ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
30 sonuç · “vahdet-i vücûd”
01Abdurrahman Câmî
Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .
Dâvûd-i Kayserî
Dâvûd-i Kayserî (yak. 1260 – 751/1350), Orhan Gazi'nin 1336'da İznik'te açtığı ilk Osmanlı medresesinin ilk müderrisi; vahdet-i vücûdu felsefî mahiyette yorumlayan ilk sûfî müellif ve tabiatı enerjiyle açıklayan bir tabiat filozofu.
Hacı Hâfız Muhammed Ferîd Efendi
Hacı Hâfız Muhammed Ferîd Efendi (ö. 1871), genç yaşta ilim ve irfanıyla tanınan, vahdet-i vücûda dair bir eser kaleme alan ve Medine'de vefat eden Rifâî şeyhidir.
İmâm-ı Rabbânî Ahmed Sirhindî
İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Sirhindî (14 Şevval 971/26 Mayıs 1564 – 8 Safer 1034/20 Kasım 1624, Sirhind); Müceddidiyye'nin pîri ve Mektûbât müellifi. “Müceddid-i elf-i sânî” unvanıyla anılır; vahdet-i vücûdu aşıp vahdet-i şühûd u savunması asırlarca tartışılmıştır.
Kâtip Hacı Mustafa Fevzi Efendi
Eğinli Mustafa Fevzi Efendi (ö. 1924), Gümüşhânevî Ahmed Ziyâeddin ve Hasan Hilmi Efendilerin terbiyesinde yetişen; Bahriye’de kâtiplik yapan, vahdet-i vücûd, râbıta, tarikat âdâbı ve menâkıb üzerine eserler yazan Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Miyân Mîr
Miyân Mîr (957/1550, Sivîstan – 7 Rebîülevvel 1045 / 21 Ağustos 1635, Lahor); Kādirî şeyhi. Vahdet-i vücûdu Hint alt kıtasında en etkili savunan sûfîlerden ; Bâbürlü hânedanının dört kuşağı ona bağlıydı. Amritsar'daki Altın Mâbed'in temel merasimine davet edildiği kaydedilir.
Muhyiddin İbnü'l-Arabî
Muhyiddin İbnü'l-Arabî (17 Ramazan 560 / 28 Temmuz 1165, Mürsiye – 22 Rebîülâhir 638 / 10 Kasım 1240, Dımaşk); Şeyhü'l-Ekber . el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye ve Fusûsü'l-hikem müellifi. Kendisine mal edilen “vahdet-i vücûd” tabiri eserlerinde bir terim olarak hiç geçmez.
Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi
Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi (1000/1591-92, Eğridere – 1065/1655, İstanbul); Bayramî-Melâmî (Hamzavî) mürşidi, güçlü bir tasavvuf şairi. Takibat sebebiyle zâhiren Halvetî şeyhi olarak faaliyet göstermiştir . 294 beyitlik “Dil-i Dânâ Kasidesi” vahdet-i vücûdun Türkçedeki en iyi anlatımı sayılır.
Sadreddin Konevî
Sadreddin Konevî (606/1209 dolayları – 673/1274), Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin en yakın takipçisi ve vahdet-i vücûd düşüncesinin ondan sonraki en önemli temsilcisi; tasavvufu “ilm-i ilâhî” olarak tanımlayarak metafizikle buluşturan Konyalı sûfî düşünür.
Şeyh Bedreddin-i Simâvnâvî
Şeyh Bedreddin Simâvî (yak. 760/1359 – 823/1420), Kahire'de Memlük sultanının oğlunu yetiştiren, Mûsâ Çelebi devrinde kazasker olan ve nihayet Serez'de idam edilen fakih-mutasavvıf; müctehid derecesinde bir fıkıhçı, Vâridât 'ta te'vilci bir vahdet-i vücûdçu.
