سبعة
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
سبعة | بحر)
- Yedi deniz.
- tas. Ariflerin ve sülûk ehlinin tuttuğu yedi yol, yedi meşrep: Sekr, vecd, berk, hayret, şuhüd, nur-i kurb, velayet-i vücut (sr).
Sebep ¢. Esbab Vasita, araç, Hak ile halk arasindaki vasitalar (sı. 435; BS 613). Süfiler her Şeyi sebepten değil, müsebbipten, yani sebepleri yaratan Allah'tan, Hâliku'-esbâb'tan beklerler, Sebepler halkasının başında Allah bulundu-
gundan o ilk sebeptir. Sebeplerin sebebidir (sebeb-i evvel, musebbibu'l-esbab). Bu
yüzden süfiler her zaman dikkatlerini ilk sebep (Allah) üzerinde yoğunlaştırır, adi
sebeplere fazla önem vermeyi ve onlara gerçek ve yegâne sebep gözüyle bakmayı
zararlı sayarlar. Buna şirk-i esbâb diyenler de vardır. Bununla beraber hakiki an-
lamda zarar ve faydanın Allah'tan olduğuna inanan süfiler, önemi tali derecede ol-
mak kaydıyla esbâb âlemi dedikleri dünya işlerinde sebebe tevessülden de geri
durmazlar. Zira sebebe başvurma da, Allah'ın emridir. Fakat tesir sebebe değil, müsebbibe aittir. Bkz. Tedbir. Gerçi esbâb ile herkes vasil-1 maksad olur Nerde gördük bt-miisebbih bir sebeb mevcut olur Azmi-i Kadim Hak tecelli eyleyince her işi âsân eder Halk eder esbâbını bir lâhzada ihsan eder Lâedri Seba r. Desti, kadeh, 2, tas. Feyezân halindeki hakikat nurunun kaynağı, vahdet şarabının kadehi, mutlak feyzin kaynağı (sr).