ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
29 sonuç · “temkin”
01Cüneyd-i Bağdâdî
Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.
Telvin - Temkin
(تلو ين - تمكيه) 1, Boyama, renklilik. 2. tas. a Talep ve istikamet yolunu araştırma makamı (cr) telvin, istikamet üzere karar kılma ve iyice yerleşme makamı ise temkin'dir. b Kul yolda olduğu sürece, bir halden diğerine geçtiğinden telvin ehlidir; Hakk'a erince temkin ehli olur (kr 41; İFM). c Aşağı bir hal sebebiyle yüce bir hal ve makamın kapalı kalması (Kı). d Allah'ın boyasına boyanma (Bakara Suresi, 138), Hak bir gönül verdi bana, hâ demeden hayrân olur Bir dem gelir şâdi olur, bir dem gelir giryân olur Bir dem cehalete kalır, hiç nesneyi bilmez olur Bir dem dalar hikmetlere Calinos u Lokman olur Yünus
temkin vakti
Güneşin doğuş batış vakti yanında namaz vak lerinin hesaplanmasında vak lere eklenen veya çıkarılan man
temkin
Tasav inancında, sûfînin ulaştığı m kamdaki süreklüiği ifade ed terim
Hâce Yûsuf Ziyaretgâhı
Merv · Türkmenistan · Bâmeîn'de defnedildikten sonra İbnü'n-Neccâr adlı bir müridi tarafından Merv'e nakledilen kabrinin bulunduğu yer. Bugün Türkmenistan sınırları içinde, Merv yakınlarındaki Bayramali denilen mevkide Hâce Yûsuf adıyla bir ziyaretgâhtır.
Şûnîziyye Mezarlığı
Bağdat · Irak · 297'de (909) vefat edip dayısı ve şeyhi Serî es-Sakatî'nin yanına defnedildiği mezarlık. Cenaze namazında 60.000 kişinin bulunduğu rivayet edilir. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.
Bâmeîn
Bağşûr yakınlarındaki yerleşim. Hemedânî, hayatının son yıllarını geçirdiği Herat'tan Merv'e dönerken burada vefat etti (22 Rebîülevvel 535 / 5 Kasım 1140) ve önce buraya defnedildi. İlişkili kişi dosyası Hâce Yûsuf el-Hemedânî : Yûsuf el-Hemedânî (440/1048–535/1140-41), Bağdat, İsfahan, Buhara, Semerkant, Merv ve Herat'ta ilim ve irşadla meşgul olan; Ahmed Yesevî ile Abdülhâlik Gucdüvânî'yi yetiştiren Hanefî fakih, muhaddis ve sûfîdir.
Bağdat
Bağdat · Irak · Doğduğu, yaşadığı, ipek ticareti yaptığı ve irşad meclisini kurduğu şehir; tasavvufun “Bağdat mektebi” onun etrafında şekillenmiştir. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.
Nihâvend
Nihâvend · İran · Ailesinin aslen geldiği şehir; cam ticaretiyle uğraştıkları için Kavârîrî nisbesiyle tanınıyorlardı. Bağdat'a ne zaman geldikleri kesin bilinmez. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.
Merv Hankahı
Merv · Türkmenistan · Yûsuf el-Hemedânî’nin Merv’deki irşad merkezi olan hankahtır; Hâcegân geleneğinde bu hankah “Horasan Kâbesi” olarak anılır. İlişkili kişi dosyası Hâce Yûsuf el-Hemedânî : Yûsuf el-Hemedânî (440/1048–535/1140-41), Bağdat, İsfahan, Buhara, Semerkant, Merv ve Herat'ta ilim ve irşadla meşgul olan; Ahmed Yesevî ile Abdülhâlik Gucdüvânî'yi yetiştiren Hanefî fakih, muhaddis ve sûfîdir.
Basra
Basra · Irak · Dönemin diğer büyük tasavvuf merkezi; Bağdat mektebi ile Basra zühd geleneği arasındaki ayrım bu iki şehir üzerinden kurulur. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.
Bistâm
Bistâm · İran · Sözlerini te'vil ettiği ve “sûfîler arasında yeri melekler arasında Cebrâil'in yeri gibidir” dediği Bâyezîd-i Bistâmî'nin şehri; sekr-sahv ayrımının öbür kutbu. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.
Mekke
Mekke · Suudi Arabistan · Haccın menâsikindeki işaret ve remizler hakkındaki meşhur açıklaması, simgeci (işârât) dilinin en bilinen örneğidir. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.
Dînever
Dîneverd · İran · Halifelerinden Mümşâd ed-Dîneverî'nin şehri; Bağdat'ta yetişen halkanın İran'a uzanan kollarından. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.
Vâsıt
Vâsıt · Irak · Sohbetinde bulunan tanınmış sûfîlerden Ebû Bekir el-Vâsıtî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.
Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi
Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.
Zühdden Tarikata: Tasavvufun Tarihî Dönemleri
İlk zâhid çevrelerinden tasavvuf dilinin teşekkülüne ve XII. yüzyıl sonrasında kurumsal yolların yaygınlaşmasına uzanan tarih çizgisi
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
RİBATTAKİLERİN SUFFA ASHABINA BENZEMESİ
Avârifü’l-Maârif · 14. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Habibim, senin, tâ ilk günden takva üzere kurulmuş mecsidde durup namaz kılman daha uygundur. Orada, temizlenmeyi seven erkekl
SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ
Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),
SEMÂA İHTİYAÇ DUYMAYANLARIN HÂLİ
Avârifü’l-Maârif · 24. bölüm · Bil ki vecd, daha önce kaybedilen bir şeyin bulunduğunu gösterir. Kaybetmeyen bulamaz. Kulun kalbindeki İlâhî neşe ve aşkı kaybetmesi; rûhî varlığının, beşerî ve nefsî sıfatlarla s
SEMÂ ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 25. bölüm · Bu bölüm, semâ’ın edeblerini, sema yaparken düşen hırkayı parçalamanın hükmünü, bu hususta büyüklerin işâretlerini, bu konuda tavsiye edilen ve sakındırılan durumları içine almakta
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
Sayfalar 1–8
Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH
Sayfalar 49–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i
Sayfalar 193–199
Muzaffer Ozak Külliyatı · - Keşke. Rabbimize daha fazla ibadet etseydik. daha yüksek derecelere nail olsaydık. diyerek hayıflanacaklardır. Haram viven kişi. zekât veremez. Verse de. acıya acıya. üzüle üzüle
Sayfalar 300–309
Muzaffer Ozak Külliyatı · likidir, her şeye gücü yeter, diledigini kahreder, dilediginin günahiarını yarlıgayıp bağışlar, ayıplarını ve günahlarını örter. Şehadet ederiz ki, Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa s
Sayfalar 254–261
Muzaffer Ozak Külliyatı · rından verilenler de, yaptıklarının cezasını çekmek üzere, hükûmet-i ilâhiyyenin hapishanesi olan cehenneme gönderilecektir. İyman sahibi oldukları halde, günahlarından dolayı cehe
Sayfalar 298–303
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 298 -- İhtiyar, hangi kasaba ve köyden olduğunu söyledi ve aradarında şöyle bir konuşma oldu: — Ne iş yaparsın? — Susamdan yag çıkarırım. — Bir okka susamdan ne kadar yağ çıkar?