ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
2 sonuç · “Müddei”
01Müddei
Ehli rüsum, mustasvife, davacı, iddiacı. Samimiyetsiz, sahtekâr. tas. Hal ve hareketleriyle büyük bir ermiş olduğu iddiasında bulunan kişi. Tasavvuf adabında mana ehli davaya girişmez, davalı kişinin, davasını mana ile doğrulaması beklenir. Sûfî olmadığı halde sûfî olduğunu iddia eden, kendisinde velilerin hal ve hakikati bulunmadığı halde kendisini evliyadan ve erenlerden gösteren; sahtekâr. “Günahkâr müddeiden daha hayırlıdır” (sr 485, 18, 23; sr; ATE 784). Bkz. Dava, Müteşebbih, Mustasvif. Şol ki can vermez bu yolda pes niçin cânân diler Müdde'idir ko onu kim dostu o yalan diler Esrefzade Müeddip.د ar. Edep, erkan öğreten. Müferret 5. ar. (مفرد) Fert (tek) hale getirilmiş. Sadece Hakk'ı zikreden veliler, efrât denilen veliler. Bkz. Efrat. Müferric-i ahzân (| (ممفرج احز I. Uzüntüyü açan, kaderi defeden. 2. tas. Kadere iman (kı). Kadere iman eden kaderden emin olur; buna müferric-i kulab da denir.
Sayfalar 201–207
Muzaffer Ozak Külliyatı · Mustafa müctebaya gönül veren o hakkın sevgilisini, her şeyinden, malından, canından, anasından, babasından, evlâdından ziyade seven mü'minler, sâdıklar, âşıklar, Allahın Resûlünün