ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1055 sonuç · toplam 2366 · “şer'î” · 5/44
01Gülhan
) Hamam ocağı, külhan. tas. Beden, nefs zindanı, dünya ve dünya dağdağası (sr). Serir-i külhan olanlar sarayı neyler Palas-ı aşkı giyenler kabayı neyler Seydi
Hakikat
Gerçek; var olduğu kesin ve açık olarak bilinen şey, bir şeyi a Hakka'l-yakin o şey yapan husus, mahiyet. 2. tas. a Hakk'ın sâlikten vasıflarını alarak yerine kendi vasıflarını koyması (ittisaf bi-evsafillâh). Zira kul ile kulda ve kuldan f…
Hakka'l-yakin
حق | ليقين) a Bir şeyi tadarak ve yaşayarak öğrenmek. b Kesin ve apaçık bilgi. tas. a Hakk'ın ayn-ı cem-i ahadiyet makamında kendi hakikatini temaşa etmesi (kı). Hakk'ın kendisinden başka kimsenin bilmediği kendi öz hakikatini, yalnızca ken…
Harâbât
1, Harap yerler, viraneler. 2. mec. Meyhane. 3. tas. a Tekke, b Gönül. e Beşeri vücudu ve bedeni tahrip (ifna) etme, maddi mevcudiyetten fani Nefsani arzuları tahrip, süfli duyguları imha, hayvani eğilimleri harap et- mek; kötü huyları yıkm…
inşân
“Beşer, insan topluluğu. ” anlamında olan “ins” sözünden gelen bu terim, erkek veya dişi bu türün her ferdi için kullanılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de altmış beş yerde aynı anlamda kullanılan bu söz, varlık olarak bütün yön leriyle ifade edil…
Heybet
Saygıya dayanan korku, azamet. 2. tas. Havf ve kabz halinin üstündeki hal. Heybet gaybeti gerektirir. Nitekim üns de sahvı gerektirir (cr). Hakk’a yakın olmanın meydana getirdiği endişe hissi (sL 96). Her hayib gâibtir. Heybet az veya çok k…
Hıfz-ı ahd
7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…
Hikâye
O Öykü. tas. Menkıbe, kıssa, velilerin faziletleri, ahlakları ve kerametleri konusundaki fıkralar. Serrâc Luma'da süfilerin menkıbelerine hikâye adını verir. Hücvri'de geçen Hikâyât-ı Irakıyân isimli eser, Irak süfilerinin menkıbeleri hakkı…
Hikmet
a Felsefe. b Düşünme melekesinin itidal halinde olması. c Uygulamayla birlikte olan bilgi, tecrübeyle kazanılan doğru bilgi. 4 Hakka uygun düşen söz. e Söz ve davranıştaki isabet. Her şeyin en mükemmeli. g Olanı olduğu gibi bilmek. Hikmet A…
Hil'at
Padişahlar ve diğer büyük devlet adamları tarafından giydirilen bir onur giysisi. Giydirenin giyene olan ilgi ve itibarının bir simgesidir. 2. tas. İlahi lütuflar, Hakk'ın sâlike olan ihsanı. | Hizip Hil'atı ubüdiyet Kulluk hil'atı. Allah'ı…
Hilm
Yumuşak huylu olmak. tas. Ofke ve hiddet zamanında gösteri- | len sükunet, hiddet gerektiren halde sakin ve serinkanlı olmak. Haksızlık yapana karşılık vermeyi ertelemek (cr). Tahammüllü ve hazımlı olma, öfkeyi yutma, halkın eza ve cefasına…
Hubb-i dünya
د نيا) or. Dünya sevgisi ve hırsı. tas. Zahit ve süfiler dünyayı ve maddeyi Allah'ın düşmanı sayar. Onu sevmenin dostun düşmanını sevmek anlamına geleceğini vurgularlar (Gi 11:197). “Her türlü günahın kaynağı dünya sevgisidir,” “dünya bir l…
Hum-i aşk
