ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
13 sonuç · “müstehab”
01müstehab
Peygamber’in bazen yapıp bazen terk ettiği sünnetlerinden olup ibadetlerin ve beşerî ilişkilerin daha güzel ve daha verimli olmasmı sağlayan ahlâkî değerler için kullanılan terim. Bu söz, “mendub, nâfile, âdâb” (bk bu maddeler) gibi terimlerle eşa lamlı olarak kullanılmıştır. müstekbir a. G^) [< Ar. kibe Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan v sosyal çevre içinde aşırı kib gösteren ve gerçekleri göz ar eden kimse, “müstaz'af’ (bk. b madde) karşıtı. müste'men a. [< Ar. em Sözlük anlamı, “Kendisine g vence verilen kimse. ” olan b söz, bir İslâm ülkesine “emâ (bk. bu madde) alıp giren yaba cı gayrimüslimler. müstemî a. [Ar. ] “İşiten anlamında Allah’ın sıfatı ola terim. Kur’ân-ı Kerîm’ “Şu'arâ suresi” nd geçmektedir. müstemlî a. GLi«>) [Ar. ] Had yazmak isteyen veya bu konud hevesli olan kimse. müstensih a. (^^A [Ar. ] Bir yazması kitabı aynen kop eden veya yeniden yazan kims ler. müstevfî a. [Ar. ] İslâ devletlerinde, malî işlerle ilg resmî dairenin başı ve ona bağ görevliler. müşâ a. [Ar. ] ftk. İslâm h kukunda, müşterek bir mald ortak hisseye sahip kimseler belirli orandaki paylarını ifad eden terim. 511 müşkilü’l-Kur’ân an müşâhedât a. [Ar. ] Duyularla elde edilen bilgiler ve onlar üzerinde değerlendirmeler aner] lamında kelâm terimi. ve bir müşâhede a. G^Lta) [Ar. ] tas. rdı “Allah’ın zuhur ve tecellisini bu görme, seyir ve temaşa etme. ” anlamında tasavvuf terimi.
SEFERİN (YOLCULUĞUN) FARZLARI VE FAZİLETLERİ
Avârifü’l-Maârif · 17. bölüm · Önce şunu belirtelim ki; seferin fıkhî durumu ve hükümleri fıkıh kitaplarında genişçe açıklanmıştır ve kitabımız aslen bu konular için yazılmamıştır. Fakat biz, teberrüken bu konud
SEFERDEN DÖNME ÂDABI.
Avârifü’l-Maârif · 18. bölüm · Sûfi, seferden döndüğü zaman, seferin meşakkatlerinden Allah Teâlâ’ya sığındığı gibi, ikâmet hâlindeki âfetlerden de O’na sığınması gerekir. Bu hususta, hadis-i şerifte şöyle bir d
TAHÂRET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 33. bölüm · Allahu Teâlâ, Ashâb-ı Suffe hakkında şöyle buyurmuştur: "O mescitte (günahlardan ve pisliklerden) temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah güzelce temizlenen kimseleri sever.” (Tev
ABDESTİN EDEB VE SIRLARI
Avârifü’l-Maârif · 34. bölüm · Abdeste başlarken, önce misvak kullanmalıdır. Bu konuda, Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî’nin, bize, Zeyd b. Halid el-Cühenî’den rivâyet ettiği bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a
KURBİYYET EHLİNİN NAMAZI
Avârifü’l-Maârif · 37. bölüm · Bu bölümde, namazın keyfiyetini, şeklini, şartlarını, zâhirî ve bâtıni edeblerini, ilmimizin ve anlayışımızın imkan verdiği ölçüde anlatmaya çalışacağız. Ancak, bu konuda söylenmiş
SÛFİLERİN NÂFİLE ORUÇ KONUSUNDAKİ TUTUMLARI
Avârifü’l-Maârif · 40. bölüm · Sûfilerin büyüklerinden bir grup, ölünceye kadar, seferde ve hazarda devamlı oruçlu bulunmuşlardır. Abdullah b. Cabbâr, elli küsur sene, mukim hâlinde ve seferde devamlı oruç tutmu
YEMENİN FAYDA VE ZARARLARI
Avârifü’l-Maârif · 42. bölüm · Sûfinin niyetinin güzelliği, maksadının sağlamlığı, ilminin derinliği ve amellerdeki edebe tam riâyeti sâyesinde, âdet gibi görülen işleri ibâdet olur. Sûfi, bütün vaktini ve hayat
YEME-İÇME ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 43. bölüm · 1-Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmek. Rivâyet edildiğine göre; Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz, Hz. Ali’ye şöyle buyurmuştur: “Ya Alil Yemeğine tuzla başla ve tuzla bitir. Çünkü tuz
Sayfalar 63–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · bından, celâlinden korkmadan, O'nu hakkıyle tanımadan Zât-1 ülühiyyetinden şefkat ve merhamet umarsın? O'nu hakkıyle tanı ki, şefkat ve merhamet olunasın. Allahu teâlâ da, kullar d
Sayfalar 212–217
Muzaffer Ozak Külliyatı · rına vesile olursun. Onların işleyecekleri sevaba karşılık, alacakları sevabın aynı sana da bahş ve ihsan buyuruur. Namaz ve oruç, islâmın rükünlerindendir. Kıldığın namazların da,
Sayfalar 314–321
Muzaffer Ozak Külliyatı · yaz edip, sana rücu ediyor, imanımızı tazeliyoruz, bizi kabul et. Bizi bâbından kovma! Bizi Muhammedinden ayırma. Buyurun mü'minler cemi günahlarımıza estağfirullah. Namazı alâ kad
Sayfalar 322–328
Muzaffer Ozak Külliyatı · Az yemek, az uyumak, az söylemek ve doğru olmaktır. Böyle yaparsan, ruhunu azaptan korur ve onu en büyük hediyen ile memnun etmiş olursun. Dönüp, dolaşıp varacağın yer kabirdir. Or