ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
237 sonuç · toplam 298 · “şart” · 2/10
01Kol
Şube. tas. Tarikat kurucusu şeyhin ölümünden sonra çeşitli guruplara ayrılan tarikat şubeleri. Tarikati kuran şeyh vefat edince, bazen halifelerinden her biri bağımsız bir şeyh olarak ortaya çıkar ve çevresinde birçok mürit toplar. Halifele…
Leb-i şirin
Tatlı dudak. 2. İdrak ve hissedilir olması şartiyle aracısız gelen söz, sevgilinin Sözü; sevgili (1s; ), İdrak ve hissedilir olması şartiyle aracısız gelen söz, sevgilinin Sözü; sevgili (1s; ),
Lokma
لقمه) Gıda. Süfilere göre ilhama nail olmak için helal lokma şarttır. Helal lokma yemeyen, melekten gelen ilham ile Seytan’dan gelen vesveseyi ayırt edemez (2K 53). Dervişlerin hayat tarzı bir hırka bir lokma esasına dayanır. | Et lokması l…
Makam
(» (مقا Menzil, merhale, konak, mertebe. tas. a Sâlikin gösterdiği | faaliyetle ulaştığı, sıkıntılara katlanarak azimli bir şekilde gerçekleştirdiği merha- | Sâlikin makamı, bu suretle ulaştığı ve ikamet ettiği yerdir. Haller Allah'ın sâlik…
Melamet
Su) Kınama, ayıplama, kötüleme, karalama, tas. Melamet selameti terk etmektir (Hamdun Kassar). Kınayanların kınamasından çekinmeden doğru yolda yürümektir. Allah'ın kanunu öyledir ki, kim halkı hak yola davet et- se herkes onu kınar. Peygam…
Müstevâ-i ism-i azam
عظم) | port (مسحوئ + Ism-i azam alanı. عم Hakk'ı içine alan Beytu'l-haram, Yani insan-ı kâmilin kalbi (kn). Müşahede; ar. (o (مشا هد x, Görme, perdenin açılması, temaşa ve seyretme. tas. a Hakk'ın gönüllerde hazır olması, Müşahedenin doğru…
Riyazet
5) İdman, eğitme, terbiye ve ıslah etme, boyun eğdirme, çekici ama zararlı şeylerden uzak kalmaya, zor ama faydalı şeyleri yapmaya kendini alıştırma. Süfiler az yemeye, az konuşmaya az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikr ve tefekkür etmey…
Safi
T. Saf ve aba giyen. 2. tas. a Eren, ermiş. Gönlü saf (saf derün) ki- Şİ. b Mâlik ve memlük olmayan ¢ Nefsinden fani, Hak ile baki. d Zahirde halk ile bâtında Hak ile olan. e Sukat ettiği halde muhatabın sırrını okuyan. Nefsinde ölen, Hak i…
Taayyün
Belirme, belirlenme, belli olma, ortaya çıkma. 2. tas. Müşahhas hale gelme, birbirinden seçilme, ayırt edilme, ayn olarak ortaya çıkma. Ilk taayyün, vahdet mertebesi; ikinci taayyün ise vahidiyet mertebesidir. Süfilere göre Hakk'ın zatında…
Tarikat
Yol tas Hakk’a ermek için tutulan, birtakım kuralları ve ayinleri bulunan yol. Mutasavvıflara göre tüm insanların, hatta bütün yaratıkların alıp verdiği nefes sayısınca Allah’a yol gider. İlk süfiler, kendilerinden tecrübeli ve yaşlı üstatl…
Tesbih
a Hakk'ı takdis ve tenzih etmek, onun her türlü kusurdan arınmış olduğunu dile getirmek, b Bu maksatla sübhânallah (Allah'ım, seni tenzih ve takdis ediyorum) demek, ¢ Tarikat ehlinin belli sayıda sübhânallah deme. d Tevâcüd Misbâha da denil…
Tevbe
Pişmanlık, nedamet, dönme. tas. a Kalpteki kötülükte ısrar | düğümünü çözüp Hakk’a dönme ve Rabb'in hukukunu gözetme (cr). b Kötü ve | günah işlere pişman olup Hakk’a yönelme, Küfürden imaia dönmek kâfirlerin, kötü işlerden iyi işlere dönme…
