Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-919- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 312
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Züht.</p><p>Gİ O) x. Üçüncü şahıs zamiri (hüve, hü). 2. tas. Allah.</p><p>Ahd-i sâbık denilmeden henüz “Elest” buyulmadan</p><p>ee ee Ol beni dam ben ol idi bes bu nicesi kesile</p><p>= 0 Oğlan وغلا ن) ( Tüysüz, emred, mahbup.</p><blockquote>e Onbeşler ونبثلر) ( Ricdl-i henân denilen ve sayıları<br>onbeş olan bu ermişler, gayb erenlerden olup Müslüman veya gâvur, mümin ya<br>da kâfir ayrımı yapmadan herkese şefkat ve merhametle muamele ederler (İFA</blockquote><p>329).</p><p>Onlar Gayb erenlerden on ermiş. Bunlar huşu halinde olur, alçak sesle konuşur. Biri yüksek sesle konuşacak olursa bunların vücutları titrer. Yeryüzünde vakar ve sekinetle yürür, kendini bilmezler. Biri çıkıp onlara laf atacak olsa</p><p>“selam size” derler; fakat gerekirse bunları def etmekte ve yaraya neşteri vurmak-</p><p>ta da bir sakınca görmezler (ira 326).</p><p>Onsekizler Gayb erenlerden oluşan ermişler. Hak kendilerine ne</p><p>emretmişse onu yerine getirir, gerekirse keramet de gösterirler (ira 329).</p><p>ii</p><p>e —i(ié«é se eee</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6622- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 312
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Züht.</p><p>Gİ O) x. Üçüncü şahıs zamiri (hüve, hü). 2. tas. Allah.</p><p>Ahd-i sâbık denilmeden henüz “Elest” buyulmadan</p><p>ee ee Ol beni dam ben ol idi bes bu nicesi kesile</p><p>= 0 Oğlan وغلا ن) ( Tüysüz, emred, mahbup.</p><blockquote>e Onbeşler ونبثلر) ( Ricdl-i henân denilen ve sayıları<br>onbeş olan bu ermişler, gayb erenlerden olup Müslüman veya gâvur, mümin ya<br>da kâfir ayrımı yapmadan herkese şefkat ve merhametle muamele ederler (İFA</blockquote><p>329).</p><p>Onlar Gayb erenlerden on ermiş. Bunlar huşu halinde olur, alçak sesle konuşur. Biri yüksek sesle konuşacak olursa bunların vücutları titrer. Yeryüzünde vakar ve sekinetle yürür, kendini bilmezler. Biri çıkıp onlara laf atacak olsa</p><p>“selam size” derler; fakat gerekirse bunları def etmekte ve yaraya neşteri vurmak-</p><p>ta da bir sakınca görmezler (ira 326).</p><p>Onsekizler Gayb erenlerden oluşan ermişler. Hak kendilerine ne</p><p>emretmişse onu yerine getirir, gerekirse keramet de gösterirler (ira 329).</p><p>ii</p><p>e —i(ié«é se eee</p>
Köken ve kullanım
i. ar.
وغلا ن
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Züht.
Gİ O) x. Üçüncü şahıs zamiri (hüve, hü). 2. tas. Allah.
Ahd-i sâbık denilmeden henüz “Elest” buyulmadan
ee ee Ol beni dam ben ol idi bes bu nicesi kesile
= 0 Oğlan وغلا ن) ( Tüysüz, emred, mahbup.
e Onbeşler ونبثلر) ( Ricdl-i henân denilen ve sayıları
onbeş olan bu ermişler, gayb erenlerden olup Müslüman veya gâvur, mümin ya
da kâfir ayrımı yapmadan herkese şefkat ve merhametle muamele ederler (İFA
329).
Onlar Gayb erenlerden on ermiş. Bunlar huşu halinde olur, alçak sesle konuşur. Biri yüksek sesle konuşacak olursa bunların vücutları titrer. Yeryüzünde vakar ve sekinetle yürür, kendini bilmezler. Biri çıkıp onlara laf atacak olsa
“selam size” derler; fakat gerekirse bunları def etmekte ve yaraya neşteri vurmak-
ta da bir sakınca görmezler (ira 326).
Onsekizler Gayb erenlerden oluşan ermişler. Hak kendilerine ne
emretmişse onu yerine getirir, gerekirse keramet de gösterirler (ira 329).
ii
e —i(ié«é se eee