Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

550 sonuç · toplam 1014 · “Eren” · 5/23

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mebâdi

İlkler, 2. tas. Sâlikin sülükunun başlangıcında riayet etmesi lazım gelen namaz, oruç ve benzeri hususlar ve şer'i adap ki, mübtedilerin mutlaka bunlara uymaları icap eder (sr). Mebâdi'n-nihayat ( (مبا دى | لنهايا 1. Sonların ilkleri. 2. ta…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mekr

(مكر) Oyun, kandırma, hile. tas. Allah'ın, emirlerini dinlemeyen bir kuluna nimet üzerine nimet vermesi, edepsizliğine rağmen durumunu olduğu gibi bırakması ve olağanüstü hususları başarmayı ona nasip etmesi (KI; CT; İFM; Gi 1:83). Bu anlam…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Menzil

Makam, konak, durak, mertebe seyr ve sülûk esnasında varılan ve geçilen konaklama yerleri. Merâtib-i külliyye (415 تب | 5) Umümi mertebeler, genel kategoriler. tas. Varlığın külli mertebesi altıdır: zat-ı ahadiyet, hazret- i vahidiyet, müce…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mert

1, Adam. 2. tas. Er, eren, aziz, veli, Mesalik-i cevami-i esya (LA لك جو | مع Lor. Şeylerin ana yolları. 2. tas. Zat-ı kibriyayı ilim ve kudret gibi sıfatlarla değil, Kuddus, Subbuh, Selam, Âli, Hak | gibi zata delâlet eden isimlerle zikret…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

pîr

ve a [F.] tas. Sözlükte, er) “Koca, yaşlı adam, ihtiyar.” olarak tanımlanan bu söz, bir ar tarikatın kurucusu veya öncüsü m’m anlamında terim, eşanlamlısı rz” “mürşid, velî, şeyh” (bk. bu nde maddeler). şan pîr-i çarh 554 § tam. pîr-i çarh…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mir'âta hazreteyn

İki hazretin aynası, tas. Zaruret ve imkân sahaları, yani insan-ı kâmil, Mir'ât-ı hazret-i ilahiye İnsan-ı kâmil. Mir'ât-ı kevn Oluş aynası. Tek olan mutlak varlık; çünkü kevnler (oluşumlar) ve bunların vasıfları ve hükümleri ancak mutlak v…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mizan

Ölçü, terazi, tas. Insanın doğru düşünceye, isabetli söze ve güzel işe ulaşmasını ve bunları zıtlarından ayırt etmesini sağlayan esaslar. Şeriattarikat-hakikat bilgisini içeren hakiki vahdetin gölgesi olan adalet budur. Ahadi- yet-i cem ve…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Murakabe

1, Denetleme, gözetleme; dikkati belli bir noktaya toplama. 2. tas. a Kulun, ‘Hak, bütün hal ve hareketlerime vakaftir’ şeklinde bir şuur ve idrak içinde olması (cr). b Kalbi, ona zarar veren şeylerden korumak, ‘Allah her an beni görüyor, k…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Musâhip

Tarikat arkadasi, yoldas, birlikte nasip alan canlar, tarikate yeni giren müride yol gösteren ve erkân öğreten tecrübeli ve kıdemli mürit, |

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mustasvife

1. Süfi olmadığı halde süfi görünen ve geçinen; süfiliği | çıkarı için alet olarak kullanan. Süfi nefsinden fani, Hak ile baki olan kişidir. Mu- | tasavvıf, mücâhede ile süfinin derecesine ulaşmaya çalışan sâliktir. Mustasvife ise sırf mal…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mutaabbid

(متعبد) Kendini ibadete veren, fakat zaman zaman ibadetinde aksa- | malar ve gevşemeler görülen; henüz ibadetin hazzına varamamış bulunan, kendini | zorlayarak ibadetini devam ettirmeye çabalayan. Müteabbide müteşebbih-i muhik be- | Mutri

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muttaki

Takva sahibi. tas, a İnanan, usülüne uygun namaz kılan, zekat veren. b Dini görevlerin hepsini yerine getiren (cr).