Tig-bend
(45 (تيغ Kılıç bağı, tas. Bektaşilikte kurbanın yününden örülen ve bele bağlanan kuşak. Talip, babanın huzuruna götürülürken rehber tiğbendi talibin boynuna takar. Baba tiğ-bende üç ilmik attıktan sonra talibin beline kuşatır. Üç ilmik Bekt…
Türrehât
1, Patika, çıkmaz yol, bâtıl ve boş laf, herze, saçma 562. 2. tas. Bazı mutasavvıfların ipe sapa gelmeyen anlamsız sözleri, Ruveym öğüt isteyen birine, “Bu yolda katlanılacak en aşağı fedakârlık, can feda etmek, bu yola baş koymaktır. Bu şa…
Ülfet
1, Dostluk, ahbaplık; kaynaşma. 2. tas. Samimi olmak, insanlarla ünsiyet etmek, iyi geçinmek, herkesle anlaşmak, ihtilaf halinde olmamak. Merâsim meclis-i üns-i sübük rahuna siklettir Miyân-ı esdikada şart-ı ülfet terk-i kalfettir Arif Hikm…
Zebh
Yı. Boğazlama, kesme. 2. tas. a Nefsi öldürme, kurtuluşa ermek için nefsi açlık, sabır ve gayretle öldürmek şarttır (sr 209). b “Nefslerinizi öldürünuz.” (Bakara Suresi, 54) mealindeki ayetten murat, nefsi ölmeden evvel öldürmektir. Kurban…
necâsetten tahâret
necâsetten tahâret a Namazın dışındaki şartlarından biri olan hakikî ve maddî pislik veya kirlilik anlamında terim. Namazm sağlıklı olabilmesi için beden, elbise ve namaz kılınacak yerlerin temizliği şarttır.
namazın farzı
namazın farzı a. Müslüman olan, dıergenlik yaşma gelmiş ve akıllı net olan için farz kılman namazm eda edilmesi sırasmda gerekli namazın kısaltılması 524 şartları taşıması için kullanılan terim, bk. namazın şartları
Şüf‘a hakkı
Paylı bir taşınmazdaki hissenin üçüncü kişiye satılması hâlinde diğer paydaşa öncelikle satın alma imkânı veren hak. Kullanım şartları ve süreleri hukuk sistemine göre belirlenir.
da'vâ
O^j) [Ar.] huk. Sözlük anlamı, “Seslenmek, çağırmak, dua etmek.” olan bu söz, mahkeme yoluyla bir haklan talep edilmesidir. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de sözlük anlamına uygun olarak üç ayette geçmektedir (A'râf suresi, 7 15-, Yunus suresi, 1…
ilhâd
Allah’ın varhğı ve birliği ile dinin temel şartlarını inkâr etmek, dinî inaçları hafife almak veya küçümsemek anlamında kullanılan bir felsefe ve kelâm terimi. Kur’ân-ı Kerîm’de “Hac suresi” nde geniş olarak ele alman bu konunun unsurlan ar…
sûfî a.ve
ve s. [Ar.] tas. “Tasavvufa ait, tasavvuf bilimiyle uğraşan (kimse), tasavvuf ehli.” anlamında kullanılan terim. L Dinin emir ve yasaklarma sıkı bu sıkıya bağlı olan kimse, sofu, zaun hit, muttaki. n
teyemmümün farzı
teyemmümün farzı a. İslâm’m temel ilkelerinden olan “farz” (bk. bu madde) m şartlan içinde yer alan ve iki esasa dayanan su almmadan yapılan abdest alma tarzı; bk. teyemmüm Teyemmüm için gerkli olan iki esas şudur: Birincisi niyet etmek, İk…
vakit, -kdi (I)
vakit, -kdi (I) a. (oâj) [Ar.] (ç. b. evkât) fik. İslâm fıkhmda ibadetler ve hukukî işlemlerde sebep veya şart işlevi gören terim. 2. Namazm dışmdaki altı şartından biri olup hangi namazm hangi vakitte kılınmasını ifade eden söz. Namazm dış…