Ara
Menü
ذ

Feth

فتح

Köken ve kullanım

i. ar.

فتح

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Açmak, açılmak, açılış. 2. tas. a Sâlike zuhur eden kemal halleri. Bu haller onun çeşitli menzillere ulaşmasını ve üstün makamlara yükselmesini sağlar. Nefsteki feth tam bir ilim, ruhtaki feth marifet verir. Ber şeyin fetholmasına “kalp müşahedesi” adı verilir (x1). b “Kalp gözünün açılması. Ebu'l-Hasan eş- Şâzili'nin böyle bir fetihle; yani ilhamla Allah'tan aldığı virde hizbu'-feth denir. Kalp gözünün açılması için bu hizip okunur. İlahi fazl u lütfunla bana bir bab fetheyle Eriştir Vahdet-i Zata kulun ni'me'l-medb eyle Zâkirzâde Bütün feth, fütuh ve fütuhat hallerini veren Allah'tır. O fettah, yani fethin kaynagıdır. Müfettihü'l-ebvâp'ur. Bir kapıyı kapatırsa on kapıyı açar. “Allah Allah vakti şerif hayrola, hayırlar feth ola, şerler def ola,” duası tarikat ehli arasında çok OEE,.m,;,<.. Fevâit e e e MY ال را okunur. Bir kapı bend ederse bin kapı eyler küşâd Hazret-i Allah Efendi Fatihu'l-ebvab Lâedri Lütfeder bir gün Hudâ elbette feth-i bab eder Nef'i Feth-i karip (Cy 53 (فتح 1. Yakın feth. 2. tas. Nefsin menzillerini kateden kula açılan kalp makamı ve bunun zuhur eden sıfat ve kemalleri; Saff Suresi'nin 13. ayeti bu hususa işaret eder, Feth-i mutlak Mutlak feth; en yüce ve en mükemmel feth olup zat-ı ahadiyetin tecellisini, ayn-1 cem'de mâsivâdan tümüyle fani olup istiğrak halinde bulunmayı ifade eder; Nasr Suresi'nin 1. ayeti buna işaret eder (x1). Feth-i mübin Apaçık feth; kula açılan velayet makamı ve ilâhî isimlerin nurlarının tecellileri. Bunlar kalbin sıfat ve kemallerini beyan ve tespit eder, nefsin sıfatlarını siler. Feth Suresi'nin 1. ayeti bu hususa işaret eder. Fetk — Retk (3 - (فتق 1. Ayrışmak--Bitişmek. 2. tas. Fetk, mutlak maddenin, türlerin şekilleri halinde ayrıntılı olarak ortaya çıkması veya vahidiyet mertebesinde gizli olarak mevcut olan nispi isimlerin, zat-ı ahadiyette saklı bulunan zati hakikatlerin meydana çıkmasıdır (Kı). Çokluğu değil, birliği görme haline retk, bunun tersi ise fetk'dir. Çınarı çekirdekte görmeye retk, çekirdeği çınarda görmeye fetk denir, Enbiyâ Suresi'nin 30. ayeti bu hususa işaret eder (kı). Bkz. Retk.
  2. Yakın feth. 2. tas. Nefsin menzillerini kateden kula açılan kalp makamı ve bunun zuhur eden sıfat ve kemalleri; Saff Suresi'nin 13. ayeti bu hususa işaret eder, Feth-i mutlak Mutlak feth; en yüce ve en mükemmel feth olup zat-ı ahadiyetin tecellisini, ayn-1 cem'de mâsivâdan tümüyle fani olup istiğrak halinde bulunmayı ifade eder; Nasr Suresi'nin 1. ayeti buna işaret eder (x1). Feth-i mübin Apaçık feth; kula açılan velayet makamı ve ilâhî isimlerin nurlarının tecellileri. Bunlar kalbin sıfat ve kemallerini beyan ve tespit eder, nefsin sıfatlarını siler. Feth Suresi'nin 1. ayeti bu hususa işaret eder. Fetk — Retk (3 - (فتق 1. Ayrışmak--Bitişmek. 2. tas. Fetk, mutlak maddenin, türlerin şekilleri halinde ayrıntılı olarak ortaya çıkması veya vahidiyet mertebesinde gizli olarak mevcut olan nispi isimlerin, zat-ı ahadiyette saklı bulunan zati hakikatlerin meydana çıkmasıdır (Kı). Çokluğu değil, birliği görme haline retk, bunun tersi ise fetk'dir. Çınarı çekirdekte görmeye retk, çekirdeği çınarda görmeye fetk denir, Enbiyâ Suresi'nin 30. ayeti bu hususa işaret eder (kı). Bkz. Retk.