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müddei

Ehli rüsum, mustasvife, davacı, iddiacı. Samimiyetsiz, sahtekâr. tas. Hal ve hareketleriyle büyük bir ermiş olduğu iddiasında bulunan kişi. Tasavvuf adabında mana ehli davaya girişmez, davalı kişinin, davasını mana ile doğrulaması beklenir.…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müfiz

Feyz veren. tas, Hz. Peygamber, Allah'ın isimleriyle hakikatlendiğinden Hakk'ın hidayet nuru onun vasıtasıyla halka ulaşır.

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mürşit

Rehber, delil, kılavuz, yol gösteren. tas. a Sırat-ı müstakimi gösteren, dalâletten önce hak yola ileten (cr). b Şeyh, veli, er, eren, pir. Mürşit merdiven gibidir, başkaları ona basa basa yükselir; mum gibidir, kendisi Yanar, ama çevresind…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mürüvvet

Adamlık, insanlık, mertlik. tas. a Din ve akıl yönünden öğülmeye değer güzel davranışların ortaya çıkmasını sağlayan nefsin bir kuvveti, ruhi yetenek (cr). b Allah için yapılan işleri gogumsamamak. c Dostların kusurlarını görmezlikten gelme…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mürit i ar

:. İrade ve talep eden, ehl-i irade, isteyen, arzu eden 2. tas. a İradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, iradesini kullanmayan b Kendisine semanın kapısı açılan ve isimle Hakk’a erenler arasına katılıp ona eren. c Kaynak işaretleri Basılı…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Marit

İrade ve talep eden, ehl-i irade, isteyen, arzu eden. tas, a İradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, iradesini kullanmayan. b Kendisine semanın kapısı açılan ve isimle Hakk’a erenler arasına katılıp ona eren. ¢ Kaynak işaretleri Basılı söz…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müteşebbih

. Benzeyen, özenen. 2. tas. Mutasavvıf olmadığı halde ya samimi olarak veya riyakâr olarak öyle görünmeye çalışan, onlara özenen. Fuka. ranın, melamet ehlinin, hizmet ehlinin ve kalenderlerin de samimi ve sahte olanları vardır. Müteşebbih-i…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muizdver

254) 1. İşçi, ücretle çalışan. 2, tas. Muamele ehli, Allah'tan ecir ve sevap almak için çalışan, böylece cehennemden kurtulup cennete girmek için çabalayan kimse, abit. Halbuki arifler, Allah emrettiği ve O'nun hakkı olduğu için ibadet eder…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nakip

Şeyhin yardımcısı olan en kıdemli mürit. Bkz. Nükeba, Allah ki mücid-i cihandır Her türlü nikabtan iyandır M. Naci Nâkus i ar. (95 b) r. Can, 2, tas. a Cem makamı. b Sâlikin tevbe edip ibadete ve zühde yönelmesini sağlayan bir uyanış (intib…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Na'leyn

İki nalin. Hak Teala Hz. Musa'ya, “Nalinlerini çıkarıp at; çünkü sen mukaddes bir yerdesin,” (Taha Suresi, 12) diye hitap etmişti. tas. a Rahmet-azap. rıza-Bazap, nimet-mahrumiyet gibi Hakk'ın zıt sıfatları (cik 4). b Kıyasın iki öncülü, Âl…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nasip

Feyz, behre, hisse, ilâhî feyz. Nasip almak El almak, bir şeyhe bağlanmak, ondan feyz almak. Nasip vermek El vermek. El ve feyz almamış kimselere nasipsiz, bi- | behre; el ve feyz alanlara nasipli denir.: Tecelliden nasib erdi kimine Kimini…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nazar

Bakmak, bakış. tas. Şeyhlerin ve ermişlerin müritlere ve sülûk ehline bakışı ki, bu bakış ruhlarına tesir ederek onlara yeni bir şekil verir; gönüllerini feyzle doldurur; ruhlarını olgunlaştırır. Bu nazarın eğitimci ve yetiştrici bir özelli…

↗