Ara
Menü
ذ

Müddei

مدعى

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-838
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
287
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p></p><ol><li>Ehli rüsum, mustasvife, davacı, iddiacı. Samimiyetsiz, sahtekâr.</li><li>tas. Hal ve hareketleriyle büyük bir ermiş olduğu iddiasında bulunan kişi. Tasavvuf adabında mana ehli davaya girişmez, davalı kişinin, davasını mana ile doğrulaması beklenir. Sûfî olmadığı halde sûfî olduğunu iddia eden, kendisinde velilerin hal ve hakikati bulunmadığı halde kendisini evliyadan ve erenlerden gösteren; sahtekâr. “Günahkâr müddeiden daha hayırlıdır” (sr 485, 18, 23; sr; ATE 784). Bkz. Dava, Müteşebbih, Mustasvif.</li></ol><blockquote>Şol ki can vermez bu yolda pes niçin cânân diler<br>Müdde'idir ko onu kim dostu o yalan diler<br>Esrefzade<br>Müeddip.د ar. Edep, erkan öğreten.<br>Müferret 5. ar. (مفرد) Fert (tek) hale getirilmiş. Sadece Hakk'ı zikreden veliler, efrât<br>denilen veliler. Bkz. Efrat.<br>Müferric-i ahzân (| (ممفرج احز I. Uzüntüyü açan, kaderi defeden. 2. tas. Kadere<br>iman (kı). Kadere iman eden kaderden emin olur; buna müferric-i kulab da denir.</blockquote>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6523
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
287
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p></p><ol><li>Ehli rüsum, mustasvife, davacı, iddiacı. Samimiyetsiz, sahtekâr.</li><li>tas. Hal ve hareketleriyle büyük bir ermiş olduğu iddiasında bulunan kişi. Tasavvuf adabında mana ehli davaya girişmez, davalı kişinin, davasını mana ile doğrulaması beklenir. Sûfî olmadığı halde sûfî olduğunu iddia eden, kendisinde velilerin hal ve hakikati bulunmadığı halde kendisini evliyadan ve erenlerden gösteren; sahtekâr. “Günahkâr müddeiden daha hayırlıdır” (sr 485, 18, 23; sr; ATE 784). Bkz. Dava, Müteşebbih, Mustasvif.</li></ol><blockquote>Şol ki can vermez bu yolda pes niçin cânân diler<br>Müdde'idir ko onu kim dostu o yalan diler<br>Esrefzade<br>Müeddip.د ar. Edep, erkan öğreten.<br>Müferret 5. ar. (مفرد) Fert (tek) hale getirilmiş. Sadece Hakk'ı zikreden veliler, efrât<br>denilen veliler. Bkz. Efrat.<br>Müferric-i ahzân (| (ممفرج احز I. Uzüntüyü açan, kaderi defeden. 2. tas. Kadere<br>iman (kı). Kadere iman eden kaderden emin olur; buna müferric-i kulab da denir.</blockquote>

Köken ve kullanım

s. ar.

مدعى

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Ehli rüsum, mustasvife, davacı, iddiacı. Samimiyetsiz, sahtekâr.
  2. tas. Hal ve hareketleriyle büyük bir ermiş olduğu iddiasında bulunan kişi. Tasavvuf adabında mana ehli davaya girişmez, davalı kişinin, davasını mana ile doğrulaması beklenir. Sûfî olmadığı halde sûfî olduğunu iddia eden, kendisinde velilerin hal ve hakikati bulunmadığı halde kendisini evliyadan ve erenlerden gösteren; sahtekâr. “Günahkâr müddeiden daha hayırlıdır” (sr 485, 18, 23; sr; ATE 784). Bkz. Dava, Müteşebbih, Mustasvif.
Şol ki can vermez bu yolda pes niçin cânân diler
Müdde'idir ko onu kim dostu o yalan diler
Esrefzade
Müeddip.د ar. Edep, erkan öğreten.
Müferret 5. ar. (مفرد) Fert (tek) hale getirilmiş. Sadece Hakk'ı zikreden veliler, efrât
denilen veliler. Bkz. Efrat.
Müferric-i ahzân (| (ممفرج احز I. Uzüntüyü açan, kaderi defeden. 2. tas. Kadere
iman (kı). Kadere iman eden kaderden emin olur; buna müferric-i kulab da denir.

İlgili maddeler

Sözlüğe dön ←