Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-6992- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 294
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p></p><ol><li>İrade ve talep eden, ehl-i irade, isteyen, arzu eden.</li><li>tas, a İradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, iradesini kullanmayan. b Kendisine semanın kapısı açılan ve isimle Hakk’a erenler arasına katılıp ona eren. ¢</li></ol><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside><p>Tarikate giren ve şeyhe bağlanan, derviş, bende; efendisi olan şeyhin kulu.</p><p>Cenaze, onu yıkayan kişinin önünde nasıl iradesiz ise mürit de şeyhinin önünde o</p><p>şekilde iradesizdir. Bir kör, kendisini yeden kişiyi uçurumun kenarında nasıl ta-</p><p>kip ederse mürit de her hususta şeyhini öyle takip eder. Mürit kendi şahsi</p><p>iradesini şeyhinin iradesinde yok etmiştir (fena Ji'ş-şeyh). Onun için iradesizdir. d</p><p>Mürit, şeyhinin emir ve iradesini yerine getiren bir âlettir. e Kendisi için Hakk'ın</p><p>irade ettiğinden başka bir şey irade etmeyen, Hakk'ın iradesi önünde ve karşısın-</p><p>da kendi iradesini hiçe sayan.</p><blockquote>Ben bilmezem bana gereken sen hâkimsin<br>Meneyle verme her ne ki gerekmez sana bana<br>Fuzüli</blockquote>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6556- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 294
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p></p><ol><li>İrade ve talep eden, ehl-i irade, isteyen, arzu eden.</li><li>tas, a İradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, iradesini kullanmayan. b Kendisine semanın kapısı açılan ve isimle Hakk’a erenler arasına katılıp ona eren. ¢</li></ol><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside><p>Tarikate giren ve şeyhe bağlanan, derviş, bende; efendisi olan şeyhin kulu.</p><p>Cenaze, onu yıkayan kişinin önünde nasıl iradesiz ise mürit de şeyhinin önünde o</p><p>şekilde iradesizdir. Bir kör, kendisini yeden kişiyi uçurumun kenarında nasıl ta-</p><p>kip ederse mürit de her hususta şeyhini öyle takip eder. Mürit kendi şahsi</p><p>iradesini şeyhinin iradesinde yok etmiştir (fena Ji'ş-şeyh). Onun için iradesizdir. d</p><p>Mürit, şeyhinin emir ve iradesini yerine getiren bir âlettir. e Kendisi için Hakk'ın</p><p>irade ettiğinden başka bir şey irade etmeyen, Hakk'ın iradesi önünde ve karşısın-</p><p>da kendi iradesini hiçe sayan.</p><blockquote>Ben bilmezem bana gereken sen hâkimsin<br>Meneyle verme her ne ki gerekmez sana bana<br>Fuzüli</blockquote>
Köken ve kullanım
i. ar.
مريد
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- İrade ve talep eden, ehl-i irade, isteyen, arzu eden.
- tas, a İradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, iradesini kullanmayan. b Kendisine semanın kapısı açılan ve isimle Hakk’a erenler arasına katılıp ona eren. ¢
Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.
Tarikate giren ve şeyhe bağlanan, derviş, bende; efendisi olan şeyhin kulu.
Cenaze, onu yıkayan kişinin önünde nasıl iradesiz ise mürit de şeyhinin önünde o
şekilde iradesizdir. Bir kör, kendisini yeden kişiyi uçurumun kenarında nasıl ta-
kip ederse mürit de her hususta şeyhini öyle takip eder. Mürit kendi şahsi
iradesini şeyhinin iradesinde yok etmiştir (fena Ji'ş-şeyh). Onun için iradesizdir. d
Mürit, şeyhinin emir ve iradesini yerine getiren bir âlettir. e Kendisi için Hakk'ın
irade ettiğinden başka bir şey irade etmeyen, Hakk'ın iradesi önünde ve karşısın-
da kendi iradesini hiçe sayan.
Ben bilmezem bana gereken sen hâkimsin
Meneyle verme her ne ki gerekmez sana bana
Fuzüli