Ara
Menü
ذ

Ima

ماما ن

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-595
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
198
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>x, Işaret, hissettirme. 2. tas. a İşaretsiz ve ibaresiz hitap. b Organ hareketiyle olan işaret, işmar. c Bir bilgiyi ve manayı, kimsenin farkedemeyeceği şekilde gizlice muhataba intikal ettirme.</p><blockquote>İmâmân i ar, ماما ن) 1) 1. Iki imam. 2. tas. Biri kutbun sağında, diğeri solunda yer<br>alan iki veli. Sağdaki meleküt, soldaki mülk âlemine bakar. Soldakinin mertebesi<br>daha yüksek olduğundan, kutbun halifesi odur.</blockquote>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6201
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
198
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>x, Işaret, hissettirme. 2. tas. a İşaretsiz ve ibaresiz hitap. b Organ hareketiyle olan işaret, işmar. c Bir bilgiyi ve manayı, kimsenin farkedemeyeceği şekilde gizlice muhataba intikal ettirme.</p><blockquote>İmâmân i ar, ماما ن) 1) 1. Iki imam. 2. tas. Biri kutbun sağında, diğeri solunda yer<br>alan iki veli. Sağdaki meleküt, soldaki mülk âlemine bakar. Soldakinin mertebesi<br>daha yüksek olduğundan, kutbun halifesi odur.</blockquote>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10366
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>İşâret etme. Bir özür sebebiyle başını yere koyamayan kimsenin rükû' için biraz, secde için rükû'dan daha çok eğilmesi.</p><p>Namazda rükû ve secdeleri yapamayan îmâ ile kılar. (Halebî)</p><p>Alnında yara olan, yalnız burnu ile, burnunda yara olan da yalnız alnı ile secde eder. Alnında ve burnunda birlikte yara olup, başını yere veya böyle sert bir şey üzerine koyamıyan, ayakta durabilse bile, yere oturarak îmâ ile kılar. (İbn-i Âbidîn)</p><p>Yatarak başı ile îmâ edemeyecek kadar ağır hastalığı yirmi dört saatten çok devâm eden kimseden, aklı başında olsa bile, namaz sâkıt olur (düşer, kılması lâzım gelmez). (Halebî)</p><p>Îmâ ile dahî kılması mümkün iken kılmadan ölüm hâline gelen kimsenin, namazlarının keffâreti için vasiyet etmesi lâzımdır. (İbn-i Âbidîn, İmâm-ı Birgivî)</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-11914
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arapça, işaret, hissettirme demektir. İbare ve işaret olmadan hitap etme.</p>

Köken ve kullanım

i. ar.

ماما ن

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

x, Işaret, hissettirme. 2. tas. a İşaretsiz ve ibaresiz hitap. b Organ hareketiyle olan işaret, işmar. c Bir bilgiyi ve manayı, kimsenin farkedemeyeceği şekilde gizlice muhataba intikal ettirme.

İmâmân i ar, ماما ن) 1) 1. Iki imam. 2. tas. Biri kutbun sağında, diğeri solunda yer
alan iki veli. Sağdaki meleküt, soldaki mülk âlemine bakar. Soldakinin mertebesi
daha yüksek olduğundan, kutbun halifesi odur.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

İşâret etme. Bir özür sebebiyle başını yere koyamayan kimsenin rükû' için biraz, secde için rükû'dan daha çok eğilmesi.

Namazda rükû ve secdeleri yapamayan îmâ ile kılar. (Halebî)

Alnında yara olan, yalnız burnu ile, burnunda yara olan da yalnız alnı ile secde eder. Alnında ve burnunda birlikte yara olup, başını yere veya böyle sert bir şey üzerine koyamıyan, ayakta durabilse bile, yere oturarak îmâ ile kılar. (İbn-i Âbidîn)

Yatarak başı ile îmâ edemeyecek kadar ağır hastalığı yirmi dört saatten çok devâm eden kimseden, aklı başında olsa bile, namaz sâkıt olur (düşer, kılması lâzım gelmez). (Halebî)

Îmâ ile dahî kılması mümkün iken kılmadan ölüm hâline gelen kimsenin, namazlarının keffâreti için vasiyet etmesi lâzımdır. (İbn-i Âbidîn, İmâm-ı Birgivî)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, işaret, hissettirme demektir. İbare ve işaret olmadan hitap etme.

Sözlüğe dön ←