ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 21/76
01Müteşebbih
. Benzeyen, özenen. 2. tas. Mutasavvıf olmadığı halde ya samimi olarak veya riyakâr olarak öyle görünmeye çalışan, onlara özenen. Fuka. ranın, melamet ehlinin, hizmet ehlinin ve kalenderlerin de samimi ve sahte olanları vardır. Müteşebbih-i…
Mitteka-muin
1. 47. معين) — kz.) I. Asa, degnek, bostan, 2, tas. Çile çıkarmak için halvethaneye giren dervişlerin uzanıp Yatmamaları için başlarını dayadıkları asa, Mevlevihanelerde ve diger tekkelerde farkh bicimde ye büyüklükte Cesitli müttekalar var…
Muizdver
254) 1. İşçi, ücretle çalışan. 2, tas. Muamele ehli, Allah'tan ecir ve sevap almak için çalışan, böylece cehennemden kurtulup cennete girmek için çabalayan kimse, abit. Halbuki arifler, Allah emrettiği ve O'nun hakkı olduğu için ibadet eder…
Nahnu museyyeran
“Biz yürütenleriz” (Revendegan). tas. Kalplerin bir halden diğer makama yürütülmesi. “Zahit yürür, arif uçar.”
Na'leyn
İki nalin. Hak Teala Hz. Musa'ya, “Nalinlerini çıkarıp at; çünkü sen mukaddes bir yerdesin,” (Taha Suresi, 12) diye hitap etmişti. tas. a Rahmet-azap. rıza-Bazap, nimet-mahrumiyet gibi Hakk'ın zıt sıfatları (cik 4). b Kıyasın iki öncülü, Âl…
Nefs
veya Nefis. ع Nüfus Can, benlik, ruh; aşağı duygular. tas. a Kulun kötü huyları ve çirkin vasıfları, kötü his ve huyların mahalli olan latife, cism-i latif. Bu anlamdaki nefs kişinin en büyük düşmanı olduğundan onu ezmek, kırmak ve mücâhede…
Nemâ
Artma, gelişme ve görünür hâle gelme. Tasavvufî kullanımda ilâhî inayete erişerek mânen gelişmek ve izzet bulmak anlamına gelir.
Nevbe
Nevbe , bazı Rifâî, Kādirî, Bedevî ve Sa‘dî tekke çevrelerinde mukabele, hilâfet merasimi, kandil ve bayramlarda vurmalı sazların topluca icra edilmesine ve bu icrada kullanılan deri gerili özel ritim sazına verilen addır. Nevbe çıkarmak Ku…
Nikâh
1, Birleşme, çiftleşme, evlenme, 2. tas. Sevgiyle yöneliş (teveccüh- i hubbi) (x1). Filozoflara göre âbâ-i ulviye ile ummehat-1 süfliye'nin izdivaç etmesin- den madde âlemi (mevdlid-i selâse) meydana gelmiştir. Ibn Arabi'ye göre bütün zerre…
Nim-mesti
Yarı sarhoş. tas. İstiğrak halinden kendine gelme veya istiğraka yüz tutma. Niyaz ayini
Nispet
Bag, ilgi. tas. İtiraf, sâlikin bağlı olduğu hal ki, o bu hal ile tanınır. Nispet iki türlüdür: Hak nispeti ve halk nispeti. Halk kaybolunca Hak, Hak kaybolunca halk ortaya çıkar. Halk için yapılan halka, Hak için yapılan Hakk'a nispet edil…
Niyâbet
Vekâlet, hilafet. tas. a Hakk'ın nâibi, Hakk'ın halifesi. b Hakk'ın, kulun naibi olması. Kulun Hakk'ı nâip kılması (sm). Bkz. Hilafet.
