ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
262 sonuç · toplam 297 · “mertebe” · 3/11
01Envar-ı seba
Yedi nur. tas Halvetiye tarikatine göre, nefsin yedi mertebesinde görülen nurlar mavi, sarı, kırmızı, siyah, yeşil, beyaz, renksizdir (sme 35). Er x. Recul, erkek, mert. tas. Ricalullah ve merdan-i Huda'dan olan zat, Allah adamı, veli, ermi…
Esma-Müsemma
İsim-İsimlendirilen. 2. İsimden isimlendirilene gitmek, Allah'ın isimlerini zikrederek Allah’a ermek. Esma çekmek Esma zikri. Bkz. Zikir, Esma-i hüsna Allah'ın güzel adları. Süfiler bu isimleri zikir olarak okurlar. Bu isimleri açıklamak iç…
Farku’l-cem
فرق | لجبع) Belli mertebelerde tecelli eden Bir'in çokluk haline gelmesi. Bu mertebelerdeki zuhura zat-ı ahadiyetin şuunu adı verilir. Gerçekte bu şuun salt itibari bir şey olup gerçekleşmesi söz konusu değildir. Yalnızca Bir'in, suretiyle…
Fena
Yokluk, hiçlik. tas. Kulun fiilini görmemesi hali. Bu mertebede bulunanlar “lâ faile illallah” derler. Bkz. Beka—Fena. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Fena fi'l-kusüd Kulun kendi…
Feth
Açmak, açılmak, açılış. 2. tas. a Sâlike zuhur eden kemal halleri. Bu haller onun çeşitli menzillere ulaşmasını ve üstün makamlara yükselmesini sağlar. Nefsteki feth tam bir ilim, ruhtaki feth marifet verir. Ber şeyin fetholmasına “kalp müş…
Feyz-i akdes
فيض | قد س) En kutsal feyz. tas. Önce ilim, sonra ayn mertebesinde şeylerin ve istidatlarının var olmasını gerektiren zat-ı hubbi tecelli (ct; iru 49). Halkın istidadına vâbestedir âsâr-ı feyz Ebr-i nisandan sadef dürdâne, ef'i sim kapar Be…
Fitâm
G (فطا Sütten kesme, süt emmekten kesilme. tas. Bir müridin veya halifenin sülükunu tamamlaması, bağımsız olarak hareket etmesi; ihtiyaç duydugu bilgileri feyz ve fetih yoluyla Allah'tan alma mertebesine ulaşması. Vaktinden evvel çocuğu süt…
Fuzül
(J (فضو Zaruret ve hâcet mertebesinde bulunmayan mal, eşya ve hatta lüzumsuz eylem ve davranışlar (fuzüliyat) (IK 1 312). Bir hırka, bir lokmanın dışında kalan şeyler fuzülidir. Bkz. Hâcet.
Gark
Batma. tas. Fark makamından geçip cem mertebesinde müstağrak olmak. Sâlikin vahdet deryasında batması. Üç derecesi vardır: ilmin halde batması, işaretin keşfte mahvolması, tecellilerin cem halinde yok olması. Gark-ı deryayım gerçi kateyim H…
Gasy
Kendinden geçmek. 2. tas. Dini his ve heyecan içinde kalan ve ilâhî tecellilere mazhar olan sâlikin kendinden geçmesi, ruhunu latif ve lâhüti bir perdenin bürümesi. Gavsi. ar. ( (غو 1. Sığınma, iltica etme. 2. tas. Kendisine sığınıldığı zam…
Gayb erenler
غيب!> « نلر) Göze görünmeyen veliler, Ricalw’l-gayb, malü'-gayb. Üçler, yediler, kırklar, abdallar gibi bazı veliler vardır ki, gâibtirler; göze görünmezler, kısa zamanda uzun mesafeler katettiklerine inanılır. Bkz. Tayy-i mekân, Tayy-i zam…
Halvethane
Sâlikin tek başına ibadet ettiği yer, inzivaya çekildiği köşe, çilehane. Tekkelerin ve bazı mescitlerin çevresinde yapılan kapalı, karanlık ve daracık hücre ve odalar. 2. Velayet makamındaki kemal halleri. Sâlikin Hak'la Hak olduğu makam, s…
Hat
Ayva tüyü, delikanlının yüzündeki sakal. tas. a Gayb âlemi. b Varlık mertebelerinin en yakını olan âlem-i ervahın taayyünatına işaret c Mücerret ruhlar âleminden ibaret olan kibriya âlemi (sr). Hatt u hâlin iki böldü bu cihânın halkını Biri…
Hayme
Çadır, otağ. tas. a Bârgâh-ı Zat-ı ahadiyet, hicap mertebesi, b Varlık âlemi (sr).
