Ara
Menü
ذ

Seb'at-ı ebhur

سبعة

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-7049
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
338
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>سبعة | بحر)</p><ol><li>Yedi deniz.</li><li>tas. Ariflerin ve sülûk ehlinin tuttuğu yedi yol, yedi meşrep: Sekr, vecd, berk, hayret, şuhüd, nur-i kurb, velayet-i vücut (sr).</li></ol><p>Sebep ¢. Esbab Vasita, araç, Hak ile halk arasindaki vasitalar (sı. 435; BS 613). Süfiler her Şeyi sebepten değil, müsebbipten, yani sebepleri yaratan Allah'tan, Hâliku'-esbâb'tan beklerler, Sebepler halkasının başında Allah bulundu-</p><blockquote>gundan o ilk sebeptir. Sebeplerin sebebidir (sebeb-i evvel, musebbibu'l-esbab). Bu<br>yüzden süfiler her zaman dikkatlerini ilk sebep (Allah) üzerinde yoğunlaştırır, adi<br>sebeplere fazla önem vermeyi ve onlara gerçek ve yegâne sebep gözüyle bakmayı<br>zararlı sayarlar. Buna şirk-i esbâb diyenler de vardır. Bununla beraber hakiki an-</blockquote><p>lamda zarar ve faydanın Allah'tan olduğuna inanan süfiler, önemi tali derecede ol-</p><p>mak kaydıyla esbâb âlemi dedikleri dünya işlerinde sebebe tevessülden de geri</p><p>durmazlar. Zira sebebe başvurma da, Allah'ın emridir. Fakat tesir sebebe değil, müsebbibe aittir. Bkz. Tedbir. Gerçi esbâb ile herkes vasil-1 maksad olur Nerde gördük bt-miisebbih bir sebeb mevcut olur Azmi-i Kadim Hak tecelli eyleyince her işi âsân eder Halk eder esbâbını bir lâhzada ihsan eder Lâedri Seba r. Desti, kadeh, 2, tas. Feyezân halindeki hakikat nurunun kaynağı, vahdet şarabının kadehi, mutlak feyzin kaynağı (sr).</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6703
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
338
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>سبعة | بحر)</p><ol><li>Yedi deniz.</li><li>tas. Ariflerin ve sülûk ehlinin tuttuğu yedi yol, yedi meşrep: Sekr, vecd, berk, hayret, şuhüd, nur-i kurb, velayet-i vücut (sr).</li></ol><p>Sebep ¢. Esbab Vasita, araç, Hak ile halk arasindaki vasitalar (sı. 435; BS 613). Süfiler her Şeyi sebepten değil, müsebbipten, yani sebepleri yaratan Allah'tan, Hâliku'-esbâb'tan beklerler, Sebepler halkasının başında Allah bulundu-</p><blockquote>gundan o ilk sebeptir. Sebeplerin sebebidir (sebeb-i evvel, musebbibu'l-esbab). Bu<br>yüzden süfiler her zaman dikkatlerini ilk sebep (Allah) üzerinde yoğunlaştırır, adi<br>sebeplere fazla önem vermeyi ve onlara gerçek ve yegâne sebep gözüyle bakmayı<br>zararlı sayarlar. Buna şirk-i esbâb diyenler de vardır. Bununla beraber hakiki an-</blockquote><p>lamda zarar ve faydanın Allah'tan olduğuna inanan süfiler, önemi tali derecede ol-</p><p>mak kaydıyla esbâb âlemi dedikleri dünya işlerinde sebebe tevessülden de geri</p><p>durmazlar. Zira sebebe başvurma da, Allah'ın emridir. Fakat tesir sebebe değil, müsebbibe aittir. Bkz. Tedbir. Gerçi esbâb ile herkes vasil-1 maksad olur Nerde gördük bt-miisebbih bir sebeb mevcut olur Azmi-i Kadim Hak tecelli eyleyince her işi âsân eder Halk eder esbâbını bir lâhzada ihsan eder Lâedri Seba r. Desti, kadeh, 2, tas. Feyezân halindeki hakikat nurunun kaynağı, vahdet şarabının kadehi, mutlak feyzin kaynağı (sr).</p>

سبعة

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

سبعة | بحر)

  1. Yedi deniz.
  2. tas. Ariflerin ve sülûk ehlinin tuttuğu yedi yol, yedi meşrep: Sekr, vecd, berk, hayret, şuhüd, nur-i kurb, velayet-i vücut (sr).

Sebep ¢. Esbab Vasita, araç, Hak ile halk arasindaki vasitalar (sı. 435; BS 613). Süfiler her Şeyi sebepten değil, müsebbipten, yani sebepleri yaratan Allah'tan, Hâliku'-esbâb'tan beklerler, Sebepler halkasının başında Allah bulundu-

gundan o ilk sebeptir. Sebeplerin sebebidir (sebeb-i evvel, musebbibu'l-esbab). Bu
yüzden süfiler her zaman dikkatlerini ilk sebep (Allah) üzerinde yoğunlaştırır, adi
sebeplere fazla önem vermeyi ve onlara gerçek ve yegâne sebep gözüyle bakmayı
zararlı sayarlar. Buna şirk-i esbâb diyenler de vardır. Bununla beraber hakiki an-

lamda zarar ve faydanın Allah'tan olduğuna inanan süfiler, önemi tali derecede ol-

mak kaydıyla esbâb âlemi dedikleri dünya işlerinde sebebe tevessülden de geri

durmazlar. Zira sebebe başvurma da, Allah'ın emridir. Fakat tesir sebebe değil, müsebbibe aittir. Bkz. Tedbir. Gerçi esbâb ile herkes vasil-1 maksad olur Nerde gördük bt-miisebbih bir sebeb mevcut olur Azmi-i Kadim Hak tecelli eyleyince her işi âsân eder Halk eder esbâbını bir lâhzada ihsan eder Lâedri Seba r. Desti, kadeh, 2, tas. Feyezân halindeki hakikat nurunun kaynağı, vahdet şarabının kadehi, mutlak feyzin kaynağı (sr).

Sözlüğe dön ←