Ara
Menü
ذ

Lokma

لقمه

لقمه

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

لقمه) Gıda. Süfilere göre ilhama nail olmak için helal lokma şarttır. Helal lokma yemeyen, melekten gelen ilham ile Seytan’dan gelen vesveseyi ayırt edemez (2K 53). Dervişlerin hayat tarzı bir hırka bir lokma esasına dayanır. | Et lokması lâzım mı doyurmaz mı seni nân Zehr olsun ol lokma Rola pesmande-i dünân | Yazık sana kim eyleyesin hırs u tamahtan | Bir habbe için kendini âlemlere bednam | Rahi Bagdadi |

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Aslen Arapça olan bu kelime, Türkçe’de de aynı manada kullanılmaktadır. Tekkelerde yemek yedim denmez, onun yerine “lokma ettim” denir. Cur’a, bir ağız dolusu (yudum) suya; lokma, bir ağıza alınacak kadar yiyeceğe denir. Mevlevî tekkelerinde, bir çeşit yemeğe “lokma” adı verilir. Bu; pirinç, et, soğan, nohut, kişniş ve fıstıktan yapılan bir tür pilavdır. Bu pilav, Cuma geceleri veya bazan pazartesi günü pişerdi. Bu pilav için özel bir kazan vardı ki, bu kazanda, lokmadan başka bir yemek pişmezdi. Bu kazan bembeyaz kalaylı olur, Ateşbâz-ı Veli Ocağı denilen özel bir ocak üzerine konarak, içinde pilav pişirilirdi. Yemeğe buyurun demek için, “lokmaya buyurun” ifadesi kullanılırdı. Yemek vaktinin geldiğini, görevli can (derviş), “Hû… lokmaya sala” seslenişiyle duyururdu. Geçimi dar veya herşeyi yeter görüp, fazlaya rağbet etmeyen tok gözlü insanlar için “bir lokma.bir hırkaya talip” denir. Bize bağlı olanı, dünya ve âhirette mahrum bırakmayız anlamında olmak üzere, “lokması boğazımızdan geçen, yabanda kalmaz” denilir. Mevlevî tekkelerinde pilav pişirilmesine, “lokma basmak” tâbiri kullanılır. Yiyecek bir şey olmadığını ifade etmek için ” lokma Hak vere” denilir.

Sözlüğe dön