu nice perhiz eyleyip savm-ı visâl etmek nedir İyd-i ekber eyleyip evliyaya vuslattir garaz 1.…
Kabiliyet
İstidat ve yetenek. Tasavvufî düşüncede varlığın ilâhî tecelliyi kabul etme imkânını ifade eder. Kabiliyet-i ûlâ İlk taayyün ve istidadın temelini oluşturan aslî kabul gücü. Zuhur kabiliyeti Bir hakikatin belirli bir varlıkta görünmesini mü…
Kad-i rast
35) I. Uzun boy, fidan boylu. 2. tas. İlâhî sevginin beşeri sevgiden önce olması (us). Bkz. Kamet, Kadirihane (« (قا د ريخا Kadiri tarikatine mensup olanların tekkesi Kad u kâmet rt, Boy bos, 2. tas, Maşukun kad u kameti vücüp ve imkân berz…
Kalp
Gönül; insanın mânevî idrak merkezi. Kelimenin kökündeki dönme ve değişme anlamı, kalbin hâlden hâle geçmesiyle ilişkilendirilir. Tasavvufî anlamı Kalp ilâhî hitabın muhatabı, marifet ve irfanın mahalli kabul edilir. Nefis terbiyesi ve ziki…
Kat'-ı esbap
Sebepleri koparıp atmak. 2. tas. Süfinin, kendisini maddi âleme bağlayan hususları terk etmesi, onlarla olan ilgisini kesmesi (sr). am لا e ği Katra (* (قطر 1. Damla, 2. tas. İlahi tecelliler; kalp; insan-ı kâmil; nokta. Ey gönül bir derde…
Kavâmi
Köstekler, engeller. tas. Tabiatın, nefsin, hevâ ve hevesin ica- | bına göre insanın hareket etmesine engel olan köstekler. Kavâmi Allah’a doğru | seyreden ve o tarafa yönelen inayet ehline gelen isim imdatlan | ve ilâhî teyitleridir (kn).…
Kebap
Tasavvuf şiirinde gönlün aşk ve tecelli ateşi içinde yanarak olgunlaşmasını anlatan mecaz. Âşık, ilâhî aşk ateşinde pişen veya kebap olan gönül şeklinde tasvir edilir.
Kelime
ÇE) ¢. Kelim veya Kelimat İnsan-ı kâmil, bir bütün olarak ilâhî kemali kendi varlığında gerçekleştiren insan. İlâhî isimlerin hepsi bu insanda tecelli ettiğinden yalnızca yeryüzünde değil, bütün kâinatta Allah'ın halifesi olmaya en layık od…
Kemal
(J (كما Erginlik, olgunluk. tas. Nefsani vasif ve sifatlardan ve bunların eserlerinden münezzeh olmak (irM). Bir türe ya zatı ya da sıfatları yönünden mukemmeliyet kazandiran sey, İlahi kemal: Allah’a özgü mutlak kemaldir. Insanlar ilâhî ke…
Kenz-i mahfi
355) Genci pinhan, gizli hazine, 2, tas. Gaybte gizli olan ahadiyet hüviyeti, Bu hüviyet en gizli şeydir (x1, SM, CT). Bir hadise göre Allah yaratma amacını “Ben bir gizli hazineydim bilinmek istedim, bilineyim diye âlemi yarattım” şeklinde…
MM
و kişide harikulade bir halin zuhur etmesi, Eğer kendisinden bu hal zuhur eden kimse amel-i salih sahibi değilse o harikulade hal istitraç adını alır. Peygamberlerden zuhur eden harikulade hallere mucize denir (cr). Keramet Hakk'ın velisine…
Kesret-Vahdet
(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…
Kevn
Cr. Oluş, olmak. 2. tas. Tüm varlıklar, kainat, âlem, kün (“ol”) emriyle oluşan varlıklar (sı. 432; İFM). Bkz, Bevn, Halvet der encümen. Kevn-i cami İnsan-ı kâmil, Kevn-u fesat Oluşum-bozulma. Kevn-u fesat âlemi Maddi âlem, Kevnu'l-futur Ha…
