ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
14 sonuç · “Nüsk”
01Hadîdiyye İstanbul Hattı
Muhammed Hadîdî'nin Üsküdar'daki erken Rifâî faaliyetiyle ilişkilendirilen İstanbul aktarım hattı.
Ahmed Celâleddîn Dede (Baykara)
Ahmed Celâleddîn Dede (1853–1946), Gelibolu'da doğup Kahire Mevlevîhânesi'nde yetişen; Üsküdar ve Galata postlarında Mesnevî, mûsiki ve şiir geleneğini sürdüren son dönem Mevlevîliğinin başlıca temsilcilerindendir.
Ali Behçet Efendi
Ali Behçet Efendi (1727–1822), Konya ve Afyonkarahisar’daki ilmî-Mevlevî terbiyesini Bursa’da aldığı Nakşibendî, Kâdirî, Kübrevî, Çiştî ve Şüttârî icâzetleriyle birleştiren; Üsküdar Selimiye Dergâhı’nda Nakşibendî-Müceddidî irşadı, Mesnevî ve Mektûbât dersleriyle tanınan şeyhtir.
Bakkālzâde Bostan Hilmî Efendi
Bakkālzâde Bostan Hilmî Efendi (ö. 1004/1595-96), Bahâeddinzâde Abdullah Efendi’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; Üsküdar Rum Mehmed Paşa Medresesi’nde ders veren, şiirlerini bizzat Kınalızâde’ye gönderen Bursalı âlim ve şairdir.
Baldırzâde Mehmed Selîsî Efendi
Baldırzâde Mehmed Selîsî Efendi (ö. 12 Receb 1060/11 Temmuz 1650), Bursa ve İstanbul medreselerinde yetişen, Üsküdar ve Mekke kadılıklarında bulunan; Ravza-i Evliyâ ile Bursa’nın şahıs ve şehir hafızasını kuran Osmanlı âlimi ve şairidir.
Cemâleddîn Gazi-Kumukî
Cemâleddîn Gazi-Kumukî (ö. 1286/1869), Muhammed Yeragî’nin halifesi olarak Nakşibendiyye-Hâlidiyye’yi Dağıstan’da yayan; Gazi Muhammed ile Şeyh Şâmil’in mânevî çevresinde yer alan; 1859’dan sonra Kars üzerinden Üsküdar’a hicret eden âlim, mürşid ve müelliftir.
Hacı Hüseyin Dede
Hacı Hüseyin Dede (ö. 1759), Üsküdar'daki Hacı Dede Tekkesi'nin ilk şeyhi; çok sayıda halife yetiştiren Nakşibendî postnişinidir.
Hasan Hüsnü Sarıer (Ceyhun) Efendi
Hasan Hüsnü Sarıer (Ceyhun) Efendi (ö. 1952), Ziyâ Molla’dan sonra Üsküdar Rifâî Âsitânesi postuna geçen ve 1925’e kadar meşihatı sürdüren Rifâî şeyhidir.
Hüseyin Hüsnü Sarıer Ceyhun
Zileli Hacı Bekir Baba'nın halifesi Hüseyin Hüsnü Sarıer Ceyhun, Meclis-i Meşâyih kararıyla Üsküdar Rifâî Âsitânesi'nin son postnişini oldu.
Kara Halil Efendi Kethüdası Abdurrahman Efendi
Abdurrahman Efendi (ö. 1721), Kara Halil Efendi'nin kethüdası olarak yetişen ve İstanbul medreselerinde görev yapan Üsküdarlı Osmanlı âlimidir.
Muhammed Sâdık Erzincânî
Nakşibendî-Müceddidî ve Kādirî-Abdülvehhâb eğitimlerini aynı zikir ve seyrüsülûk tertibinde birleştiren, Üsküdar Alaca Minare Tekkesi şeyhi ve dört temel risalenin müellifi.
Nefesanbârî Zâkir Şeyh Osman Efendi
Nefesanbârî Osman Efendi (ö. Rebîülâhir 1095/1684), Kayseri'den Üsküdar'a gelen; Abdülehad Nûrî'ye intisap edip Şemsî Paşa ve Tercüman Yunus zâviyelerinde vaizlik ve irşad yürüten güçlü sesli zâkir ve şairdir.
Seyyid Ahmed Raûfî
Seyyid Ahmed Raûfî (1658–1757), Köstendilli Ali Alâeddin Efendi’nin halifesi; Ramazâniyye içindeki Raûfiyye koluna adını veren, Üsküdar’da imamlık, hitabet, müderrislik ve irşad hizmeti yürüten Halvetî şeyhidir.
Nüsk
Züht. Gİ O) x. Üçüncü şahıs zamiri (hüve, hü). 2. tas. Allah. Ahd-i sâbık denilmeden henüz “Elest” buyulmadan ee ee Ol beni dam ben ol idi bes bu nicesi kesile = 0 Oğlan وغلا ن) ( Tüysüz, emred, mahbup. e Onbeşler ونبثلر) ( Ricdl-i henân denilen ve sayıları onbeş olan bu ermişler, gayb erenlerden olup Müslüman veya gâvur, mümin ya da kâfir ayrımı yapmadan herkese şefkat ve merhametle muamele ederler (İFA 329). Onlar Gayb erenlerden on ermiş. Bunlar huşu halinde olur, alçak sesle konuşur. Biri yüksek sesle konuşacak olursa bunların vücutları titrer. Yeryüzünde vakar ve sekinetle yürür, kendini bilmezler. Biri çıkıp onlara laf atacak olsa “selam size” derler; fakat gerekirse bunları def etmekte ve yaraya neşteri vurmak- ta da bir sakınca görmezler (ira 326). Onsekizler Gayb erenlerden oluşan ermişler. Hak kendilerine ne emretmişse onu yerine getirir, gerekirse keramet de gösterirler (ira 329). ii e —i(ié«é se eee