مل
Kaynaklardaki ortak açıklama
مل) Sols ( x, Olgun ve yetkin kişi. 2. tas. a Allah'ın yeryüzündeki halifesi olması itibariyle onun bütün isim ve sıfatlarına mazhar olan ve beş hazreti, yani varlığın esas mertebelerini tümüyle kendisinde toplayan insan. Kâmil insan gözbebeğine benzer, her şeyi görür ama kendisini görmez. İnsan-ı kâmil Allah'ın gözüdür (Aynullah), âlemin nurudur (kı). Kâmil insan Allah'ın zat, sıfat ve isimlerinin aynasıdır. Kâmil insanın sözü, işi, huyu ve bilgisi iyidir. İnsan-ı kâmilin simurg, bahr-i muhit, bulut, güneş, Âdem-i mana (insanlık idesi), akl-ı
Dinî Terimler Sözlüğü
Kemâle ermiş, olgun insan. İslâmiyet'in emrettiği bütün emirleri yapan, yasaklardan sakınan, Peygamber efendimizin güzel ahlâkıyla ahlâklanan, hareketleri ve sözleri hep Allahü teâlânın ilhâmı ile olan üstün insan.
Doğruyu tanı, doğru ol! İnsan-ı kâmilin her işi, düşünceleri, sözleri, ahlâkı, Resûlullah'a tam uygun olur. Çünkü bütün seâdetlere, iyiliklere O'na uymakla kavuşulur. O'na uymak, İslâmiyet'e yapışmak demektir. (Muhammed bin Muhammed Endülüsî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça olgun insan demektir. Gerçek insan-ı kâmil, vücûb ile imkan arasında berzahtır; hadis sıfatlarla, kıdem sıfatlarını ve hükümlerin arasını toplayan aynadır. O Hakk ile halk arasında vasıtadır. Hakk’ın feyzi, imdadı onun vasıtasıyla yayılır. Hakk’tan gayri herşey, ulvî veya süflîdir. Her ikisi arasında, ikisinden de ayrı olmayan bir berzahiyyet olmasaydı, irtibatsızlık sebebiyle İlâhî yardım âleminden hiçbirşey ulaşmazdı. Cürcanî’ye göre o; kevnî, küllî, cüz’î, İlâhî âlemlerin tümünü toplar. O, İlâhî, kevnî kitapların tümünü toplayan bir kitaptır. O, ruhu ve aklı bakımından “Ümmü’l-Kitâb” adı verilen aklî bir kitaptır. O, kalbi bakımından Levh-i Mahfuz kitabıdır. Yine o, nefsi açısından mahv (yok olma) ve isbat (var olma) kitabıdır. O, temizlerden başkasınca idrak edilemeyen temiz, yüce, şerefli bir suhuftur. Akl-ı evvel’in âleme nisbeti, insanî ruhun bedene nisbeti gibidir, insan-ı Kâmil, Hakk’m tam olarak zuhur ettiği yerdir. İnsan-ı Kâmil’e ulaşan Hakk’a vâsıl olmuştur, insan-ı Kâmili gören Hakk’ı görmüş gibidir. İnsan-ı Kâmili seven Hakk’ı sever. “Eğer Allah’ı seviyorsanız, Bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin” (Ali İmran/31) âyetinin de gösterdiği gibi, ona itaat, Hakk’a itaat, ona isyan Hakk’a isyan gibidir. O’nun makbulü, Hakk’m makbulüdür. İnsan-ı Kâmilden murad, Hz. Muhammed Mustafa (s) ve O’nun manevî mirasına sahip olanlardır. İnsan-ı Kâmil, Allah’a gerçek manada halife olmuştur, insan-ı Kâmil’e güneş, bulut, simurg (otuz kuş), bahr-ı muhit gibi çeşitli isimler verilmiştir.
Genel tasavvuf/kavram kaynak paketi
Tasavvufta ilâhî isim ve sıfatların kapsamlı tecellisine mazhar olan, varlık mertebelerini kendinde toplayan ve kullukta kemale eren insanı ifade eder. Her insanın ontolojik kabiliyeti ile fiilen kemale ulaşmış rehber ayrımı korunmalıdır.