Zeynüddin el-Hâfî
Zeynüddin el-Hâfî (757/1356 – 838/1435), Sühreverdiyye'den doğan Zeyniyye'nin pîri; şeriat-tarikat-hakikat birliğinde ısrar eden, vahdet-i vücûda açıkça karşı çıkan ve halifeleri Horasan'dan Hindistan'a, Mısır'dan Rumeli'ye yayılan Herat merkezli mürşid.
vahdet-i vücûd
“Varlığın birliği veya tek oluşu, ya da varlıkta birlik.” anlamında tasavvuf terimi. 2. tas. Hakk’a ulaşabilmek için tek yol olan hâl yolu, tasavvuf yolu. 3. Allah’ın birliği, Allah
Üsküp
Üsküp · Kuzey Makedonya · 1839'da Koçana'dan ayrılıp yerleştiği ve 1874'e kadar irşad faaliyetini sürdürdüğü şehir. Buraya, Koçana'daki müderrisliği sırasında ilk müntesiplerinden olan Üsküp Valisi Hıfzı Paşa'nın daveti üzerine gelmiş ve şehrin ulemâsıyla tanışmıştır. Nakşibendî-Müceddidî şeyhi Kazanlı Abdülhâlik Efendi'ye burada intisap etti; 1843'te hacca kalabalık bir kafileyle Üsküp'ten çıktı. Vahdet-i vücûd esasına dayanan irşadı sebebiyle 1868'de buradan İstanbul'a şikâyet edildi. Fâtih türbedarı Ahmed Amiş Efendi de kendisini Üsküp'te ziyaret ederek icâzetnâme almıştır.
Vâlide-i Atîk Camii Zâviyesi
İstanbul · Türkiye · Üsküdar'daki inzivasının ardından meşihatını ve caminin vâizliğini kabul ettiği zâviye; Karabaşiyye kolu buradan yayılmıştır. İlişkili kişi dosyası Karabaş-ı Velî : Karabaş-ı Velî (1611–1686), Şâbâniyye içinde Karabaşiyye nispetinin pîri; seyrüsülûk, âdâb, halvet ve vahdet-i vücûd üzerine çok sayıda risalenin müellifidir.
Limni
Limnos · Yunanistan · 1090/1679'da sürgün edildiği ve dört yıl kaldığı ada; aynı yıllarda Niyâzî-i Mısrî de burada ikamete mecbur edilmiştir. İlişkili kişi dosyası Karabaş-ı Velî : Karabaş-ı Velî (1611–1686), Şâbâniyye içinde Karabaşiyye nispetinin pîri; seyrüsülûk, âdâb, halvet ve vahdet-i vücûd üzerine çok sayıda risalenin müellifidir.
Şeyh Şâbân-ı Velî Dergâhı
Kastamonu · Türkiye · İsmâil Çorûmî'ye intisap ettiği ve onun vefatından sonra oğlu Mustafa Muslihuddin'in yanında sülûkünü tamamladığı dergâh; Şâbâniyye'nin pîr makamıdır. İlişkili kişi dosyası Karabaş-ı Velî : Karabaş-ı Velî (1611–1686), Şâbâniyye içinde Karabaşiyye nispetinin pîri; seyrüsülûk, âdâb, halvet ve vahdet-i vücûd üzerine çok sayıda risalenin müellifidir.
Arapkir
Malatya · Türkiye · 1020/1611'de doğduğu ve ilk tahsilini yaptığı kasaba; asıl adı Alâeddin Ali'dir. İlişkili kişi dosyası Karabaş-ı Velî : Karabaş-ı Velî (1611–1686), Şâbâniyye içinde Karabaşiyye nispetinin pîri; seyrüsülûk, âdâb, halvet ve vahdet-i vücûd üzerine çok sayıda risalenin müellifidir.
Rum Mehmed Paşa Camii
İstanbul · Türkiye · 1081/1670'te Üsküdar'a geldiğinde dört yıl inzivaya çekildiği cami. İlişkili kişi dosyası Karabaş-ı Velî : Karabaş-ı Velî (1611–1686), Şâbâniyye içinde Karabaşiyye nispetinin pîri; seyrüsülûk, âdâb, halvet ve vahdet-i vücûd üzerine çok sayıda risalenin müellifidir.
Medine
Medine · Suudi Arabistan · Hac dönüşü bir müddet ikamet ettiği ve halefi olarak Bolulu Mustafa Efendi'yi tayin ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Karabaş-ı Velî : Karabaş-ı Velî (1611–1686), Şâbâniyye içinde Karabaşiyye nispetinin pîri; seyrüsülûk, âdâb, halvet ve vahdet-i vücûd üzerine çok sayıda risalenin müellifidir.