Kibrit-i ahmer
يت | حبر) 5S) 1. İksir. 2.tas a Marifetullah, ilâhî hakikat ve buna âşina olma, bunu yaşama. b Erenlerin sohbeti. “Yolunu sapıtanları ancak kibrit-i ahmer olan ehl-i irşat sohbeti ıslah eder”. Bkz. İksir. Erenlerin sohbeti artırır marifeti…
Kin
Öç, intikam. 2. tas. Kahhariyet sıfatının baskın durumda olması (us). Kirişme (4+, (كير veya Girişme 1. Gamze, naz, işve. 2. tas. Celali tecelli (sr). Kitab-ı cami Akıl ve ruh ibariyle insan-ı kâmil. Buna hakikati camia da denir. Kitab-ı il…
Kuds
س) 8) veya Kutsiyet Pak ve temiz olmak, arınmak. tas. Ermişlerin ilahi yönü, saf tarafı. Kuduret— Safvet i. ar. ورة - صفوة) 45) Bulanıklık-duruluk, keder-safa. tas, Dünya bağları ve dünya bağlarını koparma. Ebü Türâb Nakşebi “Süfiyi hiçbir…
Kurb-i nevafil
قرب نوا فل) Kuldan beşeri safatların gidip yerine ilahi vasıfların galmesi (TK 11:1164). Bu halde fail kul, Hak onun aletidir. Allah kendisine yakın olan kulunun gören gözü, işiten kulağı, duyan kalbi ve tutan eli olur. Dileğini ts
Kūt
Gıda ve rızık. Tasavvuf dilinde bedenin yiyeceğine karşılık kalbin ve ruhun mânevî gıdasını anlatan bir mecazdır. Âşığın kūtu ilâhî güzelliği temaşa, zikir, sohbet ve mânevî dinleyiştir. Semâ ve dinî mûsiki de kalbi uyandırdığı ölçüde ruhun…
Kül
Bütünlük, tümlük. tas. a Kul, Allah'tan başkasına az ya da çok bagimh olduğu sürece Hakk’a bütünüyle (külliyen) kul olamaz. “Sen her şeyinle ona yönelirsen o her şeyi sana yöneltir”. b Isimleri kendisinde toplayan ilâhî birlik (vahidiyet) m…
Kün
Ol, Allah bir seyi yaratacağı zaman ona “ol” (kün) der, o da oluverir |. Tasavvufta Allah'ın bu sözlü emrine kelimetu'l-hazret ve kelime-i tekvin, kün hitabi denir. Ol (Kün) dedi bir kerre var oldu cihan Olma derse mahvolur ol dem heman 5.…
Kürsi
(كرسى) Emir ve yasak alanı (iFM). “Değil kürsisiye vaiz. Arşa çıksan adam olmazsın. Kütüb-i ilahi Mücerret akıllar ve nefsler (Kı; sr). = EEE: } Ree aes La - Illa ar. ا لا) - y) Lailahe illallah kelime-i tevhidindeki la, b nefy (olumsuzluk…
Lahat
ت) yay) Esyaya sirayet eden bir hayat olup bunun mahalli nâsüttur. Saf vahdete de lâhüt denir (TK 11:1312(. Bir gülün bin hârı, bir yârın nice ağyârı var Âlem-i lahata baksın Ozge seyran isteyen Hanif Lahz i. ar (لحظ) 1. Göz ucuyla bakma, a…
Lâle
Kırmızı renkli, kadeh biçimli çiçek. Tasavvuf ve divan şiirinde sevgilinin yüzü, yanağı ve aşk yarasıyla ilişkilendirilir. İşaret değeri “Lâle” ile “Allah” kelimelerinin ebced değerinin 66 oluşu sebebiyle lâle, özellikle Osmanlı sanatında t…
Lahz
Göz ucuyla bakma, atf-ı nazar etme; gamze. tas. Kendisine | aşikâr olsun diye kalbin gaybla ilgili hususlara yönelmesi. Lahzı (bakışı) faydalı olmayanın lafzı da (Söz) faydalı olmaz. Bkz. Nazar. |