Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Peygamber’in bazen yapıp bazen terk ettiği sünnetlerinden olup ibadetlerin ve beşerî ilişkilerin daha güzel ve daha verimli olmasmı sağlayan ahlâkî değerler için kullanılan terim. Bu söz, “mendub, nâfile, âdâb” (bk bu maddeler) gibi terimlerle eşa lamlı olarak kullanılmıştır. müstekbir a.
G^) [< Ar. kibe Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan v sosyal çevre içinde aşırı kib gösteren ve gerçekleri göz ar eden kimse, “müstaz'af’ (bk. b madde) karşıtı.
müste'men a. [< Ar. em Sözlük anlamı, “Kendisine g vence verilen kimse.
” olan b söz, bir İslâm ülkesine “emâ (bk. bu madde) alıp giren yaba cı gayrimüslimler. müstemî a.
[Ar. ] “İşiten anlamında Allah’ın sıfatı ola terim. Kur’ân-ı Kerîm’ “Şu'arâ suresi” nd geçmektedir.
müstemlî a. GLi«>) [Ar. ] Had yazmak isteyen veya bu konud hevesli olan kimse.
müstensih a. (^^A [Ar. ] Bir yazması kitabı aynen kop eden veya yeniden yazan kims ler.
müstevfî a. [Ar. ] İslâ devletlerinde, malî işlerle ilg resmî dairenin başı ve ona bağ görevliler.
müşâ a. [Ar. ] ftk.
İslâm h kukunda, müşterek bir mald ortak hisseye sahip kimseler belirli orandaki paylarını ifad eden terim. 511 müşkilü’l-Kur’ân an müşâhedât a. [Ar.
] Duyularla elde edilen bilgiler ve onlar üzerinde değerlendirmeler aner] lamında kelâm terimi. ve bir müşâhede a. G^Lta) [Ar.
] tas. rdı “Allah’ın zuhur ve tecellisini bu görme, seyir ve temaşa etme. ” anlamında tasavvuf terimi.
Dinî Terimler Sözlüğü
Sevilen, beğenilen. Peygamber efendimizin bâzan âdet olarak yaptıkları; yapılınca sevâb verilen yapılmayınca günâh olmayan şeyler.
Müstehabları yapmakta gevşek davranan, sünnetleri yapamaz. Sünnetleri yapmakta gevşeklik, farzların yapılmasını zorlaştırır. Farzlarda gevşek davranan, Allahü teâlânın rızâsına kavuşamaz. (Muhammed Ma'sûm Fârûkî)
Müstehabları hafif görmemelidir. Bunlar Allahü teâlânın sevdiği şeylerdir ve beğendikleridir. Eğer bütün dünyâyı vermekle beğendiği bir işin yapılabileceği bilinmiş olsa ve dünyâyı verip o iş yapılabilse çok kâr elde edilmiş olur ve birkaç saksı parçası verip kıymetli bir elması ele geçirmek gibi olur.Yâhut birkaç çakıl parçası verip, ölmüş bir sevgilinin rûhunu geriye getirmek, hayat kazandırmak gibidir. (İmâm-ı Rabbânî)
Müstehab, Hak teâlâya dost eder ve Allahü teâlânın rızâsını kazanmaya vesîledir. (Abdülhakîm-i Arvâsî)
İmâmın, son sünneti, farz kıldığı yerde kılması mekruhtur (ibâdetin sevâbını giderir). Cemâatin kılması mekrûh değil ise de, başka yerlerde kılmaları müstehabdır. Müstehâbı yapmayanın namazı noksan olmaz; sevâbından mahrûm kalır. (Şernblâlî)
Beş vakit namazı vakitleri girer girmez kılmalıdır. Yalnız yatsı namazını kış aylarında gecenin ilk üçte birine kadar geciktirmek müstehabdır. (İmâm-ı Rabbânî)