ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
324 sonuç · toplam 517 · “Emr” · 2/14
01emir
Bir ülkenin başı, bey reis. 2. Kumandan, vali veya bey yerine kullanılan bir terim Kur’ân-ı Kerîm’de sadece bir yerde (Nisâ suresi, 4 / 59 “ûlü’l-emr” biçiminde geçmek tedir. Hadislerde ise sıkça kulla nılmıştır (Wensinck, el-Mu’cem “emr”).…
Edviye
Devalar, ilaclar. 2. tas. Su makamlara edviye denir: ihsan, ilim, hikmet, basiret, firaset; tazim, ilham, sekinet, tume'ninet, himmet (HM 29). ‘at-1 Ef'aki kulüb ( 45 J bi!) Deva 1. Gönül işleri. 2. tas. Sevgi, samimiyet, şükür, riza ve tev…
Efendi
ى) 3 |) Sözü geçen, buyruğu yürüyen, itiraz edilmeksizin kendisine uyulan kimse. 2. tas. Şeyh, pir. Doğu geleneğinde padişah, efendi, tebaa onun kullarıdır. Hükümdar emri altındakilere “kullarım,” onlar da sultanlarına “efendimiz” diye hita…
Gamz-ı ayneyn
İki gözü kapatma, gözleri yumma. tas, Hz. Peygamber Hz. Ali'ye zikir telkin ederken gözlerini yummasını emretmişti (AM 45). Nakşbendiye şeyhleri de mürit adayına zikir telkin ederken gözlerini yumdu- rurlar.
Hal‘-i na‘leyn
İki nalını çıkarıp atmak. Hz. Mûsâ’ya mukaddes vadide ayakkabılarını çıkarmasının emredildiği âyetin tasavvufî yorumundan doğan tabirdir. Sembolik olarak iki cihandan, yani dünya ve âhiret karşılığında çıkar gözetme düşüncesinden vazgeçmeyi…
Hıfz-ı ahd
7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…
Hüzün
Üzüntü. Arzu edilen bir şeyin elden kaçması veya arzu edilmeyen bir şeyin başa gelmesi yüzünden insanın tasalanması, 2. tas. Elden kaçana üzülme, elde edilmesi imkânsız olandan ötürü tasalanma (HM II; 328). Mİ Isdırapi ar. (ا ضطر اب) x. Üzü…
İrade
x. Istek, arzu, talep. 2. tas. a Hakikatin çağrısına olumlu cevap vermeyi gerektiren kalpteki sevgi ateşi.. b Nefsi, onun arzularından çevirip Hakk ın rızasına yöneltmek. c Nefsin isteğini değil, Hakk'ın emrini yerine getirmek. Bu anlamda t…
İyd
Bayram, şenlik, ihtifal, 2. tas. a Amellerin tekrarlanmasıyla kalbe tekrar gelen (âdet eden) tecelliler (İFM; KI). b Cem makamı (1s), İzin a zin Bu nice perhiz eyleyip savm-ı visâl etmek nedir İyd-i ekber eyleyip evliyaya vuslattir garaz 1.…
Kâf u nün
Nr. Arapçada, külli iradenin sureti kün (ol) emrini oluştu- | ran k ve n harfleri, 2. tas. Ahah yaratmayı dilediği bir şeye “ol” (kün) der, o şey derhal olur. Allah yaratmayı irade ettiği şeyi kün kelimesi aracılığıyla yaratır. Bkz. Kelime,…
Kesret-Vahdet
(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…
Kevn
Cr. Oluş, olmak. 2. tas. Tüm varlıklar, kainat, âlem, kün (“ol”) emriyle oluşan varlıklar (sı. 432; İFM). Bkz, Bevn, Halvet der encümen. Kevn-i cami İnsan-ı kâmil, Kevn-u fesat Oluşum-bozulma. Kevn-u fesat âlemi Maddi âlem, Kevnu'l-futur Ha…
Kurban
( هر با Allah'a yakınlık peyda etmek niyetiyle belli özelliklere sahip hayvanın ibadet maksadıyla kesilmesi. 2. tas. Fena mertebesi, fedakârlık, kulun kendisini (nefsini) Allah yolunda feda etmesi. En büyük kurban kulun nefsini feda etmesid…