Keşmir
Srinagar · Hindistan · Halifesi Şah Muhammed Bedahşî'nin vahdet-i vücûd düşüncesini ve Kādiriyye'yi yaygınlaştırdığı bölge; Şah Cihan da Keşmir seferi dönüşünde onu ziyaret etmiştir. Konum bölge merkezine göredir. İlişkili kişi dosyası Miyân Mîr : Miyân Mîr (ö. 1045/1635), Lahor'da altmış yılı aşan irşadı, geniş halife çevresi ve hükümdarlar karşısındaki bağımsız tavrıyla Hindistan Kādirîliğinin başlıca temsilcilerindendir.
Çankırı
Çankırı · Türkiye · İlk tahsilini yaptığı ve sonradan sülûkünü tamamlamadan dervişler arasındaki anlaşmazlığı halletmek için gönderildiği şehir. İlişkili kişi dosyası Karabaş-ı Velî : Karabaş-ı Velî (1611–1686), Şâbâniyye içinde Karabaşiyye nispetinin pîri; seyrüsülûk, âdâb, halvet ve vahdet-i vücûd üzerine çok sayıda risalenin müellifidir.
Siyâlkût
Sialkot · Pakistan · Kendisini ziyaret edip hizmetinde bulunan, fakat vahdet-i vücûd ve seyrüsülûk konularında ihtilâf ettiği Nakşibendî-Müceddidî şeyhi Abdülhakîm Siyâlkûtî'nin nisbesini aldığı şehir. İlişkili kişi dosyası Miyân Mîr : Miyân Mîr (ö. 1045/1635), Lahor'da altmış yılı aşan irşadı, geniş halife çevresi ve hükümdarlar karşısındaki bağımsız tavrıyla Hindistan Kādirîliğinin başlıca temsilcilerindendir.
Üsküdar (Ahmediye Camii)
İstanbul · Türkiye · Şam dönüşü 1132/1720'de Üsküdar'a yerleşmiş, burada cuma vâizliği yaparken vahdet-i vücûd sebebiyle hakkında takibat açılmış, beraat etmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Bursalı İsmâil Hakkı : Bursalı İsmâil Hakkı (1653–1725), Atpazarî Osman Fazlı’nın halifesi; Üsküp, Ustrumca, Bursa, Tekirdağ, Şam ve Üsküdar’da irşad faaliyetinde bulunan; Rûhu’l-beyân başta olmak üzere yüzü aşkın eseriyle Celvetî irfanını tefsir, vaaz, şiir ve şerh geleneği içinde işleyen Osmanlı sûfî-müellifidir.
Fez (Ticâniyye)
Fes · Fas · Silsilesinden Bekriyye yoluyla doğan Ticâniyye'nin merkezi; Şâbâniyye'nin Kuzey Afrika'ya ulaştığı en uzak noktadır. İlişkili kişi dosyası Karabaş-ı Velî : Karabaş-ı Velî (1611–1686), Şâbâniyye içinde Karabaşiyye nispetinin pîri; seyrüsülûk, âdâb, halvet ve vahdet-i vücûd üzerine çok sayıda risalenin müellifidir.
XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası
On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.
Neccâr-zâde'nin Tevhid Dili: Vahdet-i Vücûd ve Vahdet-i Şühûd
Müceddidî aidiyet ile şiirdeki vücûdî dilin birlikte okunması. Kaynak makaledeki biyografi, eser ve kavram bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal dosya.
Zühdden Tarikata: Tasavvufun Tarihî Dönemleri
İlk zâhid çevrelerinden tasavvuf dilinin teşekkülüne ve XII. yüzyıl sonrasında kurumsal yolların yaygınlaşmasına uzanan tarih çizgisi
Mesnevîhanlar ve Şerh Geleneği
Mevlevîhâneden cami dersine, sözlü takrirden kapsamlı şerhlere
Melâmiyye Kaynaklarını Okuma Rehberi
İlk OCR dalgasındaki altı Melâmîlik çalışmasını, dönem ve kaynak türü ayrımıyla site omurgasına bağlayan editoryal rehber.
Sun‘ullah Gaybî: Dîvân, Melâmî Hafıza ve Tasavvuf Dili
Kütahya çevresi Sun‘ullah Gaybî XVII. yüzyılın önemli mutasavvıf şairlerindendir. Şiir ve mensur eserleri, Halvetî-Melâmî kavram çevrelerinin, vahdet-i vücûd yorumlarının ve yerel irşad hafızasının kesiştiği bir külliyat oluşturur. Dîvânın dili Gaybî, güç tasavvuf kavramlarını görece sade ve yoğun bir Türkçeyle işler.