Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
ve a [F.] tas. Sözlükte, er) “Koca, yaşlı adam, ihtiyar.” olarak tanımlanan bu söz, bir ar tarikatın kurucusu veya öncüsü m’m anlamında terim, eşanlamlısı rz” “mürşid, velî, şeyh” (bk. bu nde maddeler). şan pîr-i çarh 554 § tam. pîr-i çarh a. (^^ (dönen pir) 1. tas. Tasavvuf ehli arasında “Dünya” için p kullanılan söz. 2. astr. Satürn. pîr-i çihl-sâle a. (üL- J^. ^) Kırkına gelmiş kimse, yaşlı. pîr-i dumû a. (^j^j)
- Saçları ağarmış yaşlı adam. 2. p mec. İyi ve kötü günleri olan insanı güldüren ve ağlatan hayat, dünya. pîr-i fertût a. (lytjijü) Düşkün, zayıf kimse, bunak ihtiyar. pîr-i fânî a. (^li^) 1. Pek yaşlı ve zayıf ihtiyar kimse. 2. Velîler için kullanılan terim. pîr-i Ken'ân a. (jl*£ ^) (Ken’an ilinin piri) mec. Hz. Yakub. pîr-i kühen-sâl a. (JL 5^ ^ Yaşlı, kocamış. pîr-i serendîb a. G-u-u^ ^ Hz. Âdem.
- Pek yaşlı ve zayıf ihtiyar kimse. 2. Velîler için kullanılan terim. pîr-i Ken'ân a. (jl*£ ^) (Ken’an ilinin piri) mec. Hz. Yakub. pîr-i kühen-sâl a. (JL 5^ ^ Yaşlı, kocamış. pîr-i serendîb a. G-u-u^ ^ Hz. Âdem.
- Velîler için kullanılan terim. pîr-i Ken'ân a. (jl*£ ^) (Ken’an ilinin piri) mec. Hz. Yakub. pîr-i kühen-sâl a. (JL 5^ ^ Yaşlı, kocamış. pîr-i serendîb a. G-u-u^ ^ Hz. Âdem.
Dinî Terimler Sözlüğü
1.Yaşlı, ihtiyâr.
Kimisi bezirgân, kimisi hoca,
Ecel şerbetini içmek de güç a
Kimi ak sakallı kimi pîr koca
Ne söylerler ne bir haber verirler.
(Yûnus Emre)
2. Mürşîd-i kâmil, tasavvuf yolunda rehber zât.
Pîr, Allahü teâlânın rızâsına kavuşturur. (Hâce Behâüddîn Buhârî)
Pîr, kâmil ve mükemmil ise (yetişmiş ve yetiştiren ise), sohbeti büyük nîmettir. Ve onun
bakışı devâ (ilâç) ve sözleri (sohbeti) şifâdır. Ve sohbetsiz vüsul (kavuşmak) mümkün
değildir. (Abdülhakîm Arvâsî)
Pîre bağlılıkta bozukluk olursa, yükselmek düşünülemez. (Hâce Muhammed Bâkî-billah)
Her işte pîrlerin mübârek rûhlarını vâsıta yaparak Allahü teâlâya yalvarmalı ve duâ
etmelidir. (Süleymân bin Cezâ)
Bağlı olunan pîre, zâhiren (açıkça) ve bâtınen (gizli) îtirâz etmek feyz kapısını kapatır.
(Hayderîzâde İbrâhim Fasîh Efendi)
Pîrini incitenden sen de incinmezsen, köpek senden daha iyidir. (İmâm-ı Rabbânî)
Pîrlik ve müridlik yalnız külâh giydirmekle ve babadan oğula kalmakla olmaz. Ehl-i
sünnet ve cemâat yolunu bilmek, öğretmek ve göstermekle olur. (İmâm-ı Rabbânî)
Tasavvuf Sözlüğü
Farsça, ihtiyar, yaşlı kimselere pîr denir. Tasavvuf liderine de pîr adı verilmiştir. Bu kelime üstad, mütehassıs gibi anlamları da ihtiva eder: “O, bu işin pîridir” gibi. Büyük adamlar için kullanıldığı da olmuştur. Eskiden tarikat kurucusu şeyhlere de, pîr denirdi.Heb muftekiriz himmet-i kudsiyye-i pire, Emrazına ruhun nigeh-i lütfü şifâdır.Tokadîzâde ŞekibVur pençe-i Ali’deki şemşîr aşkına, Gülbangı asmanı tutan pîr aşkına.Yahya Kemal BayatlıBu kelimenin çeşitli tâbirlerde kullanıldığını görüyoruz:Pîr aşkına: Faydasız, boş yere anlamına gelir. Bu, yemin için de kullanılır.Yutulur herze mi pîr aşkına mahrûmiyyet, Çekdi yıllarca, fakat, çekmiyor artık millet.Mehmet Akif ErsoyPîr-i tarikat: Bir tasavvuf okulunun ilk kurucusu.Pîr-i sânî: Bir tasavvuf okulunda ihya veya tecdîd yapan kişiye, ikinci pîr denir. Halvetîlerin pîr-i sânisi, Yahya Şirvânî iken, Kadirîlerinki Eşrefoğlu Rumî olmuştur.Pîr evi: Hacı Bektaş’taki ana dergâh.Pîr-i fanî: Erzel-i ömrü yaşayan, çok yaşlı kimse.Pîr-i mugan: Farsça, baş keşiş demektir. Kamil mürşid veya kutb-ı âlem yerinde kullanılan bir tâbirdir. Meyhaneci anlamına da gelen bu kelime, aşk şarabı sunan, Allah sevgisini insanlara öğretmeye çalışan mürşidler için de, kullanılmıştır.Pîr ol: Aşkolsun, bravo, aferin anlamında bir ifade.Pîr postu: Bektaşîlerde, meydanda bulunan bir makam. Burada yere serili bir post bulunurdu.Pîr ü pak: Tertemiz.Pîr-perverde: Allah tarafından yetiştirilene Hüda-perverde (uveysî), şeyh tarafından yetiştirilene de pîr- perverde denir.Pîr yoluna gitmek: Boşa ölmek demektir.