Kün
Ol, Allah bir seyi yaratacağı zaman ona “ol” (kün) der, o da oluverir |. Tasavvufta Allah'ın bu sözlü emrine kelimetu'l-hazret ve kelime-i tekvin, kün hitabi denir. Ol (Kün) dedi bir kerre var oldu cihan Olma derse mahvolur ol dem heman 5.…
Mahfuz
(محفوظ) 7, Korunmuş. 2. tas. Sözü, davranışı ve iradesiyle Hakk'a muhalefet etmekten korunmuş veli. Mahfuz yalnızca Hakk'ın razı olduğu sözü Söyler, işi yapar, emrettiğini irade eder (kı). Peygamber masum, veli mahfuzdur. O günah işleyebili…
Molla
Âlim ve medrese mensubu. Tasavvuf edebiyatında kelime bazen yalnız dış bilgiyle yetinen, ilmini hâl ve ahlâkla doğrulamayan zâhir ehli tipini eleştirmek için kullanılır. Bu eleştiri ilme değil, bilginin gurur ve şekilciliğe dönüşmesine yöne…
Muizdver
254) 1. İşçi, ücretle çalışan. 2, tas. Muamele ehli, Allah'tan ecir ve sevap almak için çalışan, böylece cehennemden kurtulup cennete girmek için çabalayan kimse, abit. Halbuki arifler, Allah emrettiği ve O'nun hakkı olduğu için ibadet eder…
Nun
N harfi, tas. a Kün (ol) emrindeki ikinci harf, b Özet bilgi (ilm-i icmâli). Hazret-i ahadiyetteki özet bilgiye nun, hazret-i tafsile kalem denir. Hokkadaki mürekkep özet bilgiyi, kalem ise ona göre daha ayrıntılı olan bilgiyi simgeler. c K…
Nüsk
Züht. Gİ O) x. Üçüncü şahıs zamiri (hüve, hü). 2. tas. Allah. Ahd-i sâbık denilmeden henüz “Elest” buyulmadan ee ee Ol beni dam ben ol idi bes bu nicesi kesile = 0 Oğlan وغلا ن) ( Tüysüz, emred, mahbup. e Onbeşler ونبثلر) ( Ricdl-i henân de…
Renc
Dert, incinmek, meşakkat. tas. Gönül arzusunun aksine olarak bir hususun mevcut olması, gönlün istemediği hususların ortaya çıkması. Tasavvuf şairleri hep gönüllerinin arzuladığı şeyin aksi olan hususların vukua geldiğinden yakınmışlardır.…
Ruh
Can, nefs, Cebrail. tas. a Mücerret insan latifesi (Kn). b Insandaki bilen ve idrak eden latife olup emr âleminden inmiş, (insandaki) hayvani ruha (cana) binmiştir, künhünü idrak mümkün değildir. c Insandaki hayvani ruh. Bu, latif bir madde…
Seb'at-ı ebhur
سبعة | بحر) Yedi deniz. tas. Ariflerin ve sülûk ehlinin tuttuğu yedi yol, yedi meşrep: Sekr, vecd, berk, hayret, şuhüd, nur-i kurb, velayet-i vücut (sr). Sebep ¢. Esbab Vasita, araç, Hak ile halk arasindaki vasitalar (sı. 435; BS 613). Süfi…
Sereyân-ı vücüt Ose
يان و dr. Varlığın sirayeti. 2. tas. Rahmani nefes ve mukaddes feyz ki, âlem ve insan 0 tecellinin panlulandir (sr). Serir 1. Taht, padişahların üzerine kuruldukları taht. 2. tas. Mekânet-i ilahiyedeki rahmani mertebe, ilâhî meşhed. Hakk'ın…
Şükür
) <3) veya Şükr Teşekkür; nimeti dile getirme. tas. a Yapılan iyiligin makbule geçtiğini dile getirme, iyiliği yapanı övme (cr). Kul, Allah'ın lütuf ve nimetlerini dile getirir ve onu överse şükretmiş olur. b Nankör olmamak di Şürb m << (o…