Köken ve kullanım
i. ar.
مريد
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- İrade ve talep eden, ehl-i irade, isteyen, arzu eden.
- tas, a İradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, iradesini kullanmayan. b Kendisine semanın kapısı açılan ve isimle Hakk’a erenler arasına katılıp ona eren. ¢
Tarikate giren ve şeyhe bağlanan, derviş, bende; efendisi olan şeyhin kulu.
Cenaze, onu yıkayan kişinin önünde nasıl iradesiz ise mürit de şeyhinin önünde o
şekilde iradesizdir. Bir kör, kendisini yeden kişiyi uçurumun kenarında nasıl ta-
kip ederse mürit de her hususta şeyhini öyle takip eder. Mürit kendi şahsi
iradesini şeyhinin iradesinde yok etmiştir (fena Ji'ş-şeyh). Onun için iradesizdir. d
Mürit, şeyhinin emir ve iradesini yerine getiren bir âlettir. e Kendisi için Hakk'ın
irade ettiğinden başka bir şey irade etmeyen, Hakk'ın iradesi önünde ve karşısın-
da kendi iradesini hiçe sayan.
Ben bilmezem bana gereken sen hâkimsin
Meneyle verme her ne ki gerekmez sana bana
Fuzüli