Niyaz
Dua, yalvatma, tevazu gösterme, selam, himmet, baş kesmek. Ehl-i niyaz. Unf ile halkı kapından sürme Kimseye dâmen u dest öptürme Nâbi Niyaz ayini — Niyaz mukabelesi Mevlevilikte semâ ayini bittikten sonra semâ etkisinde kalan ve coşan kims…
Niyet
Amelin evveli, başlangıcı. Tasavvufa samimi ve sağlıklı bir niyetle yönelmek esastır; zira sonuç başlangıca göre olur. Başlamak başarmaktır. Sağlam ve sağlıklı niyet, hevâ ve hevesin çekiciliğinden arındırılmış, nefsin süfli arzularından te…
Nüceba
(نجباء) 1, Seçkinler, soylular. 2. tas. Kırklar. Bunlar halkla ilgili hususları düzeltir, onların yüklerini taşır, yalnızca halkın hukuku konusunda faaliyet gösterirler (Kı). Son derece şefkatli ve yaratılıştan merhametli olduklarından taşı…
Nükeba
1, Nakipler, denetçiler, gözetleyenler. 2. tas. Bâtın ismiyle tahakkuk edip bu ismin mazharı olduklarından halkın içlerine bakıp (ruhlarını okuyup) oradaki en gizli hususları açığa çıkaran üçyüzler. Sırları örten perdeler onlar için ortadan…
Nüsk
Züht. Gİ O) x. Üçüncü şahıs zamiri (hüve, hü). 2. tas. Allah. Ahd-i sâbık denilmeden henüz “Elest” buyulmadan ee ee Ol beni dam ben ol idi bes bu nicesi kesile = 0 Oğlan وغلا ن) ( Tüysüz, emred, mahbup. e Onbeşler ونبثلر) ( Ricdl-i henân de…
Perde
) Hicap, örtü. 2. tas. Hak ile kulu arasındaki engel; âşığı maşukundan ayıran hususlar. Hak ile kul arasında kimi zülmetten (karanlık), kimi nurdan (ışık) binlerce perde vardır. Madde, menfaat, mal, mülk, nefs ve şehvet zulmani perdeler olu…
Rahim
Özel anlamda rahmet ve merhamet sahibi, Rahip i ar. هب) ç Ruhban. Halktan ayrılan ve mâsivâdan kopup Hakk’a yönelen çileci Hıristiyan din adamı (cr). Evlenmeyen, bekar Yaşayan. Ilk zahitlerden başlayarak pek çok rahibin sözü, öğüdü, hali ve…
Raks
Dans. tas. Sema, deveran. Topluca zikir yapılır ve ilahiler okunurken bir halka oluşturan dervişlerin oturarak veya ayakta yaptıkları ritmik hareketler. “Ashab-ı kiram sürür vaktinde raks ederdi. Fukaranın raksı dahi bu kabildendir.” Az olu…
Raûnet
Benlik, kendini beğenme, şımarıklık ve düşüncesizce böbürlenme. Sülûk ahlâkında kişinin ibadet, bilgi veya mânevî hâlini kendinden bilmesine yol açan nefs kusurlarından sayılır.
Rec
1, Ümit, umut, 2. tas. Kalbin hoşlandığı bir Şeyi beklemesinden ra. hatlık de ferahlık duyması (Gi 1v:1 39). Kişinin kalbindeki duygu ve düşünceler ye geçmişle veya halle ya da gelecekle ilgili olur. Bu duygu ve düşünceler geçmişle ilgiliys…
Recebiyyûn
İbnü’l-Arabî’nin eserlerinde özellikle receb ayında mânevî keşif ve hâllere mazhar oldukları anlatılan veliler topluluğu. Bu ad tarihî bir tarikat veya teşkilâtı değil, ortak bir mânevî özellik taşıdığı kabul edilen ermişler zümresini ifade…
Renk
(رنك) >. Boya. 2. tas, Beşeri bağlar, ilişkiler ve âdetler (kuyut, taallukat, rüsum). Tasavvufta renk ve renksizlik deyimleri çok kullanılır. Hatem Asam ölümün türlerini renklerle ifade etmişti (sr 93). Halvetilerde nefsin emmare, levvame,…