Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-6898- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 220
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p></p><ol><li>Köstekler, engeller.</li><li>tas. Tabiatın, nefsin, hevâ ve hevesin ica- | bına göre insanın hareket etmesine engel olan köstekler. Kavâmi Allah’a doğru | seyreden ve o tarafa yönelen inayet ehline gelen isim imdatlan | ve ilâhî teyitleridir (kn). İnayet ehli kavami sayesinde aşağı âleme düşmekten korunur. |</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6286- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 220
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p></p><ol><li>Köstekler, engeller.</li><li>tas. Tabiatın, nefsin, hevâ ve hevesin ica- | bına göre insanın hareket etmesine engel olan köstekler. Kavâmi Allah’a doğru | seyreden ve o tarafa yönelen inayet ehline gelen isim imdatlan | ve ilâhî teyitleridir (kn). İnayet ehli kavami sayesinde aşağı âleme düşmekten korunur. |</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12069- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça, birine sopa ile vuran zelil kılan, kahreden anlamlarını ihtiva eden çoğul bir kelime. İnsanı zelil kılan, kahreden her şey kavamı’dır. İnsanı zelil kılan bu şeyler nefs, tabiat ve hevâdan kaynaklanır. Kişiyi bu zilletten ancak, ilâhî destek ve semavî yardım kurtarır. Bu da, Allah’a seyr durumundaki inayete hak kazanmış kişilerde olur. “Uğrumuzda cihad edenleri, bize ulaşacak yollara hidayet ederiz” (Ankebût/69) ve “Takvalı bir hayat sürdürenlere, Biz, Hakkı batıldan ayırma yeteneği veririz” (Enfâl/29) âyetleri bu tür ilâhî yardıma işaret ederler.</p>
قو ا مع
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Köstekler, engeller.
- tas. Tabiatın, nefsin, hevâ ve hevesin ica- | bına göre insanın hareket etmesine engel olan köstekler. Kavâmi Allah’a doğru | seyreden ve o tarafa yönelen inayet ehline gelen isim imdatlan | ve ilâhî teyitleridir (kn). İnayet ehli kavami sayesinde aşağı âleme düşmekten korunur. |
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, birine sopa ile vuran zelil kılan, kahreden anlamlarını ihtiva eden çoğul bir kelime. İnsanı zelil kılan, kahreden her şey kavamı’dır. İnsanı zelil kılan bu şeyler nefs, tabiat ve hevâdan kaynaklanır. Kişiyi bu zilletten ancak, ilâhî destek ve semavî yardım kurtarır. Bu da, Allah’a seyr durumundaki inayete hak kazanmış kişilerde olur. “Uğrumuzda cihad edenleri, bize ulaşacak yollara hidayet ederiz” (Ankebût/69) ve “Takvalı bir hayat sürdürenlere, Biz, Hakkı batıldan ayırma yeteneği veririz” (Enfâl/29) âyetleri bu tür ilâhî yardıma işaret ederler.