Köken ve kullanım
i. ar.
كرسى
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
(كرسى) Emir ve yasak alanı (iFM). “Değil kürsisiye vaiz. Arşa çıksan adam olmazsın. Kütüb-i ilahi Mücerret akıllar ve nefsler (Kı; sr). =
EEE:
}
Ree aes La - Illa ar. ا لا) - y) Lailahe illallah kelime-i tevhidindeki la, b nefy (olumsuzluk edatı), illa ispat içindir. “Yoktur ilâh, Al- FSB HER ee ee lah vardır ancak” gibi. La (yok) ile mâsivânın ve ağyârın ise 1 yokluğuna, illa (vardır) sözüyle de Allah'ın varlığına ا hükmedilir, Dervişler bu ibareyi okurken bu manaya ve bu: neler bale ‘glee na gore ihbarenin vurgulanarak okunmasına özel itina göspe er çe terirler. Bazı Melamilerin mezar taşlarında rastlanan la ve illa harfleri fenayı ve bekayı simgeler. Bkz. Cârüb-u la, Tasavvuf külli yakmaktır vücudun nâr-i Id ile Tasavvuf nur-i illâ ile insan olmağa derler İbrahim Ma'şüki Lâ ile nef-yi vücut etse eğer bir münkir Yine Mevlâ'ya döner kurtulamaz illâ'dan F. Kam
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Naslarda, Alm. lah’a atfedilen ve İlâhî hükümaküsûf namazı 422 ranlığı ifade eden manevî veya nesnel varlık. Kur’ân-ı Kerîm’de iki yerde geçen bu terim, özellikle “Bakara suresi” (2 / 255) nde yer almakta ve “Ayetü’l-Kürsî” (bk. bu madde) olarak bilinmektedir. Bu terimin geçtiği ikinci ayet ise “Sâd suresi” (38 / 34) nde olup Hz. Süleyman’ın tahtını ifade etmektedir.
Dinî Terimler Sözlüğü
Allahü teâlânın azameti, kudreti ve büyüklüğünü gösteren ve Arşın altında olduğu bildirilen Allahü teâlânın yarattığı en büyük varlıklardan biri.
Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:
O'nun (Allahü teâlânın) Kürsîsi, göklerden ve yerden geniştir. (Bekara sûresi: 255)
Kürsî, âlem-i halktan (madde âleminden) olup, göklerden ayrı olarak yaratıldığı için, bu altı günün dışında yaratılması lâzım gelir. Nitekim, âlem-i halktan olan su, altı günün dışında ve daha önce yaratıldı. (Ahmed Fârûkî)
Yedi kat gök, yedi kat yer, Arş ve Kürsî, var olan ne varsa hepsi, Allahü teâlânın kudretindedir; O'nun emrine boyun eğmiştir. O'ndan başka kimsenin elinde bir kuvvet yoktur. Allahü teâlânın, yaratılmışlardan hiçbir yardımcı ve ortağı yoktur. (Sâvî, Kurtubî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, kürsü, masa demektir. Fiili sıfatların cümlesinin tecellisi, ilâhî iktidarın ortaya çıkış yeri, emir, nehiy, icad ve idamın tenfiz mahalli, tafsil ve ibhamın menşei, zararve faydanın, fark ve cem’in merkezi, budur. Yine kaza ve kalemin tafsil olduğu mahal, takdir, levh-i mahfuz mahallidir. Tedvin, tasvir yeridir. “Onun kürsi’si gökleri ve yeri kapladı.” (Bakara/255)