Hayret
Şaşmak, şaşırmak. 2. tas. Kalbe gelen bir tecelli (vârit) sebebiyle sâlikin düşünemez ve muhakeme edemez hale gelmesi. Hayret ya delilde olur veya medlulde. Allah'ın varlığını ispatlayan delilde hayrete düşmek zindikhk ve mülhitliktir. Medl…
Hazret
(5 (حضر Huzur, ilâhî dergâh. tas. Makam, mertebe, Hakk'ın huzuru. Hazret-i ahadiyet Allah'ın saf ve halis zatı, /â-taayyün mertebesi. Hazret-i esmâiye Hazret-i vahidiyetten sonra gelen ve onun mazharı olan mertebe. Hazret-i hüviyet Buna Haz…
Heba
Toz, zerreler. tas. Içinde âlemdeki bütün suretlerin açıldığı, şe- killerin meydana geldiği madde. Bununla beraber hebanın vücutta bir aynı yoktur. Yalnızca içinde bulundurduğu suretler itibariyle vardır. Aslı itibariyle yoktur. Bu bakımdan…
Hubb-i dünya
د نيا) or. Dünya sevgisi ve hırsı. tas. Zahit ve süfiler dünyayı ve maddeyi Allah'ın düşmanı sayar. Onu sevmenin dostun düşmanını sevmek anlamına geleceğini vurgularlar (Gi 11:197). “Her türlü günahın kaynağı dünya sevgisidir,” “dünya bir l…
İkrar vermek
Söz vermek, üstlenmek. 2. tas. Mevlevilikte ve Bektasilikte tarika- ظ 181 | İlim mm m Me A ال تاس رما te girmeye ve şeyhe bağlanmaya talibin söz vermesi, biat yapması (AM 260-266). Ikrar verilirken okunan tercemana terceman-ı ikrar denir; “…
Ima
x, Işaret, hissettirme. 2. tas. a İşaretsiz ve ibaresiz hitap. b Organ hareketiyle olan işaret, işmar. c Bir bilgiyi ve manayı, kimsenin farkedemeyeceği şekilde gizlice muhataba intikal ettirme. İmâmân i ar, ماما ن) 1) 1. Iki imam. 2. tas.…
İman
( bg Dı. İnanmak, inanç. 2. tas. a Marifetullah, yakin, Hakk’a dair olan bilgi (us). b İslam zahir, iman bâtın, ihsan hakikattir. c Kulun Hakk'ın hidayetiyle harekete geçmesi. Süfiler, çoğu zaman evliyanın imanını “uluhiyeti temaşa etmek,”…
Inniyet
Benlik, tas. Öz mertebesi itibariyle ayni varlığın gerçekleşmesi (kı). Sâlik, Hak ile arasında inniyet (benlik) bulunduğu sürece onu idrak | edemez, ona eremez. Benlik perdesi kalkınca hakikat aşikâr bir surette idrak edi- | Sâlikin ben ve…
İnsan-ı kâmil
مل) Sols ( x, Olgun ve yetkin kişi. 2. tas. a Allah'ın yeryüzündeki halifesi olması itibariyle onun bütün isim ve sıfatlarına mazhar olan ve beş hazreti, yani varlığın esas mertebelerini tümüyle kendisinde toplayan insan. Kâmil insan gözbeb…
İstimdat
|) İmdat istemek, medet ummak, acil yardım talebinde bulunmak. 2. tas, Tarikat ehlinin şeyhlerden veya ölü velilerin ruhlarından yardım istemesi; “Medet yâ Şeyh,” “Medet yâ Gavs-ı azam,” demesi. Allah'tan ve Hz. Peygamber'in ruhaniyetinden…