  3. Ayrışmak--Bitişmek. 2. tas. Fetk, mutlak maddenin, türlerin şekilleri halinde ayrıntılı olarak ortaya çıkması veya vahidiyet mertebesinde gizli olarak mevcut olan nispi isimlerin, zat-ı ahadiyette saklı bulunan zati hakikatlerin meydana çıkmasıdır (Kı). Çokluğu değil, birliği görme haline retk, bunun tersi ise fetk'dir. Çınarı çekirdekte görmeye retk, çekirdeği çınarda görmeye fetk denir, Enbiyâ Suresi'nin 30. ayeti bu hususa işaret eder (kı). Bkz. Retk.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça açmak anlamına gelen bir kelime. Bu terim “Biz sana apaçık bir fetih nasib ettik” (Fetih/1), “Üzerlerine herşeyin kapısını açtık” (En’am/44), “Belki Allah fetih, ya da kendi katından bir iş getirir de, onlar içlerinde gizlediklerine pişman olurlar” (Maide/52) âyetlerinden kaynaklanan bir terimdir. İlk âyette feth; İlâhî ilim, rızk ve hidâyet, gibi manaları ifade etmektedir. Sufi, Allah yolunda riyazetler ve ibâdetlerle mücâdelesini sürdürür. Sonunda, Mevlası ona Fethi nasib eder. İşte o zaman, sâlik zahirî ilimlerde yetiştikten sonra, İlâhî ilimlere de nüfuz etmeye başlar. Şaziliyye’nin kurucusu Ebu’l-Hasan eş-Şâzilî bu şekilde oluşan bir fetihte, Hizbu’l-Feth virdiyle şereflenmiştir. Olayın cereyan tarzını Şazilî Hazretleri şöyle anlatır:“Irak’ta Abdüsselâm İbn Meşiş Hazretlerinin nerede olduğunu (K. Afrika) öğrendim ve hemen onu bulmak üzere yola çıktım. Sonunda, yaşadığı mağaranın bulunduğu dağın eteklerine ulaştım.Bir pınardan tertemiz su ile gusül abdesti aldım. Zamanın kutbu Abdüsselam’dan istifade etmek üzere kalbimden ilim ve amelimin izlerini sildim, yokluk elbisesi (fakrı)ni giydim. Tam bir hiçlik duygusuyla, ağır ağır dağa tırmanmaya başladım. Çok geçmeden bir de baktım ki, Abdüsselâm İbn Meşiş, yukarıdan aşağıya doğru ağır ağır iniyor. Karşılaştığımızda selamlaştık. Peygamber (a) Efendimize kadar bir silsile halinde, tamamen doğru olarak sülalemi tek tek saydı. Sonra “ilmin ve amelinden soyunarak, hiçlik duygusuyla bize geldin. O halde dünya ve ahiret zenginliğini bizden alman, sana nasib olacaktır” dedi. O sırada beni bir dehşet kapladı, Şeyh Abdüsselâm Hazretlerinin yanında günlerce kaldım. Sonunda Allah (c) basîretimi açtı. Allah (c)’m Şazilî Hazretlerine açtığı Hizbu’l-Feth (veya Hizbu’l-Envâr)’ın bir kısmı şöyledir:La ilahe illallah nuru’l-arş La ilahe illallah nuru levhillah La ilahe illallah nuru Rasulillah La ilahe illallah Ademu halifetullah La ilahe illallah Nuh Neciyyullah La ilahe illallah İbrahim Halilullah La ilahe illallah Musa Kelimullah La ilahe illallah İsa Ruhullah La ilahe illallah Muhammedun Habîbullah La ilahe illallah el-evliyau ensarullah La ilahe illallah el-Enbiyau Hâssatullahi La ilahe illallah el evliyau ensarullahel-

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça. Fethin doğuş yerleri. İsimlere ait tecellîlerden ibarettir. İsimler, gayb sınırlarının anahtarları ve zâtın tecellisidir.

İlgili maddeler

Sözlüğe dön