Aşk şarabının küpü. tas. a Aşkın heyecanıyla şaşkın, çılgın ve bitap bir halde kalan âşıkın kalbi. b Yesevilerin tefeül ettikleri bir küp (Hc 91-94; TEİM 31) Bkz. Fal. (sr). Sûfî arayıp gezme beyhüde mesâcidde Feyzin eseri şimdi humhânede k…
Icabet
Cevaplama, kabul etme, davete olumlu cevap verme. tas. Kulun hak ile olan ahd ve peymanı. Hak ile sohbet iki kelimeyle özetlenir: İcâbet ve istikâmet. Icabet ahittir, istikamet ahde vefa etmektir. Icabet şeriattır, istikamet hakikattir (sr)…
İcâzetnâme
Bir kimseye belirli bir ilmi öğretme, eseri rivayet etme veya tarikatta irşad ve hilâfet görevini yürütme yetkisinin verildiğini gösteren yazılı belge. Tarikat icâzetnâmelerinde yetkiyi veren şeyh, icâzet alan kişi, silsile, izin verilen zi…
Ilham
I) Bildirmek, haber vermek. tas. a Feyz yoluyla kalbe gelen özel bir anlam ve bilgi. Düşünmekle kazanılan bir bilgi değildir. b Kalbe konulan iyilik hissi, hayır duygusu. İlhamın kaynağı ya Allah ya da melektir. Veliler ilhamı, peygamberler…
İlme'l-yakin
علم | ليقين) Bilgiye ve delile dayanan kesin bilgi ).دع Zahiri ilimler, şer'i hükümler hakkındaki kesin bilgiler. Keşf halinde hakikat nurunun tecelli etmesi de ilme'l-yakindir. Bkz. Ayne’l-yakin, Hakka’l-yakin, Yakin.
Isar
Fedakârlık, başkalarının hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden önde tutma. 2. tas. Bir insanın, fayda sağlama ve zarardan korunma | konusunda kendisinden çok başkalarını, özellikle dostlarını ve din kardeşlerini düşünmesi ( 122,…
İstiğnâ
!) Zengin olmak, zenginlik istemek, ihtiyaç duymamak, tenezzül etmemek. tas. Allah'la istiğna: Sâlikin Allah'ın kendisine kâfi olduğuna inanarak ondan başkasına ihtiyaç duymaması ve tenezzül etmemesi. İstiğnabillah ile iftikârbillah birbiri…
Istisfa
|) Şefaat istemek, bir isin görülmesi için birinin aracı (vasıta, vesile) olmasını istemek. tas. Tarikat ehlinin yatırlardan ve ermişlerin ruhlarından Allah katında şefâatçi ve aracı olmalarını istemeleri. Hz. Peygamber'in ruhunun Allah kat…
Istiva
(استواء) 7, Müsavi olma; kasdetme; doğrulama; hâkim olma, kaplama, kurulma. 2. tas. İstiva olunan şey üzerinde (müsteva aleyh) zuhur ve tecelli etmek. Hak istiva eden (müstevi) arş istiva edilendir. İki türlü istiva vardır: ilahi istiva ve…
Kad-i rast
35) I. Uzun boy, fidan boylu. 2. tas. İlâhî sevginin beşeri sevgiden önce olması (us). Bkz. Kamet, Kadirihane (« (قا د ريخا Kadiri tarikatine mensup olanların tekkesi Kad u kâmet rt, Boy bos, 2. tas, Maşukun kad u kameti vücüp ve imkân berz…
Kahr
Ezmek, mahvetmek, perişan etmek. tas. Hakk'ın yardımıyla nefsi ezmek, arzularını kırmak ve dingizlemek. Bazı veliler kahr, bazıları lütuf sıfatına mazhar olur. Birincisi vahada sahra hayatı; ikincisi sahrada vaha hayatı yaşar. Büyük süfiler…
Kalem
(قلم) Ayrıntılı ilim. Mürekkep halinde bulunduğu sürece ilim özet (mücmel) haldedir. Mürekkep kaleme geçince ilim ayrıntılı (mufassal) hale gelir. | Mürekkep halindeyken özet olan bilgiler yazıya dökülünce ayrıntılı hale gelir. Nitekim nutf…